. İşçilerin Velinimeti Kimdir? | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

İşçilerin Velinimeti Kimdir?

Ağustos 2015, No:89

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi otomotiv işçilerinin Bursa’daki iş bırakma eylemlerini basına değerlendirirken, “ihracatta 500 milyon dolar kaybımızın olduğunu hesap ediyoruz” diye açıklamada bulunmuştu. Zeybekçi, “işçi için işveren, işveren için işçi velinimettir” diyerek işçileri eylemlerine son vermeye çağırmıştı. Birinin velinimeti olmak onu korumak, iyilik ve bağışta bulunmak, ona kazandırmak anlamına geliyor. Bu tanımlamaya göre işçiler patronların velinimetidir. Çünkü patronlara kazandıran işçilerdir. Dizginsiz bir sömürüyle işçilerin sırtından servetler kazanan patronlar ise, işçileri velinimet olarak değil makine parçası gibi görüyorlar. Patronlar işçilerin velinimeti olsaydı iyi bir ücret vermeleri, çalışma saatleri başta olmak üzere çalışma koşullarını iyileştirmeleri ve işçilerin sosyal haklarını iyileştirmeleri gerekmez miydi? Velinimetlik, işçileri asgari ücrete mahkûm etmekle, işten atmakla, iş güvenliği önlemlerini almamakla, sendikalaşma hakkına saygı duymamakla, grev haklarını yasaklamakla olmaz. Demek ki burada birbirinin velinimeti olan insanlar değil, çıkarları taban tabana zıt iki insan grubu var. Patronlar sınıfı ve işçi sınıfı.

Ekonomi Bakanının açıklamasını destekleyen TÜSİAD, MESS, TİSK, MÜSİAD ve bilcümle sermaye örgütleri, koro halinde “biz işçilerimizle bir aileyiz” demeyi çok seviyorlar. Devlet ve hükümetten teşvik, destek, kredi, ihale alan patronlar birbirleriyle kıyasıya rekabet ediyorlar. Sıra işçi haklarına gelince aralarındaki rekabeti unutup “kardeş” ve “aile” oluyorlar. Fabrikalarda sömürdükleri işçilerse asla bu “ailenin” parçası olamazlar. İşçilere “aileyiz”, “aynı gemideyiz” diyen patronlar, onları ancak ailenin hizmetçisi, geminin tayfası olarak görürler. Kendileri ihtişamlı yaşamlar sürerken, işçileri ölesiye çalışmaya mahkûm ederler. Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı, çağdaşı, gericisiyle bütün patronlar, daha çok çalışmamızı, daha az ücret talep etmemizi, sendika, grev ve örgütlü mücadeleden uzak durmamızı tembihlerler.

Patronlardan hak alma mücadelesine giren işçiler şu soruyu sorarlar: “Patronumuz bu kadar çok kazanıp büyürken, zenginliğine zenginlik katarken neden bizim istediğimiz üç kuruş zammı çok görüp karşılamıyor?” Patronların kârları katlanarak artarken, işçilerin ücret ve sosyal haklarına zam beklemesinden daha doğal ne olabilir? Oysa patronlar ne kadar çok kazansalar da bu kazançlarından işçiye bir şey vermek istemezler.

Metal işçilerinin eylemleri, patronların işçilere hiçbir hakkı kendiliğinden vermeyeceğini ortaya koydu. Renault, Arçelik LG, Tofaş, Ford ve diğer fabrikalarda işçiler özgürce sendika hakkını kullanmak istedikleri için patronların sinsi saldırılarıyla karşı karşıya kaldılar. İşçilerin taleplerini kabul etmeyen patronlar, 500 milyon doları işçileri bastırmak ve Türk Metal’in fabrikalarda kalması için gözden çıkardılar. Bunu Türk Metal’e olan sevdalarından yapmadılar. Mücadele eden işçilerin taleplerini karşılarlarsa bunun gerisinin geleceğini düşündüler. Bu yüzden işçilerin zafer kazanmasını engellemek istediler.

Kapitalist sistemde mülk sahibi olan patronlar işçileri çalıştırır, fakat emeklerinin çok az bir kısmını ücret olarak verirler. Böylece patron işçinin sırtından artı-değer elde eder. Yani daha çok sermaye biriktirir. Daha çok hizmet, daha çok üretim gerçekleştirir. Patronların kârlarının yükselmesi için işçinin daha çok çalışıp, daha az talepte bulunması gerekir. Yani patronlar işçiye hamilik, velinimetlik yapmaz. Tam aksine işçileri vahşice sömürür, ezer, zenginleşmek için ücretli köle olarak çalıştırır. Böyle yapmazsa rekabet edemez, patron olamaz. Patronların velinimeti sömürüdür ve patronlar velinimetlerinden vazgeçemezler.

Ekonomi Bakanı, işçileri zarara neden olmakla suçluyor, “velinimetimiz” olduklarını söyleyerek patronlara teslim olmamızı istiyor. Patronlar ve onların temsilcileri, işçileri baskı altında tutmaya ve köleliğe mahkûm etmeye çalışıyorlar. İşte bu nedenle işçilerin tek ve gerçek velinimeti birlik, örgütlülük ve dayanışmadır. Boyun eğmemizi, kanaatkâr olmamızı, itaat etmemizi isteyen yalancı “velinimetlere” kanmayacağız. Patronların heveslerini kendi velinimetimize, örgütlü gücümüze sahip çıkarak kursaklarında bırakacağız.

17 Ağustos 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...