Navigation

Buradasınız

Mücadele Okulumuz: Direniş Alanları

Merhaba, ben UİD-DER’li bir üniversite öğrencisiyim ve hayatımda ilk defa bir direniş ziyaretine katıldım. Benim için çok anlamlı olan bu direniş ziyaretinde hissettiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kale Kayış işçileri çalışırken iş kazalarında ölmemek ve sendikal hakları için haklı bir mücadele veriyorlar. Çoğu işyerinde olduğu gibi patronların bitmek tükenmek bilmeyen kâr hırsı nedeniyle Kale Kayış’ta da işçiler kötü koşullarda çalışıyor ve hatta iş cinayetlerine kurban gidiyorlar. İşçileri bu koşullarda çalıştırmakla yetinmeyen patron, son olarak direnişçi işçilere ve ailelerine saldırdı. Kale Kayış patronunun işçilere, eşlerine ve çocuklarına yaptığı bu çirkin saldırı, sermayenin aslında ne kadar vahşi olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bir kez daha bizlere mücadele etmekten ve birlik olmaktan başka yolumuzun olmadığını gösterdi.

Sermaye bu denli acımasız, gaddarlaşmış ve işçilere gün yüzü göstermemeye kararlıyken Kale Kayış işçilerinin verdiği mücadele haklı ve onurlu bir mücadeledir. Biz de bu haklı mücadeleye destek olmak ve bir nebze de olsa mücadele eden ağabeylerimize, ablalarımıza destek olmak için onları ziyarete gittik. Onlara “Yalnız Değilsiniz!” demek için oradaydık. Hayatım boyunca unutamayacağım bir ziyaret oldu benim için.

Direniş alanına girdiğimizde birbirini tanımayan insanların nasıl da sıkı sıkıya birbirlerine sarıldıklarını gördüm. Bu görüntüler, bu duygular bir işçi sınıfı evladı olarak bana çok şey öğretti ve sanırım benim direniş alanlarından öğrenecek daha çok şeyim var. Sadece benim değil, işçi sınıfının tüm gençlerinin direniş alanlarından öğrenecek çok şeyi var. Çünkü mücadele alanları bizim asıl okulumuz, bize kendi sınıfımızın birliğini ve mücadelesini öğreten alanlar. Oralar ve oralarda mücadele eden insanlar bizim insanlarımız ve o insanlar çarkı bozuk bu düzenin bataklığından çıkmaya çalışıyorlar. Daha yaşanılası bir hayat istiyorlar. İşçi sınıfının gençleri olarak bizim de yerimizin onların yanı olduğunu bana hissettirdiği için Kale Kayış direnişçilerine ve işçi sınıfının mücadelesiyle beni tanıştırdığı için, direniş alanlarını bir okul olarak görmemi sağladığı için UİD-DER’e sonsuz teşekkür ederim.

6 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...