Navigation

Buradasınız

Mücadeleyi Seçen İşçiler Umudu Yeşertiyor!

Bir seneyi aşkın süren DHL Express direnişinde işçiler, işten atılan işçilere işbaşı yaptırılması ve sendikalı çalışma hakkına saygı gösterilmesi talepleriyle uzun soluklu bir mücadele yürüttüler. Uluslararası dayanışmanın önemi bu direnişle bir kez daha açığa çıktı. ITF ve ETF’in çağrısıyla “8 Haziran DHL Express İşçileriyle Dayanışma ve Küresel Eylem Günü” ilan edildi. Uluslararası dayanışmayla güçlenen işçilerin mücadelesi sonuç verdi ve TÜMTİS yetkili sendika olarak resmen tanındı.

2018 yılını geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde, bu yıl en çok konuşup tartıştığımız konu kuşkusuz ekonomik kriz oldu. İktidarın dilinden düşmeyen “kriz yok” oyunu bir yana, dinmek bilmeyen zam yağmuru, tırmanışa geçen enflasyon, artan hayat pahalılığı ve yarı yarıya düşen alım gücümüz nedeniyle, ekonomik kriz yaşamımızın can yakıcı bir gerçeğine dönüştü. Binlerce şirketin konkordato ilan etmesi, ücretsiz izne gönderilen ya da işten atılan işçiler ile artan işsizlik bu gerçekliği çok daha görünür hale getirdi.

Krizin sorumluluğunu kimse üzerine almazken, siyasi iktidar ve patronlar krizin bedelini işçilere ödetmek konusunda güçlerini işçi sınıfına karşı birleştiriyorlar. Ama baskı ve zulüm varsa, bu zulme karşı direnenler ve mücadele edenler her daim olmuştur. Unutulmasın ki, zamanın değirmeni ağır ağır döner ama iyi öğütür. İşçi sınıfının mücadelesi açısından da durum budur. Alttan alta, ağır ağır mayalanan öfke, çeşitli sanayi havzalarında filizlenen mücadelelere dönüşür. 2018 yılı, irili-ufaklı pek çok eylem, miting, grev ve direnişle bu filizlenmenin örneklerini sunuyor.

Sendikalaşan ve işten atılan işçiler direniş yolunu seçtiler

2018 yılı, metalden petrokimyaya, taşımacılıktan gıdaya kadar pek çok sektörde işçilerin direnişlerine tanıklık etti. İstanbul Hadımköy’de Akkim işçileri, Tekirdağ Çerkezköy’de Poliya Polyester işçileri ve Kocaeli Gebze’de Flormar işçileri Petrol-İş Sendikasına üye oldular. İstanbul Güneşli’de Kod-A işçileri Sosyal-İş Sendikasına, Antep’te Babacanlar Kargo işçileri ve yine İstanbul Güneşli’de DHL Express işçileri Tümtis Sendikasına üye oldular. Muğla’da Tüvtürk işçileri Nakliyat-İş Sendikasına, Bursa’da Cargill işçileri Tek Gıda-İş Sendikasına üye oldular. Karabük’te Umer Haddecilik işçileri ve Kocaeli Gebze’de BBS Metal işçileri ise Birleşik Metal-İş Sendikasına üye oldular. Sendikalaştıkları için işten atılan işçiler, fabrikalarının ve işyerlerinin önünde direnişe geçerek mücadele ettiler.

