Navigation

Buradasınız

Latin Amerika’da Hoşnutsuzluk Büyüyor

Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele etmeye devam ediyor.

Şili

Şilili emekçilerin artan hayat pahalılığına, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı 2019’da başlayan ve tüm ülkeyi içine alarak 2020’ye sarkan isyanı koronavirüs bahane edilerek durdurulmuştu. Ülkede karantina günleri başlamış, sokaklar sessizleşmişti. Ancak Şilili egemenler artan açlık ve yoksulluk karşısında işçileri daha fazla evde tutamadılar. Santiago’nun eteklerindeki emekçi mahallelerinde işçiler, “evde kal” çağrılarına, korkutma çabalarına ve baskılara rağmen yoksulluğa karşı tekrar sokaklara çıktılar. Hükümeti protesto eden işçiler, gıda yardımı ve yoksulluk desteği talep ediyorlar.

18 Mayısta başlayan eylemler karantinaya uyulmadığı gerekçesiyle polisin saldırısına uğradı. Halk sağlığını dillerinden düşürmeyen egemenler, aç olduklarını söyleyen emekçilere biber gazı ve tazyikli su ile karşılık verdi. Hükümet gelen tepkiler üzerine işsizliğin yüksek olduğu bölgelere gıda yardımları yapılacağını açıkladı. Ancak Şilili emekçiler derhal bir çözüm beklediklerini ifade ederek, açlığa karşı sessiz kalmayacaklarını haykırdılar.

Kolombiyalı işçiler “Yeter” diyor!

Sağlık işçileri Kolombiya’da da mücadelenin bir parçası oluyor. Nisan ayından bu yana çeşitli protestolar düzenleyen işçiler, 21 Mayıs Perşembe günü başkent Bogota’da tekrar bir araya geldiler. Doktorlar ve hemşireler, daha fazla koruyucu ekipman ve güvenli çalışma koşulları talep ediyorlar. Kendilerinden sürekli fedakârlık beklendiğini belirten işçiler, maaşlarındaki gecikmeleri protesto ediyorlar.

Sözde koronavirüs önlemleri kapsamında karantinanın ve özgürlükleri kısıtlama uygulamalarının uzatılması ülkede işsizliği de giderek artırıyor. Açılığın ve yoksulluğun büyümesi Kolombiyalı emekçileri bir çıkmaza sürüklüyor. Ancak sağlık işçileri de dâhil pek çok emekçi çeşitli eylemlerle sefaleti kabul etmediklerini haykırıyor, egemenlerin saldırıları karşısında bir çıkış arıyorlar.

El Salvador’da OHAL’e karşı“Hayır” sesleri yükseliyor!

Orta Amerika ülkesi olan El Salvador, koronavirüse karşı önlem bahanesiyle olağanüstü durum ilan edilen ülkelerden biri. Devlet Başkanı Nayib Bukele Mart ayında yaptığı açıklamada, 200’den fazla kişinin toplanmasına izin verilmeyeceğini, izinsiz giriş-çıkışların tespiti halinde derhal tutuklamaların yapılacağını, polisin kırmızı alarmda kalacağını söyleyerek, OHAL ilan edildiğini duyurmuştu.

OHAL’in ilan edilmesiyle birlikte ülkede anti-demokratik uygulamalara hız verildi. İşsizlik, yoksulluk ve yetersiz sağlık hizmetleri için bir şey yapılmazken otoriterleşmenin artması emekçilerin tepkisine yol açtı. Buna rağmen Bukele Mayıs itibari ile OHAL’i kongre onayı olmadan bir ay daha uzattığını açıkladı. Emekçiler karantina adı altında insan haklarının kısıtlandığını, anayasanın çiğnendiğini belirtiyorlar. Salgın bahanesiyle yetkilerin suiistimal edildiğini ifade ediyorlar. Artan ekonomik sorunlar ortada dururken, baskıcı uygulamalara hız verilmesini kabul etmediklerini söylüyorlar. Artan muhalefet üzerine El Salvador Yüksek Mahkemesi Bukele’nin bu kararının askıya alınması kararını verdi.

Ekvadorlu emekçilerden kamu harcamalarının kısılmasına karşıprotesto

Koronavirüsü fırsat bilen Ekvadorlu egemenler, uzun süredir hayata geçirmek istedikleri kamu harcamalarının kısılmasına yönelik ekonomi planlarını açıkladılar. IMF’nin istekleri doğrultusunda hazırlanan pakette kamu çalışanlarının maaşlarında yüzde 25 kesinti, telekomünikasyon, demiryolu ve havayolu şirketleri dâhil olmak üzere kamuya ait 10 şirketin kapatılması, petrol ve dizelde sübvansiyonun kaldırılması gibi maddeler yer alıyor. 2019 yılında tasarlanan saldırı paketinin emekçilerin evde kalmaya zorlandığı bu günlerde gündeme getirilmesi bir tesadüf değil. Ekvadorlu egemenler krizin örtüsü haline getirilen koronavirüse sarılarak bu saldırıları hayata geçirmek için derhal kolları sıvadılar. Ancak emekçilerin tepkisi ile karşılaşmaktan kaçamadılar.

19 Mayısta Başbakan  Lenín Moreno’nun saldırı paketini açıklamasıyla birlikte, işçiler başkent Quito’da ve işyerlerinde çeşitli protesto gösterileri düzenlediler. Kapatılması planlanan Tame havayolu şirketinde çalışan işçiler şirket önünde gerçekleştirdikleri protesto gösterisiyle şirketin kapatılmasına karşı çıktılar. Sendikalar ve meslek örgütleri kemer sıkma politikalarına karşı ülke çapında protesto gösterileri için çağrı yaptı.

26 Mayıs 2020

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni