Navigation

Buradasınız

Parası Olana Test, Olmayana REST!

Ben özel bir hastanede çalışan bir sağlık işçisiyim. Son aylarda uzaktan izlediğim koronavirüs (Covid-19) salgınına, birkaç haftadır yakından tanıklık ediyorum. Herkeste virüsten kaynaklı bir endişe durumu var. Fakat biz biliyoruz ki bu endişe paniğe, korkuya dönüştürülmeye çalışılıyor. Ben ve benim gibi sağlıkçı arkadaşlarımın da tedirgin olduğu konular var elbette, fakat bu tedirginlik virüsten değil, insan sağlığı yerine kâra önem verilmesinden ve sağlık sektörünün adeta çökertilmesinden kaynaklanıyor.

Merhaba dostlar. Ben özel bir hastanede çalışan bir sağlık işçisiyim. Son aylarda uzaktan izlediğim koronavirüs (Covid-19) salgınına, birkaç haftadır yakından tanıklık ediyorum. Herkeste virüsten kaynaklı bir endişe durumu var. Fakat biz biliyoruz ki bu endişe paniğe, korkuya dönüştürülmeye çalışılıyor.

Ben ve benim gibi sağlıkçı arkadaşlarımın da tedirgin olduğu konular var elbette, fakat bu tedirginlik virüsten değil, insan sağlığı yerine kâra önem verilmesinden ve sağlık sektörünün adeta çökertilmesinden kaynaklanıyor. Özellikle özel hastanelerin sağlık konusunda hastalara nasıl yaklaştığını hepimiz görüyoruz. Hastane sahibinden yöneticisine, danışmanından doktoruna kadar hastaya bakış açısı, “müşteri” kelimesinin rahatlıkla kullanılmasından açıkça gözüküyor. Böyle bir sağlık sektörü anlayışı içinde son günlerde korkuya sebep olan koronavirüs vakalarına veya herhangi türden bir salgına karşı önleyici tedbirlerin alınmayacağını, gerekli sağlık hizmetinin verilmeyeceğini düşünüyorum. Bunu nereden mi biliyorum?

Çalıştığım hastane koronavirüs testini şimdilik 2500 liraya yapıyor. Parasını vermek bile yeterli değil aslında, elimizde sadece üç kit bulunuyor. Sanıyorum kitleri de yakında hastalar arasında açık arttırmayla satacaklar. Her şey beklenir bu açgözlü patronlardan. Bu fiyatı çoğu emekçi karşılayamayacağından ve yeterli müdahale gücü olmadığından hastaları doğrudan sevk ediyorlar.

Geçtiğimiz haftalarda vaka sayısı iki-üç kişiyken, hastanemize yurtdışından yeni dönmüş bir kadın hasta geldi. Hasta oldukça korkmuştu, koronavirüse yakalanma ihtimalinden tedirgin olarak acile gidip maske istedi ve kimsenin yaklaşmamasını rica etti. Hastayı bu tür özel durumlarda kullanılan izole oda dediğimiz bölüme götürdük. Doktor ve hemşire arkadaş dışında hastaya kimse yaklaşmadı, acil çevresi boşaltıldı. Bu kadar önlem alındığını gören diğer çalışanlar da tedirgin oldu. İşin acı tarafı da burada başlıyor. Kadın hastayı bir saat gözlem altında tuttuktan sonra doktor test için hastayı sevk etmek istedi. Testi yapacak devlet hastanesinin adını söyleyip hastayı yoldan çevirdikleri bir taksiye bindirdiler. Çünkü kadının yeterince parası yoktu. Oysaki hastaneye kitler gelmeden önce, o çok zengin müşterilerden biri gelince her şey bambaşka olmuştu. Bu zengin müşteriye taksi çağrılmadı, tam tersine ambulans dezenfekte edildi ve bizzat yöneticiler kendi elleriyle test yaptırmaya götürdüler.

“Gülsem mi ağlasam mı bilemedim” deriz ya aynı öyle bir durumdu işte. Sinir bozucu, haksızca ve insafsızcaydı yapılan. Sermaye sınıfı bu olağanüstü durumda bile sınıf ayrımı yapıp, ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Yani anlayacağınız dostlar, kadın hastanın da taksi şoförünün de bu düzenin egemenlerinin gözünde hiçbir kıymeti yok. Demem o ki koronavirüsle bizleri korkutuyorlar ama haksızlıktan, işten atma saldırılarından, çalışma koşullarını sağlıksız kılmaktan vazgeçmiyorlar.

Bir hastama “korkmayın” dediğimde “İşten de çıkarıldım, virüsten mi korkacağım? Bizimkisi yaşamaksa ölmeyi merak ediyorum. Kaybedecek neyimiz kaldı ki?” demişti. Şu an fark ediyorum da çok haklıydı. Haklarımız, işimiz, üç kuruş ekmek paramız… Her şeyimizi sırayla alıyorlar. Unutmayın ki bireysel kurtuluş imkânsızdır. Birlik bizim bu düzene ve virüse karşı panzehirimiz olacak. Bu yüzden akıl sağlığımızı korumalı, sınıf bilincimizi kuşanmalı ve örgütlü olmalıyız. Yaşanacak her zorluğa karşı bilmeliyiz ki; bizim kurtuluşumuz örgütlülüğümüzle sağlanır.

25 Mart 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz” adıyla başlattığı bağış kampanyası “hayırsever” patronlar ve siyasetçiler tarafından büyük destek gördü! Açılışı yedi aylık maaşını bağışlayarak bizzat Cumhurbaşkanı yaptı. Hemen ardından MHP Genel Başkanı...
  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...
  • Merhaba dostlar! Son zamanlarda koronavirüs sebebiyle biz işçi sınıfı ve emekçi çocukları olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Haftalardır süren salgın haberleri, açıklamalar, sosyal medya paylaşımları insanları içinden çıkması hayli zor bir korku ve...
  • “Sakin ol şampiyon, evdeyim!” Bu lafı sosyal medyadan duymuşuzdur muhakkak. Zengin muktedir, tuzu kuru bir emek sömürücüsü, bir takipçisi “neden dışarıdasınız?” deyince böyle bir yanıt verdi. Yalısının boğaz manzaralı bahçesinde spor yapıyordu. Ne...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...