. Sendikal Örgütlülüğün Önündeki Engeller Kaldırılsın! | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Sendikal Örgütlülüğün Önündeki Engeller Kaldırılsın!

Eylül 2011, No: 42

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Haziran ayında düzenlediği konferansta, Türkiye’de sendikal hareketin önündeki engeller konusu ele alındı. Türkiye’nin sendikal hak ihlalleri ve uluslararası sözleşmelere uymama konusunda dünyanın en kötü 25 ülkesi arasında olduğu açıklandı. Sendikal hak ve özgürlükler konusunda Malezya, Zimbabwe, Nijerya, Kongo, Burma gibi ülkelerle aynı kategoride değerlendirilen Türkiye, işçilerin demokratik ve sendikal haklarını hiçe saymada başa güreşiyor.

Türkiye, sendikal örgütlenme konusunda işçi düşmanlığının en ilkel ve rezil biçimlerinden biri olan “sendikal faaliyet yüzünden işçi atmada” açık arayla Avrupa birincisi. Örneğin, sendikalı her 5 metal işçisinden 3’ünün işten atıldığı tespit edilmiş. Örgütlenme haklarını kullanarak sendikalaşmak isteyen işçiler işlerinden çıkartılıyor. Örgütlenmek isteyen işçileri tehdit eden, baskı yapan, işten atan patronlar hiçbir ceza almıyorlar. Mücadeleci işçiler ve sendikacılar gözaltına alınıyorlar. Bu şartlarda Türkiye’deki sendikalılık oranı diplerde seyrediyor. Kayıtlı çalışan 10 milyon 300 bin işçiden 900 bine yakını “kâğıt üzerinde” sendikalı çalışıyor. Kayıt dışı çalışan milyonlarca işçi de hesaba katıldığında sendikalılık oranı kâğıt üzerinde bile yerlerde sürünüyor.

Yasalar, sendikalaşmanın önündeki önemli engellerden biridir. Bir işkolunda kayıtlı işçi sayısının %10’unu üye yapamamış sendikanın, çoğunluk sağladığı işyerlerinde bile toplu sözleşme imzalama yetkisi yok! Gerçek üye sayıları dikkate alınırsa Türkiye’deki 104 işçi sendikasının büyük çoğunluğunun aslında sözleşme yapma yetkisi yok. Patronların uşaklığını yapan hükümetler, sendikaları “sözleşme yapma yetkisini düşürme” tehdidiyle hizaya sokuyor. Sendikaların tepesine çöreklenen bürokratlar ise, sözleşme yetkilerini kaybetmemek ve koltuklarından olmamak için hükümetlerin işçi düşmanı yasalarına karşı seslerini çıkartmıyorlar.

Sendikal örgütlülüğün önüne dikilen engeller 12 Eylül rejiminin ürünüdür ve ne yazık ki işçi düşmanı bu yasalar halen yürürlüktedir. 12 Eylül 1980’de işçi sınıfının örgütlülüğüne saldıran darbeci generaller, sermayenin hizmetindeki eli kanlı diktatörlerdi. Generalleri iş başına çağıran patronlar sınıfının amacı, işçi sınıfının yükselen örgütlü mücadelesini ezmek ve kazanılmış haklarını gasp etmekti. 12 Eylül’de kurulan faşist diktatörlük işçi sınıfının sendikal ve tüm siyasal örgütlerini ezip grev ve eylemleri yasakladığında, sermaye sahipleri şöyle diyorlardı: “Bugüne kadar işçiler güldü, artık gülme sırası bizde.”

İşçilerin örgütsüzlüğünden güç alan, kârlarını yükselten ve dolayısıyla da gülmeye devam eden patronlar, sendikal örgütlülüğün önündeki engellerin kaldırılmasını istemiyorlar. Onların isteklerinin dışına çıkmayan AKP hükümeti de bu yönde herhangi bir adım atmıyor. Meselâ, AB’ye üyelik süreci müzakerelerinin konu başlıklarından biri de “Sosyal Politikalar ve İstihdam.” Yıllardır devam eden müzakereler boyunca bu konu bir kez bile olsun gündeme alınamadı. Çünkü Türkiye burjuvazisi, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün standartlarına uygun sendika yasasını on yıllardır çıkartmaya yanaşmıyor. Hükümet olur olmaz, sermayenin ihtiyacı olan AB’ye uyum yasalarını ardı ardına meclisten geçirmiş olan AKP, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldıracak adımlar atmaya yanaşmamıştır. Hükümet de muhalefet partileri de sendikal haklar söz konusu olduğunda ipe un seriyor. 

Uzun bir süredir yeni bir Anayasanın hazırlanması gündemde. Ancak şunu bilelim ki, işçi sınıfı örgütlü bir tepki vermediği müddetçe hak ve özgürlükleri garanti altına alan bir Anayasa yapılmayacaktır. İşçi sınıfının sendikal örgütlülüğünün önündeki engellerin kaldırılması için aşağıdaki talepleri gündeme getirmeli ve bunların hayata geçmesi için mücadele vermeliyiz:  

  • 12 Eylül faşist anayasası çöpe atılsın! Demokratik hak ve özgürlükleri güvence altına alan yeni bir anayasa yapılsın!
  • İşçi sınıfının örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılsın!
  • Sendikaların önüne konan %10 işkolu barajı ve %50 işyeri barajı kaldırılsın!
  • İşçilerin sendikaya üye olmasında noter şartı kaldırılsın!
  • İşçinin üretimden gelen gücünü kullanmasının önündeki engellere son!
  • Siyasal grevin, dayanışma grevinin ve genel grevin önündeki tüm engeller kaldırılsın, yasak olmaktan çıkartılsın!
  • “Memur” statüsünde çalışan tüm kamu emekçilerine grevli toplu sözleşme hakkı! Emeklilere ve öğrenci gençlere sendika kurma hakkı!
  • İşçiler ve “memur” statüsünde çalışan kamu emekçileri istedikleri sendikaya üye olabilsin!
  • İşyerinde referandum hakkı yasallaşsın!
  • İşçilerin sendikadan istifa etmesi için baskı yapan patronlar yargılanıp cezalandırılsın!
  • Basın ve toplanma özgürlüğü önündeki engeller kaldırılsın, sınırsız basın ve toplanma özgürlüğü!
15 Eylül 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...