Navigation

Buradasınız

Kendime Soru Sormadan Edemiyorum

Merhaba kardeşler, ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Son günlerde gündemden düşmeyen, hemen herkesin korkulu rüyası haline gelmiş olan yeni tip koronavirüs hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Bütün dünya koronavirüsle çalkalanıp duruyor. İnsanlar ölüyor, psikolojik sorunlar yaşıyor. Her saat korku verici açıklamalar yapılıyor.

Merhaba kardeşler, ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Son günlerde gündemden düşmeyen, hemen herkesin korkulu rüyası haline gelmiş olan yeni tip koronavirüs hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Bütün dünya koronavirüsle çalkalanıp duruyor. İnsanlar ölüyor, psikolojik sorunlar yaşıyor. Her saat korku verici açıklamalar yapılıyor. Hastanedeki arkadaşlarım da endişe içerisinde doğal olarak… Herkes çoluğu çocuğu için, annesi babası için korkuyor. Çünkü korkutuluyoruz. Bir an için söylendiği gibi ciddi bir durum olduğunu kabul edelim ama ben kendime sorular sormadan edemiyorum.

  1. Öncelikle enteresan gelebilir ama neden her sene yeni bir hastalık çıkmaya başladı? Birkaç ay sonra bunun aşısının çıkması ve ilaç şirketlerinin bundan büyük paralar kazanması enteresan değil mi?
  2. Neden bu tarz salgınlar ve genel olarak hastalıklar biz işçileri vuruyor? Hem maddi hem de manevi olarak neden hep biz etkileniyoruz?
  3. Neden patronlar sınıfı sağlığımızdan endişe duyarmış gibi açıklamalar yapıyorlar? Bizi çok mu düşünüyorlar? Her gün açlıktan, savaştan, başka hastalıklardan yüz binlerce insan ölürken bunu umursamayanların, gözlerimizi yaşartan bu hassasiyetleri de nereden çıktı?
  4. Madem durum ciddi ve madem herkes taşıyıcı olabilir; o zaman bu virüs testinin herkese ücretsiz şekilde yapılmasının önündeki engel ne? Parası olana test yapılıyor olmayana korku, panik aşılanıyor!
  5. Yaratılan bu abartılı tantanaya ve korkuya rağmen, acaba neden hastanelerde en basit önlemler dahi alınmıyor? Maske, eldiven, dezenfektan, koruyucu giysi bile verilmiyor?

Bu soruları ve cevaplarını düşünmeden edemiyorum. Bu süreçte önemli konulardan birinin de işten atmalar olduğu UİD-DER’in sitesinde ve bültenimizde yazıyor. Mesela THY DO&CO’nun işçi kıyımına başladığına ilişkin haber çıkmıştı ilk olarak. Benim annem de o şirkette çalışıyor ve gün geçtikçe işten atmaların binleri bulduğunu söylüyor. Virüs sebebiyle uçuş olmadığını söyleyip binlerce işçiyi işten atmışlar, geri kalan pek çoğunu ise ücretsiz izne yollamışlar. Arkadaşlar akıllı olalım, bilinçli olalım ve oynanan oyunlara kanmayalım. Çevremizdeki arkadaşlara doğruları anlatmaktan vazgeçmeyelim. Panik yapmanın insanı körleştirdiğini, egemenlerin bunu biz emekçilerin birliğini engellemek için bilinçli yaptığını hem anlayalım hem anlatalım. Virüs yok değil var ama yaratılan korku misliyle büyük ve amaç başka! Oynanan oyunlara karşı örgütlü olmaktan başka şansımız yok. Ancak o zaman asıl tehlike olan kapitalizm virüsünü yeneriz.

25 Mart 2020

Son Eklenenler

  • 2008 krizini takip eden aylarda toplu işten çıkarmaların yaşandığı pek çok şirkette işçilerin işten çıkarılmayı kabul etmeyerek direnişe geçtikleri elbette unutulmadı. Bugün yaşanmakta olan ağır ekonomik kriz döneminde, milyonlarca işçinin toplu...
  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...

UİD-DER Aylık Bülteni