Bir seneyi aşkın süren DHL Express direnişinde işçiler, işten atılan işçilere işbaşı yaptırılması ve sendikalı çalışma hakkına saygı gösterilmesi talepleriyle uzun soluklu bir mücadele yürüttüler. Uluslararası dayanışmanın önemi bu direnişle bir kez daha açığa çıktı. ITF ve ETF’in çağrısıyla “8 Haziran DHL Express İşçileriyle Dayanışma ve Küresel Eylem Günü” ilan edildi. Uluslararası dayanışmayla güçlenen işçilerin mücadelesi sonuç verdi ve TÜMTİS yetkili sendika olarak resmen tanındı. Böylece toplu iş sözleşmesi aşamasına gelinmiş oldu. Uzun soluklu mücadelelerden biri de Flormar direnişi. Petrol-İş sendikasına üye olan işçiler, işten atma saldırısına karşı direnişe geçmişlerdi. Çeşitli sektörlerden işçilerin desteğine eklenen uluslararası dayanışma ile Flormar işçileri daha da güçlendiklerini belirtiyorlar. Ağırlıkta kadın işçilerin yer aldığı Flormar’daki direniş, tüm olumsuzluklara ve artan baskılara rağmen dirençle devam ediyor.

Ücretlerin yükseltilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için “Grev!”

Eti Bakır A.Ş. madenlerinde çalışan işçiler, ücretlerinin arttırılması ve koşullarının iyileştirilmesi talebiyle, 9 Ocakta üretimi tamamen durdurarak greve çıkmıştı. %25 zam ve 2 ikramiye talebiyle sürdürülen greve katılan işçilerin sayısı 740’a ulaşmıştı. Ambalaj üretimi yapılan Süperpak’ta ise, patronun sıfır zam dayatması üzerine işçiler grev kararı almışlardı. Selüloz-İş Sendikasının sürdürdüğü toplu sözleşme görüşmelerinde işçiler, %28 ücret artışı ve net ücret talep etmişlerdi.

Petrol-İş’in örgütlü olduğu Mersin ve Adana’da yer alan Soda Sanayii Anonim Şirketinde toplu sözleşme görüşmeleri tıkanmış ve işçiler 23 Mayısta greve çıkmışlardı. Aynı gün sabah saatlerinde grevin 60 gün süreyle ertelenme kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak grev fiilen yasaklandı. “Milli güvenliği bozucu nitelikte” görülen grev, AKP döneminde yasaklanan 15. grev oldu. Fil Man Made fabrikasında DİSK/Tekstil Sendikası üyesi işçiler de 6 Eylülde greve çıktılar. %70’ten fazlasının kadın olduğu fabrikada, patronun ülkedeki ekonomik krizi bahane etmesine karşın, sendika asgari ücretliler için %10 oranında ücret artışı talebinde bulundu. Halaylarla başlayan grev, işverenin birkaç gün sonra sendika ile yeniden görüşmesi ve sözleşmenin bağıtlanmasının ardından sona erdi.

İstanbul Avcılar’da bulunan Gripin İlaç fabrikasında Petrol-İş sendikası üyesi işçiler 28 Kasımda greve çıktı. Fabrika kapısına davul zurna eşliğinde grev pankartı asan ve çoğunluğu kadın olan işçiler, %25 zam talep ettiklerini, ancak patronun %17’de direttiğini belirtmişlerdi. 7 Aralıkta %22 zam oranı ile anlaşmaya varan işçiler grevlerini sonlandırdılar. 10 Aralıkta İzmir’de İZBAN yönetimi ile Demiryol-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri tıkanmış ve işçiler greve çıkmışlardı. Alsancak Garına “Bu İşyerinde Grev Vardır” pankartı asan 343 işçi greve çıktı. Grev devam ediyor.

İşçiler üretimden gelen güçlerini kullandılar

İstanbul 3. havaalanı inşaatında çalışan 25 bin inşaat işçisi, kötü çalışma koşullarına ve iş cinayetlerine karşı 14 Eylülde iş bıraktı. 29 Ekime yetiştirilmeye çalışılan havaalanı inşaatında, ağır çalışma koşulları ve yoğun tempodan kaynaklı olarak arka arkaya iş cinayetleri yaşanmıştı. İş cinayetlerine, kötü çalışma koşullarına, yemekhane ve barınma sorunlarına karşı iş bırakan binlerce inşaat işçisi, jandarmanın saldırısına maruz kaldı. Gece yarısı operasyonları ile işçiler gözaltına alınırken, işçi ve sendikacılardan 35’i tutuklandı. Türkiye’deki çeşitli sendika ve işçi örgütlerinin dayanışmayı yükselttiği inşaat işçilerine, uluslararası işçi sendikalarından da destek ve dayanışma mesajları geldi.

