Navigation

Buradasınız

Çeşitli sorunlar

(30.08.2008)

Birkaç senedir işyeri tatile çıkarken, üretilen ürünlerden işçilere poşetler içinde hediye dağıtıyor. Akşam mesaisi devam ederken dağıtım yapacakları haberini aldık. Paydos zili çaldığında hepimiz soyunma odalarına acele bir şekilde indik her zaman olduğu gibi.

(29.08.2008)

Dostlar, korkarım yakında nefes aldın iş kuralarını ihlal ettin diyecekler. Onlara göre biz nefes almadan durmaksızın çalışmalıyız, biz işçiler onlar için birer robot olmalıyız, su içmemeli, tuvalete gitmemeli, gülmemeli, konuşmamalı sadece çalışmalıyız, yani insanlıktan çıkmalıyız.

(28.08.2008)

DMO devlet sektöründe yer alan bir matbaa fabrikasıdır. Maliye Bakanlığının evraklarını, elektrik makbuzlarını, trafik ceza makbuzlarını, yani bize borç yükü olarak gerisingeri dönecek makbuzları üretiyoruz.

(26.08.2008)

Patronlar işlerine geldiğinde bizleri bir kâğıt parçası gibi kullanıp atıyorlar. Elbette ki yasaları da onlara hizmet ediyor. İş Kanununun 25/2 maddesi patronların bizleri tazminatsız işten çıkartmalarının yolunu döşüyor.

(24.08.2008)

Aslında biz işçiler olarak örgütsüz ve dağınık olduğumuz sürece kaybetmeye mahkûmuz. Örgütlü ve bilinçli olduğumuz zaman ise yalnızca altı aylık zammımıza değil koca bir dünyaya sahip olabiliriz.

(08.08.2008)

Tüm diğer kazanımlarımız gibi yıllık izin hakkımızın da gasp edilmemesi için mücadele etmeli ve örgütlü bir biçimde karşı koymalıyız. Hem çalışma saatlerimizin azaltılması ve yaşamaya zaman kazanabilmek hem de kısacık yıllık izinlerimizin daha uzun olmasını sağlamak, izinlerimizi ihtiyaç duyduğumuz...

(28.07.2008)

Selam arkadaşlar. Ben Gazi mahallesinde çalışan bir işçiyim. UİD-DER’le tanışalı henüz 6 ay oldu. İyi ki de tanışmışım.

(23.07.2008)

Geçen hafta bir işçi arkadaşımız fabrikada küfrettiği için “iş kanununun 25. maddesinin II. g ve h fıkrasından” dolayı işten atıldı. Olayın üzerinden fazla bir zaman geçmeden bir benzeri daha yaşandı. Fakat bu kez küfreden kişi bir işçi değil, patronun temsilcisi olan bölüm şefiydi.

(19.07.2008)

Ben 12 yaşında bir öğrenciyim. Ama öğrenciler bu sistemin içinde ezilip gidiyor. Yani bu sistem biz çocukları da eziyor.

(17.07.2008)

Yaklaşık 1400 kişinin çalıştığı bir iplik fabrikasında vardiyalı olarak çalışan bir işçiyim. 8 saatlik vardiya içerisinde sadece yarım saatlik dinlenme molamız var ve bunun 20 dakikası yalnızca yemekhaneye çıkmakla geçiyor. Kalan 10 dakikada ise nasıl karnını doyurabilirsen doyur.

(17.07.2008)

Ben Çelik-iş sendikasının örgütlü olduğu bir fabrikada çalışmaktayım. 1,5 sene önce imzalanan toplu sözleşmeyle birlikte sendikalı olduk. Şimdiye kadar elden maaş alıyorduk. Şimdi maaşlarımız bankaya yatıyor. Fakat bankaya yatan paranın tamamı maaş olarak gösterilmediğinden sigorta primlerimiz...

(13.07.2008)

Davanın seyri bir yana ben bu dava sayesinde yasaların işçiyi değil işvereni korumak için çıkarıldığını ve patronlar sınıfının ne kadar ikiyüzlü bir sınıf olduğunu bir kez daha gördüm. Elbette ki yasal yollardan hakkımızı arayacağız. Ama yasaların sınırını burjuvazinin çizdiğini unutmamak gerekiyor...

(13.07.2008)

İş yasası gereği 50’nin üzerinde çalışanı bulunan fabrikalarda işyeri hekimi bulunması gerekmektedir. Ben de yasanın gerektirdiği sayının birkaç katı olan bir gıda fabrikasında çalışmaktayım. Yaşamlarını kölece çalışma koşullarında törpüleyenler olarak, çalıştığımız ortamlarda birçok iş kazasına...

(13.07.2008)

Bir mensucat fabrikasında çalışan bir grup işçiyiz. Türk-iş’e bağlı Teksif sendikasının örgütlü olduğu işyerimizde birçok sorunlar yaşıyoruz. En önemli sorunlarımızdan biri çok düşük ücretlerle çalışıyor olmamızdır.

