. Sendikasız İşçi Çalıştırmaya Son! | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Sendikasız İşçi Çalıştırmaya Son!

Şubat 2010, No: 23

Bugün milyonlarca işçi sigortasız, sendikasız, iş güvencesiz, düşük ücretle, açlık ve yoksulluk koşullarında çalıştırılıyor. Patronlar işçi sınıfının büyük mücadelelerle kazandığı haklara azgınca saldırıyor. Her sektörde ve her işyerinde işten çıkartmalar, çalışma saatlerinin arttırılması ve düşük ücretler dayatılıyor. Bizlerin, patronların bu saldırılarına karşı koyması ancak örgütlü mücadele ile mümkündür. İşte bu örgütlerden biri de işçilerin haklarını korumak, geliştirmek, dayanışmayı büyütmek, ekonomik ve demokratik haklar elde etmek için kurdukları sendikalardır. İşçiler kurmuş oldukları sendikalar aracılığıyla pek çok hak elde etmiştir.

Peki, patronlar sendikayı niçin istememektedir? Bunun için sendikalı işyerleri ile sendikasız işyerleri arasındaki farka bakmamız gerekiyor. Sendikalı bir işyerinde patron işçiyi keyfe keder işten atamaz. Attığı zaman bütün işçileri karşısında bulma riski yüksektir. Ancak sendika yoksa işçileri bir araya getiren bir örgütlülük olmadığından patron her türlü dayatmayı rahatça yapabilir. İşçiler arasında rekabet yaratarak işçileri birbirine düşürür. Tüm bunları yapabilmek için patronlar her fırsatta işçilerin sendikalaşmasını engellemekte ve sendikal mücadele veren işçileri işten atarak örgütlülüğü kırmak istemekteler.

Sendikalı bir işyerinde ise, işçiler toplu sözleşme hakkına sahip olduğundan, sendikaları aracılığıyla toplu olarak hareket edebilmektedir. İşçiler olarak işyerlerimizde birçok saldırıya maruz kalmaktayız. Bunların başında düşük ücret, fazla çalışma, ücretlerin zamanında ödenmemesi ve en önemlisi patronun istediği zaman işten atmasıgelmektedir. Tek başımıza bu saldırılara nasıl karşı koyabiliriz ki? Patronun karşısına çıkıp bir hak istediğimizde, “beğenmiyorsan çık git, dışarıda çalışacak işçi çok” diye cevaplar işitiriz. Oysa işçiler sendikalı ve örgütlüyse, patronun karşısına bir güç olarak çıkabilir ve taleplerini kabul ettirebilir. Hiçbir patron işçileri toplu olarak karşısına almak istemez. İşçilerin tek tek patronun karşısına çıkıp zam istemesi, fazla çalışma saatlerinin düşürülmesini ve benzeri talepleri dile getirmesi patron için sorun değildir. Patron bu örgütsüz işçileri işten atarak sorunu çözmüş olur.

Hepimiz çalışmış olduğumuz işyerlerinde bu duruma sayısız kez şahit olmuşuzdur. Ama işçiler toplu hareket ederse hangi patron işçileri işten atabilir? Atmak istese bile örgütlü işçiler grev ve direnişle buna cevap verme gücüne sahiptirler. örneğin sendikalı bir işyerinde patron işçiyi işten atmak istediğinde bunu sendikaya bildirmek zorundadır. Bu durumda sendika gerçekten adını hak eden bir işçi örgütüyse, patron bir işçiyi atmakla aslında bütün işçileri karşısına almış olur. Bütün bunlar patronların niçin sendikayı istemediğini göstermiyor mu? Patronların asıl korktuğu işçilerin birliğidir. Örneğin metal işkolunda örgütlü bir sendika on fabrikada örgütlü ise, on fabrikanın işçileri adına toplu sözleşme yapabilmekte, işçilerin taleplerini dile getirmekte, eğer talepler karşılanmıyorsa on fabrika birden greve gidebilmektedir. Oysa metal sektöründe çalışan bir işçi olarak, işyerinde tek başımıza hangi hakkımızı koruyabiliriz ki? Yani örgütsüz kaldığımızda aslında bir hiç olmuş oluyoruz.

Aslında Tekel işçilerinin sürdürdüğü mücadele bizlere örgütlü olmanın ne kadar önemli olduğunu göstermiyor mu? Eğer Tekel işçileri sendikasız olsaydı seslerini nasıl duyuracaklardı? Sendikalı işyerlerinde olan haklara baktığımızda birçok farkın olduğunu görürüz. Sendikalı işyerinde çalışanlar ikramiye alabilmekte, yasal haklarını kullanabilmektedirler. Sendikasız kimi işyerlerinde ise bırakalım senelik izni, işçiler günde 14 saat çalıştırılmakta ve patronlar esnek çalışmayı istedikleri gibi dayatabilmektedirler. Bu kadar fazla çalışma nedeniyle on binlerce işçi ailelerinin yüzünü bile nerdeyse göremez hale gelmektedir. Ve patronlar bizleri istediği zaman işten atabilmektedir. Sendikalı bir işyerinde işçiler hakları için grev yapabilirken, sendikasız bir işyerinde işçiler bu haktan yoksun kalmakta ve kaderlerine razı gelmektedirler.

üstelik sendikalı olmak Anayasada en doğal hak olarak kabul edilmesine rağmen, patronlar sınıfı sendikalı olmayı suç olarak görmektedir. çünkü işçi sınıfının birlik olmasından korkuyorlar ve bunun için de işçilerin sendikalaşmasını suçmuş gibi gösteriyorlar. Bugün elde edilen bütün sosyal ve siyasal haklarımız, geçmişte işçi sınıfının vermiş olduğu mücadeleler sonucunda kazanılmıştır. Patronlar sınıfı biz işçileri örgütsüzleştirip kazanılmış haklarımızı teker teker elimizden almaktadır.

Patronlar sınıfının bu saldırılarına karşı ancak örgütlenerek ve mücadele ederek karşı durabiliriz. Bugün işçiler olarak sendikasız, sigortasız, iş güvencesiz çalışmaya hayır demeliyiz. Sınıfımızın örgütleri olan sendikaları işyerlerine sokmalı, işyerinde birliğimizi sağlamalıyız. Tek başımıza kaldığımızda biliyoruz ki patronlara karşı koyamayız. Krizin faturasını patronlara ödetmek için militan sınıf sendikacılığını yaratmak zorundayız. Onun için birincil görevimiz, çalıştığımız işyerlerinde sendikal mücadeleyi genişletmek ve örgütsüz hiçbir işyeri bırakmamaktır. Ama bununla da kalmamalı sendikalarımızı denetlemeli, sahip çıkmalı ve yozlaşmalarına izin vermemeliyiz. Bizden önceki sınıf kardeşlerimizin kazanımlarını korumak ve onurlu mücadelemizi sürdürmek boynumuzun borcudur.

15 Şubat 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...