Navigation

Buradasınız

Kimberly-Clark Grevinin Kadın İşçileri Anlatıyor

Kimberly-Clark işçileri 25 Hazirandan bu yana grevdeler. Toplu sözleşme sürecinde bazı maddelerde, özellikle ücret, kıdem tazminatı ve ikramiye başlıklarında anlaşma sağlanamaması üzerine işçiler üretimden gelen güçlerini devreye soktular. İkinci haftasını geride bırakan grev, devam ediyor. Kadın işçiler de grevin en ön saflarında yer alıyorlar. Kadın işçilerle gerçekleştirdiğimiz röportajda, hem neden greve çıktıkları hem de grevin onlara neler kattığı konuları üzerine konuştuk.

Kadın işçiler olarak grevdesiniz, greve nasıl çıktınız?

Sevil E.: Biz ekmek kavgası veriyoruz. Bu dava hepimizin olduğu için hep beraber gönüllü olarak çıkmaya razı olduk. Kimse kimseyi zorlamadı. Ücretlerimizde bir adaletsizlik vardı. Özellikle asgari ücret alan arkadaşlarımız seve seve çıktılar. Daha yüksek maaş alanlar da, tereddütsüz hep birlikte çıkacağız dedik. Hakkımızı savunmak için. Hep beraber olmasak bir şey yapamayacaktık. Alkışlarla çok güzel bir çıkışımız vardı. Artık her gün buradayız.

Grevde kaç kadın işçi var?

Sevil E.: Grevde 5 kadınız.

Grevde neler hissetiniz, neler kazandınız? Ne tür deneyimler yaşadınız?

Sevil E.: Ben 24 seneden beri çalışıyorum. Hiç greve katılmamıştım. Diğer arkadaşlarımız da böyle. Burada öğrendik grevin ne olduğunu. Güzel bir dayanışma oldu. Herkes birbiriyle arkadaş oldu. Kardeş olduk. Hep beraber her gece buradayız. Destek için gelen arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Destekçilerimiz çok. Tüm gelen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Güzel bir dayanışma oldu burada. Hepimizin emeği aynı olduğu için hepimiz aynı şeyin peşindeyiz.

Bir kadın işçi olarak neler hissediyorsun ve bu grev sana neler kazandırdı?

Tülay T.: Ekmeğimizin peşinde koşturduğum için gayet gururluyum. 17 yıldır ben bu fabrikadayım. Böyle bir şey yaşayacağımı hiç tahmin etmiyordum. Ama böyle bir şey yaşadığım için de çok gururluyum. Sonuna kadar da devam edeceğiz.

Diğer işçi arkadaşlarınız da anlattı: Grev alanında olanlar kardeş olmayı başardılar. Aranızdaki farklılıkları bir kenara bıraktınız. Dayanışma ruhunu tattınız. İçerdeyken de böyle miydi?

Tülay T.: İçerdeyken çalışma stresi yüzünden bu kadar yoğun değildi. Ama burada hepimiz kardeş olduk. Ağabeylerimiz, bizden küçük kardeşlerimizle kenetlendik, iç içeyiz. Bu yüzden daha çok mutluyum. Açıkçası bu kadarını beklemiyordum. Ama gayet iyiyiz. 10 gündür devam ediyoruz.

Çocuğuyla birlikte grevde olan arkadaşımızı da dinleyelim?

İlknur: Dayanışma çok güzel. Eşimle birlikte çalışıyoruz. Grevde olmak, arkadaşlarımızla birlikte olmak gerçekten güzel. Burada birbirimizi çok daha iyi tanıdık. Arkadaşlarımızla bir bütün olmak güzel bir duygu. Aileler biraz korkuyorlar, işin içerisinde olmadıkları için. Dışarıdaki insanlar farklı bakıyorlar. Biz de önceden böyle bakıyorduk. Ama bizim düşüncelerimiz değişti. Ailelerimizi de bu konuda geliştiriyoruz. İşçilerin mücadelesi, dayanışma olduğu için gelecekteki işçiler için de çok iyi olacak. Onlar da bazı şeylerin farkına vardılar, bizi destekliyorlar.

