Navigation

Buradasınız

İnsan Nasıl Öğrenir? Sınıf Nasıl Öğrenir?

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 115
Bütün canlılar içinde gelişkin bilinç taşıyan tek canlıdır insan. Bunun anlamı çok büyüktür. Bir ceviz ağacı, bir aslan, bir balık ya da bir tarla faresi… Bu canlılar doğa koşullarında çok büyük bir değişim olmadıktan sonra atalarının yaşadığından farklı yaşamazlar. Farklı nesiller binyıllar boyu aynı şekilde yaşar gider. Oysa insanlar atalarının yaptıklarının, ürettiklerinin, düşündüklerinin üstüne bir şeyler ekleyerek yaşarlar. Bilinçleriyle yaşama ve doğaya müdahale ederler. Yani insanlar kendilerine geçmişten aktarılan deneyimlerden öğrenirler, yaşamlarını ona göre şekillendirirler ve bu deneyimleri geliştirerek diğer kuşaklara aktarırlar.

Bütün canlılar içinde gelişkin bilinç taşıyan tek canlıdır insan. Bunun anlamı çok büyüktür. Bir ceviz ağacı, bir aslan, bir balık ya da bir tarla faresi… Bu canlılar doğa koşullarında çok büyük bir değişim olmadıktan sonra atalarının yaşadığından farklı yaşamazlar. Farklı nesiller binyıllar boyu aynı şekilde yaşar gider. Oysa insanlar atalarının yaptıklarının, ürettiklerinin, düşündüklerinin üstüne bir şeyler ekleyerek yaşarlar. Bilinçleriyle yaşama ve doğaya müdahale ederler. Yani insanlar kendilerine geçmişten aktarılan deneyimlerden öğrenirler, yaşamlarını ona göre şekillendirirler ve bu deneyimleri geliştirerek diğer kuşaklara aktarırlar. İnsanlar farkında olarak ya da olmayarak bunu yaparlar.

Doğru ve gerekli dersleri çıkaran, doğru ve gerekli bilgileri edinen, başkalarının deneyimlerini kendi deneyimi haline getiren kişiler sorunlarının çözümünü de bulurlar.

Bir bilim insanı kendisinden önceki ilerlemeleri hesaba katmadan yol alamaz. Sanatçı kendisinden önceki sanat akımlarını içselleştirmeden kendisini geliştiremez, güzel ürünler veremez. Teknoloji sürekli olarak bir gelişim içindedir ve insanlar bu değişimi takip edip ayak uydurmaya çalışırlar. Bir işçi işe yeni giren işçiye tezgâh başında en verimli şekilde üretim yapmayı öğretir. Böylelikle insanlığın yarattığı birikim durmaksızın insandan insana ve yeni kuşaklara aktarılır. Yani insan sadece kendi sınırlı yaşam deneyimiyle değil, başkalarının, başka kuşakların deneyimleriyle de öğrenir. Bu deneyimleri biriktirir, üstüne yeni şeyler ekler ve paylaşır.

Deneyimler olmadan insan yolunu şaşırır. Bir sorun yaşadığında bunun çözümünün nasıl olacağını anlamak için ya etraflarındaki yaşlı ve deneyimli insanlara sorar ya da tarihteki örneklere bakar. Çünkü öğrenmek ve ileriye doğru yol alabilmek için yaşamdan ve tarihten ders çıkarmak şarttır. O halde diyebiliriz ki doğru ve gerekli dersleri çıkaran, doğru ve gerekli bilgileri edinen, başkalarının deneyimlerini kendi deneyimi haline getiren kişiler sorunlarının çözümünü de bulurlar. Ya doğru dersler çıkaramayan, deneyim biriktiremeyen, ondan önce üretilmiş bilgilere ulaşamayan insan ne olur dersiniz? Elbette sorunlarını çözemez ve ilerleyemez. Yaşamı giderek zorlaşır.

Tek tek insanlar için geçerli olan bu durum toplumlar ve sınıflar için de geçerlidir. İnsanlığın ezen ve ezilen sınıf olarak ikiye bölündüğü, toplumun patronlar sınıfı ve işçi sınıfı olarak iki temel gruptan oluştuğu günümüz dünyasında, sınıfların da deneyimi vardır. Üstelik sınıfların biriktirdiği deneyimler tek tek bireylerin deneyimlerine göre çok daha önemli ve belirleyicidir.

Bir düşünelim, üretimin insan ihtiyaçları için değil kâr için yapıldığı, insanın insanı sömürdüğü, doğanın adeta ölüm döşeğine sürüklendiği, savaşların bitmediği, insanların mutsuz olduğu bu kapitalist dünya neden değişmiyor? Nasıl oluyor da kapitalizmin yalnızca acı verdiği milyarlarca insan bu düzeni yıkmıyor, yıkamıyor? Çünkü bunu yapması gereken işçi sınıfı örgütsüz, geçmişini ve gücünü bilmiyor. Bu nedenle tıpkı bir sürü gibi idare edilebiliyor, yönlendirilebiliyor. Yaşama müdahale edemiyor, geleceği değiştirebileceğini bilmiyor.

Patronlar sınıfı dünyanın ezelden beridir böyle gelmediğini ve sonsuza kadar böyle gitmeyeceğini, dünyadaki tüm zenginliği üretenin işçi sınıfı olduğunu, örgütlenirse kapitalizmi yıkabileceğini geçmiş deneyimleriyle öğrenmiştir. Bunları bal gibi bilir. Yaşadığı deneyimleri hep diri tutarak, bunları işçi sınıfından gizleyerek işçi sınıfını cahilleştirir, aptallaştırır, köleleştirir. Bunun için her türlü hileyi, her türlü baskı yöntemini kullanır. Bu yöntemleri kuşaktan kuşağa aktarır.

Bu durum ancak işçi sınıfı kendi geçmişinden öğrenmeye başladığında değişir. İşçi sınıfını geçmişin deneyimleri ışığında bilinçlendirecek olan şey ona bu uğurda yol gösteren öncülerine kulak vermesidir, örgütlenmesidir. Tarihsel deneyimler gösteriyor ki bu da kendiliğinden değil öncülerin bilinçli, sabırlı, kararlı çabalarıyla gerçekleşir. Tarihe ve olaylara işçi sınıfının penceresinden bakan, geçmişten dersler çıkaran, bu dersleri diğer işçilere nasıl aktaracağına kafa yoran bilinçli öncü, mücadeleci işçilerin çabalarıyla…

26 Ekim 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...