(06.07.2008)

Son zamanlarda kiminle konuşursam konuşayım hemen iş ve yaşam koşullarıyla ilgili çektiği sorunları anlatmaya başlıyor.

(30.06.2008)

Bizden önceki işçi kuşaklarının mücadele ederek aldıkları hakları, bizim örgütsüzlüğümüz ve sessiz kalışımız yüzünden patronlar bir bir elimizden alıyorlar. Fabrika ve iş hayatına başlayalı henüz iki yıl olmasına rağmen bu süre zarfında çok şeyleri yaşayarak öğrendim. İnsanlar her türlü çileyi,...

(21.06.2008)

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim işçilerin çalışma koşulları, yaşadığı sorunlar birbirinden hiç de farklı değil. Çünkü bugün kapitalist sistemin girmediği yer yok. Biz işçiler de bu sistemin bizim payımıza düşürdüğü sıkıntıları ve zorlukları her gün biraz daha acımasızca yaşıyoruz.

(20.06.2008)

Sigortamız yapılıyor gerçi ama artık sigortanın da fazla yararı kalmadı. Geçenlerde işçi arkadaşlardan biri uzun zamandır yürüyemeyen çocuğunun ameliyatla yürüyebileceği müjdesini aldı. Fakat bunun bir bedeli vardı, sigortalı olmasına rağmen tam 10 bin YTL daha ücret talep ettiler.

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Hemen hemen herkesin bildiği bu sözleri, Fransa kraliçesi Marie Antoinette söylemiştir. Halk ekmek bulamayıp açlık ve yoksulluktan kırılırken, kral ve soylular saraylarda vur patlasın, çal oynasın bir yaşam...
  • İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, servet ile sefalet arasındaki derin uçurumu gözler önüne seren bir rapor açıkladı. Oxfam raporunda ironik bir dille şu çarpıcı ifadeler yer alıyor: “Eğer herkes 100 dolarlık banknotlardan oluşan...
  • Merhaba dostlar! Metal işçisi kadınlar ve işçi eşleri olarak yazıyoruz bu satırları sizlere. Farklı şehirlerde, metale, demire şekil veren 130 binden fazla işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesini bizler de yakından takip ediyoruz. Kimimiz...
  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...
  • 86 fabrikada 130 bin işçiyi kapsayan metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi, MESS’in dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı. Haftalardır kitlesel basın açıklamaları, iş bırakma eylemleri ve yürüyüşler gerçekleştiren on binlerce metal...
  • “MESS dayatmalarına sabrımız taştı” diyen, yaptıkları eylemlerde “grev” diye haykıran metal işçileri Gebze’de buluşuyor. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocak Pazar günü Gebze’de bir araya gelerek MESS dayatmalarına karşı seslerini...
  • Öyle zamanlardan geçiyoruz ki doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğru addedilir oldu. Namuslu, dürüst olmak enayilik, saflıkmış gibi yansıtılıyor. Gerçekler bilinçli bir şekilde ters yüz ediliyor. İnsanı insan yapan kıymetli...
  • İstanbul/Bakırköy Belediyesi’nde çalışan işçiler ve kamu emekçileri toplu sözleşmenin uygulanmaması, sosyal haklarının verilmemesi ve ücretlerin geciktirilerek ödenmesine karşı eylem yaptı. Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şubenin çağrısıyla...
  • Hesabını bilmek, her işçi için önemlidir. Tabi bunun için az da olsa matematikten, dört işlemden anlamak gerekir. İlkokul yıllarımda ve daha sonrasındaki okul hayatımda, tıpkı benim gibi matematikten pek de haz etmeyen arkadaşlarımın yaptığı gibi,...
  • Çocuk denildiğinde muhtemelen hemen herkesin aklına masumiyet ve saflık gelir. Çocukluk leke tutmaz bir dönemidir insanın. Çirkinlikler, kötülükler çocuklara yakıştırılmaz, çocuk hep hoş görülür. Oynanan oyunların etkisiyle yıpranmış, kirlenmiş...
  • Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesinin örgütlü olduğu rüzgâr türbini kanadı üreten TPI Kompozit’in T1 ve T2 işletmelerinden 3’er işçi işten atıldı. Atılan işçilerden birisinin sendika temsilcisi, bir kısmının ise delege olduğu öğrenildi. ABD menşeli...
  • Nâzım Usta’nın dediği gibi “Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmasalar vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…”
  • Metal işkolundaki grup toplu sözleşme sürecinde işveren sendikası MESS’in dayatmaları karşısında işçiler boyun eğmiyor, mücadele ediyor. Üç yıllık sözleşme süresi, esnek çalışma ve sefalet zammı dayatan MESS’in, ücret zammı teklifini ilk altı ay...