Çocuğun da grevi destekliyor mu?

İlknur: Evet, destekliyor. Anne hadi oynamaya gidelim diyor. Oyun olarak bakıyor. Sloganları öğrendi.

Ailelerin destek vermesi gerçekten önemli. Sizler kadın işçilersiniz. Sizlerin mücadeleye girişmesi çok önemli. Evde neler konuşuluyor? Aileler destek olmaya geliyor mu?

Tülay T.: Benim ailem memlekete gittiği için burada değil. Ama ablam, eniştem, kardeşim burada. Onlar gayet iyi destek veriyorlar. Kardeşim burada. Her gün gidip gelirken buraya gelip destek veriyor. Annem babam da destekliyor.

Sevil E.: Benim annem babam da köyde. Burada kardeşlerim var. Erkek kardeşim, kız kardeşim ellerinden geldiği kadar destek olmaya çalışıyorlar. İlk defa greve girdiğimiz için korkusu olan arkadaşlarımız da var haliyle. Zaman gösterecek her şeyi ama desteklerimiz büyük. Komşularımızla, arkadaşlarımızla burada bir bütün olduk. Sonuna kadar mücadeleden kopmayacağımıza inanıyoruz. İnşallah kazanacağız. İçeridekinden daha güzel bir arkadaşlığımız oldu.

Bu röportajı okuyacak işçilere nasıl seslenmek istersiniz?

Sevil E.: Herkes bizim gibi hakkını arasın. Diğer işçiler de gerekirse dışarı (greve) çıksınlar. Çok zor şartlarda çalışan işçilerimiz var. Çok eziliyoruz. Onların da çıkmasını, haklarını aramasını isterim. Zaten sendikaya üye olduktan sonra bu ezilmeyi biraz azalttık. Sendika sayesinde çok şey kazandık biz burada. Hiçbir şeyimiz yoktu, her şeyimiz oldu. İnşallah daha güzelleri olacak. Buna inanıyoruz. Çünkü hep beraberiz arkadaşlarla.

Tülay T.: Ben bunları hep televizyonda görüyordum. Ama bugün de kendim yaşadım. Şimdi daha iyi anlıyorum. Bu yüzden herkesin destek olmasını istiyorum. Başlattığımız mücadele sadece şahsımıza ait değil. Bütün işçiler için başlattık biz bunu. Destek olmalarını istiyorum sadece.

Neslihan: Ben eski çalışanım. Şu an eşim çalışıyor. Arkadaşlarıma ve eşime destek için geldim buraya. Direnişlerinde sonuna kadar arkasındayız. İnşallah direnerek kazanırlar.

Eşinizin greve çıktığını duyduğunuzda neler hissettiniz?

Neslihan: Bu direnişlerinden dolayı, birbirlerine güvenden dolayı gurur duyuyorum hepsiyle. Bütün aileler olarak arkalarındayız. Haklarını alana kadar mutlaka dirensinler.

Siz annesiniz. Bu mücadelenin arkadan gelen işçi kuşaklarına bir katkısı olacak mı? Onlara nasıl seslenmek istersiniz?

Neslihan: Mutlaka katkıları olacak. Bütün çocuklar burada annelerinden babalarından direnişi görüyorlar zaten. Onlar da öğreniyorlar. Sonuçta sadece kendimiz için değil, onlar için, gelecek için, gelecek kuşaklara katkı sağlayabilmek için direniyorlar. Onlar da haklarını direnerek alabileceklerini öğreniyorlar.

İlknur: Burada diğer işçilerle birlikte durmaktan gurur duyuyorum. Bütün işçiler örgütlensinler, birlik olsunlar. Korkmasınlar hiçbir şeyden. Gerçekten birlik olmak çok güzel. Korkmadan örgütlensinler, sendikalaşsınlar.