Ankara’da Etlik Şehir Hastanesi şantiyesinde çalışan binlerce inşaat işçisi, çalışma, beslenme ve barınma sorunlarının çözülmesi nedeniyle iş bıraktı. Genel-İş üyesi Beşiktaş Belediyesi işçileri ise ödenmeyen maaşları için iş bıraktılar. Aylarca işçileri oyalayan, verdiği sözleri tutmayan ve işten atma tehditleri savuran belediye yönetimi, iş bırakan işçilerin maaşlarını aynı günün akşamında yatırmak zorunda kaldı.

Eskişehir’deki Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan yaklaşık 1200 işçi, ücretlerinin 3,5 ay boyunca ödenmemesi üzerine iş bıraktı. Ücretlerinin ödenmemesi üzerine gece vardiyasındaki işçiler üretim alanına girmeyerek tertip alanında toplandılar. Gündüz vardiyasına gelen işçiler de iş bırakma eylemine katıldı. Yine Eskişehir’deki beyaz eşya firması Candy Hoover Euroasia grubuna ait Doruk fabrikasında işten atılan 16 işçi için yaklaşık 1000 işçi iş bıraktı. İşten atma saldırısına karşı anlamlı bir dayanışma örneği ortaya konuldu.

“Ekonomik krizin bedelini ödemeyeceğiz!” diyen işçiler meydanlara çıktı

17 Ekimde Tekirdağ’da, 18 Ekimde ise Edirne’de DİSK Trakya Bölge Temsilciliğinin çağrısıyla bir araya gelen işçiler, ekonomik krizin ağır sonuçlarına karşı mücadele taleplerini öne çıkardılar. 23 Ekimde Gebze Sendikalar Birliği’nin çağrısıyla “Krizin Sorumlusu Biz Değiliz, Faturayı Biz Ödemeyeceğiz!” şiarıyla kitlesel bir eylem gerçekleştirildi. Binlerce işçi, Gebze Kent Meydanına yürüyerek sermaye sınıfının krizine karşı işçi dayanışmasını yükseltti.

25 Ekimde DİSK, Eskişehir’de “Krizin Bedelini Emekçiler Ödemeyecek” şiarıyla bir eylem gerçekleştirdi. Çok sayıda emekçinin katıldığı eyleme üniversite öğrencileri de destek verdi. KESK’in çağrısıyla 17 Kasımda İzmir’de başlayan ve birer hafta arayla Samsun, Adana ve Diyarbakır’da “Yoksulluğa, İşsizliğe, Güvencesizliğe Karşı Birlikte Mücadele” sloganıyla mitingler gerçekleştirildi. 22 Aralıkta İstanbul Bakırköy’de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!” mitingi gerçekleştirildi. Binlerce işçi ve emekçinin katıldığı mitingde “krizin faturasını patronlar ve siyasi iktidar ödesin” haykırışı yükseldi.

Tablo son derece berraktır: Sermaye sahiplerinin ve siyasi iktidarın işçi sınıfına dönük saldırıları artarak devam ediyor, işçilerin çalışma ve yaşam koşulları ağırlaşıyor! Çok açık ki 2019, biz işçiler açısından daha da zorlu bir yıl olacak. 2018 yılında işçiler olarak maruz kaldığımız saldırılar işçi sınıfının sermaye sınıfına karşı birlikte hareket etmesinin önemini ortaya koyuyor. Baskılara ve yasaklara rağmen yaşanan mücadelelerse umudumuzu güçlendiriyor. Krizin bedelini ödememek için işçi sınıfının saflarına sokulmak istenen yapay ayrımlara ve düşmanlıklara karşı uyanık olmalı, işçi dayanışmasını güçlendirmeli, mücadele içinde birleşmeliyiz.

26 Aralık 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...