Navigation

Buradasınız

Meslek Hastalıkları Kader Değildir!

Ağustos 2012, No: 53

Yasadaki tanımına göre meslek hastalıkları; “sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık ve ruhi arıza halleridir”. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünyada her yıl 160 milyon işçi meslek hastalıklarına yakalanıyor. 1 milyon 950 bin işçi, meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitiriyor. Bu rakamlar, çalışma koşullarının insan sağlığına ne kadar aykırı olduğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde iş saatlerinin giderek uzaması, çalışma temposunun yükselmesi ve örgütlenme olanaklarından yoksun işçilerin çalışma ortamına müdahale edememesi nedeniyle meslek hastalıkları gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.

Dünyada işçiler arasında meslek hastalıklarına yakalanma oranı %56’dır. Her yıl Amerika’da 250 bin, Almanya’da 90 bin, İtalya’da 60 bin işçi meslek hastalıklarına yakalanmaktadır. Türkiye’de ise bu oranlar ne yazık ki bilinmiyor. SGK verilerinde meslek hastalığına yakalanma oranı sadece binde 7 olarak açıklanıyor. Şüphesiz gerçek rakamlar bunun kat be kat üzerindedir.  İş kazalarında dünyada 3. sırada olan Türkiye’nin meslek hastalıkları konusunda çok iyi durumda olması düşünülemez.

Dünyada tanımlanmış 40 bin meslek hastalığı var. Türkiye’de ise sadece 533 hastalık tanımlanmıştır. Dünyada 29 ana başlıkta sıralanan meslek hastalıkları Türki­ye’de 5 başlıkla sınırlanıyor. Bu başlıklarda göğüs ve akciğer hastalıkları, kimyasal madde etkisiyle oluşan hastalıklar, cilt hastalıkları, mesleki bulaşıcı hastalıklar ve fiziksel nedenlerden kaynaklanan hastalıklar var. Geri kalan binlerce hastalık, meslek hastalığı sayılmamakta, buna uygun olarak tedavi edilmemekte ve çalışma koşulları buna göre düzeltilmemektedir. İşçiler çalışma koşulları nedeniyle yaşadıkları sağlık sorunlarıyla tek başlarına mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır.

İşyerlerinin %90’ında denetim yapılmıyor, yaptırım uygulanmıyor. İşçilerin yakalandığı meslek hastalıkları tanımlanmıyor ve istatistiklere yansıtılmıyor. Bunun bir nedeni de hastane yetersizliğidir. Meslek hastalıkları için yeterli sayıda ve donanımda hastane açılmıyor. Meslek hastalıklarının tanısının koyulmasında bürokratik engeller getiriliyor. İş kazaları gibi meslek hastalıkları istatistikleri de bu nedenle gerçekleri yansıtmıyor. Yine de Tür­ki­ye’de meslek hastalığı olarak tanımlanan az sayıda hastalığın yaygınlığı bile durumun vahametini ortaya koymaktadır. Örneğin, 2010 yılında resmi rakamlara göre meslek hastalıklarına yakalanan 533 işçiden 10’u yaşamını yitirdi. 107 işçi nitroz gazlarına maruz kaldı. 99 işçi silikozis hastalığına yakalandı.

Türkiye’de bu hastalıklar patronlar ve AKP hükümeti tarafından “kader” olarak görülüyor ve gerekli önlemler alınmıyor. Oysa bu hastalıklar iş koşullarındaki değişikliklerle engellenebilir. Kurşun zehirlenmesi, yalnızca belli tipte iş yapanlar arasında görülüyor. Tozlu yerlerde çalışan işçilerde görülen akciğer hastalıkları, farklı koşullarda çalışan işçilerde görülmüyor. Öldürücü olan silikozis hastalığı sadece kot kumlama işçilerinde görülüyor. Çok açık ki bu hastalıklar, gerekli önlemlerin alınmasıyla ortadan kaldırılabilirler. Oysa devlet ve patronlar işçilerin yaşamını umursamıyor. Meselâ devlet 60 işçinin genç yaşta ölmesine neden olan silikozisi yasalarda meslek hastalığı olarak saymıyor. Silikozise yakalanan bir işçi durumunu şöyle tarif ediyor: “Kot kumlamaya gelirsin, sonra askere gidersin, çürüğe çıkarılınca öğrenirsin hastalığını, köyüne döner, ölürsün, buna kumlama hastalığı derler.”

Teknolojik gelişmelerin ulaştığı düzey, meslek hastalıklarının önüne geçilmesini mümkün kılmaktadır. Ancak patronlar sınıfı, gerekli güvenlik önlemlerini maliyetli ve üretimi yavaşlatıcı bulduğu için işçiler ölüme, sakat kalmaya itiliyor. Meslek hastalıklarını ağır çalışma koşulları ortaya çıkardı. Ağır çalışma koşullarını değiştirmek için verilen mücadele, meslek hastalıklarının önüne geçmenin tek yoludur.

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Kurulsun ve İşçilerin Denetimine Verilsin!

Her Hastaneye Meslek Hastalıkları Bölümü Kurulsun!

Meslek Hastalıkları Hastanelerinin Sayıları Arttırılsın!

Herkese Parasız Sağlık Hakkı!

15 Ağustos 2012

Son Eklenenler

  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...

UİD-DER Aylık Bülteni