8 Temmuz 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Ekonomik kriz ve onun yarattığı işsizlik başta olmak üzere kapitalizmin türlü sonuçları emekçilerin yaşamını cehenneme çevirmeye devam ediyor. Gün geçtikçe artan sayıda insan, intihar ederek yaşamına son veriyor. Çeşitli kentlerden art arda intihar...
  • Bizler bir kamu hastanesinde çalışan sağlık işçileri olarak yazıyoruz bu mektubu. Yakın zaman önce UİD-DER çatısı altında İstanbul’un çeşitli hastanelerinden sağlık işçileri olarak bir araya geldik. O güne dair fikirlerimizi, duygularımızı sizlerle...
  • Bursa Kestel’de bulunan Bodo Bode-Doğrusan Otomotiv fabrikasında çalışan işçiler sendikalaştıkları için işten atıldı. Türk-Alman ortaklığıyla kurulan fabrikada işçilerin sendikaya üye olduğu bilgisini alan patron, saldırıya geçti ve işten atmalara...
  • 16 yaşında, gençliğe yeni adım atmış bir kızdım. 1993 yılının Haziran ayının son günü hayatımın geride kalanı, 1 dakika içinde değişmişti. Okula gitmek için bindiğim otobüsten indiğimde arkadan gelen vidanjör bana çarpıp altına almıştı. O çarpmanın...
  • Kardeşler yaşadığımız düzende gün geçtikçe sorunlarımız artıyor. Ekonomik kriz, işsizlik, sürekli artan vergiler, zamlar, sefalet ücretlerine mahkûm edilmemiz, çocuklarımızın eğitim sorunları ve buna ekleyebileceğimiz onlarca sorun. Bu sıkıntılar...
  • İnsanın çocukluk ve gençlik dönemi gelecekle ilgili hayaller ve hedeflerle doludur. Mesela birçoğumuza küçük yaşlarda gelecekteki hayali sorulduğunda; topluma, çevremize faydalı olmak, sevdiğimiz ve mutlu olabileceğimiz bir meslek ile ilgilenmek...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihini anlatan romanlar, filmler vardır. Kadınıyla, erkeğiyle işçi sınıfının ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı nasıl bir kavga verdiğini anlatırlar. Bu romanlarda, filmlerde işçiler bir çırpıda mücadeleye atılmaz....
  • İzmir’de Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretimini yapan Pratt&Whitney Uçak ve Motor Sanayi A.Ş. fabrikasında sendikalaşmak isteyen işçiler, patronun işten atma saldırısına maruz kaldı. Kale grubuna ait...
  • Merhabalar, ben Gebze OSB’de çalışan bir işçiyim. Mahalleden beş kişilik bir arkadaş grubumuz var. Genelde de buluşma noktamız kahvehane oluyor. Kimi zaman okey kimi zaman batak oynuyor, işin stresinden, çoluğun çocuğun derdinden biraz uzaklaşıyoruz...
  • Nazlı: 4,5 yaşında bir kızım var. Kızımın ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorundayım. Fakat ne kadar çalışırsam çalışayım kızıma iyi bir gelecek sunma imkânım yok. Çünkü biliyorum ki hiçbir çocuğa gelecek vaat etmeyen bu düzende benim...
  • DİSK’in 16. Olağan Genel Kurulu İstanbul Haliç Kongre Merkezinde toplandı. “2020’lerin DİSK’i, Emeğin Türkiye’si” sloganıyla düzenlenen genel kurulun açılışı, DİSK Korosunun işçi marşları ve türküleriyle başladı. Ardından DİSK tarihinin anlatıldığı...
  • DİSK, 16. Olağan Genel Kurulundan bir gün önce, 13 Şubatta 53. kuruluş yıldönümünü İstanbul Haliç Kongre Merkezinde kutladı. Genel kurul öncesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Uluslararası Sendikal Konferans düzenlendi. Konferansta 5 kıtadan...
  • Geçtiğimiz yılın Ekim ayında Lübnanlı işçi ve emekçiler sokağa dökülmüş, yeni vergileri protesto etmeye başlamıştı. Protestolar kısa zamanda büyüyerek, ülke genelinde bir kitle hareketlenmesine yol açtı. Ülke genelinde onlarca şehrin meydanlarına...