Navigation

Buradasınız

İşçiler Demokratik Hak ve Özgürlüklerin Yok Edilmesine Hayır Diyor!

UİD-DER'den Hayırlı Bir Şarkı:


Demokratik Hakları Ortadan Kaldıran, Dernekleri Kapatan, OHAL’i Kalıcılaştıran, Grev Yasaklayan Tek Adam Rejimini İstemiyoruz!

İşçiler Tek Adam Rejimine Hayır Diyor!

İşçiler, emekçiler, kardeşler!

Önümüzdeki süreçte tek adam rejimini getiren anayasa değişikliği oylanacak. Bu gelecek günlerimizi belirleyecek çok önemli bir oylamadır. Bu yüzden iyi düşünmeli, tartışmalı, anlamalı ve öyle karar vermeliyiz.

Biz üreten, tüm zenginliği var eden ama yoksullukla boğuşan işçi sınıfıyız. Biz işçilerin, emekçilerin penceresinden bakıyoruz dünyaya! Anayasa değişikliğine de işçi sınıfının penceresinden bakacağız!

(08.03.2017)

Son günlerde Türkiye’nin gündemini oluşturan referandum süreci, biz emekçileri yakından ilgilendiriyor. Hükümet elindeki bütün imkânları kullanıp halkı ”evet” e ikna etmeye çalışırken, biz işçilerin onlara cevabı ne olmalı? Atanamayan bir öğretmen olarak benim de bu soruya verecek bir cevabım var.

(06.03.2017)

Biz işçiler olarak referandumda “hayır” dememiz gerektiğini düşünüyoruz. Neden mi? OHAL sürecinde iş cinayetlerinin artması, işçilerin hak arama çabalarının bastırılması yetmez mi? Daha birkaç gün önce, 2 Martta, Fethiye’de krom madeninde gerçekleştirilen “kontrollü” patlamada Sezgin Altın isimli...

(06.03.2017)

Geçtiğimiz gün işyeri servisinde bir sorunla karşılaştık. Servis şoförü bir arkadaşımızı istediği yerde indirmedi ve problem büyüdü, yönetime gitti. Neyse, sorunu hep birlikte gidip konuşarak çözdük. Ben de bu sorun üzerinden başkanlık sisteminin ne menem bir şey olacağını arkadaşlara anlatmaya...

(05.03.2017)

AKP hükümeti, 16 Nisanda yapılacak referandumda, tek adam rejimi getiren başkanlık sisteminin onaylanmasıyla “milli irade”nin tecelli edeceğini iddia ediyor. İşçi ve emekçi kitleleri tek adam rejimine ikna etmek için “milletin seçtiğini yani milletin iradesini başa getireceğiz” diyor. Yürüttükleri...

(05.03.2017)

Bir gün iş çıkışı başka bir yöne gideceğim için servisimi değiştirdim. Servisin arka koltuğuna oturdum. Servis hareket etmeden referandum tartışmasının ortasında kaldım. Sessizce bir süre dinledim. Arkadaşlarımız birbirlerini dinlemeden bağırıp çağırıyorlardı, herkes ötekini susturmaya çalışıyordu...

(04.03.2017)

İşyerinden rahatsızlanan bir arkadaşımızı ziyarete gittik. Yedi kadın bir aradayız. İşyeri sorunlarımızdan ve günlük hayhuydan açılan sohbet referanduma geldi. Arkadaşlardan birine “ne diyeceksin referandumda, ne düşünüyorsun?” diye sordum. Başını sertçe kaldırıp öfkeyle “tabii ki hayır diyeceğim”...

(03.03.2017)

Biz işçilerin hayatında önemli değişiklikler yaratacak olan “başkanlık sistemini” işyerlerinde işçi arkadaşlarımızla sürekli konuşuyoruz. Geçim sıkıntısıyla boğuşan birçok kadın “tabi ki HAYIR diyeceğim” diyor. Çay molasına çıktığımızda bizim katın temizlik işlerine bakan ablamızla sohbet ediyordum.

(03.03.2017)

İktidardaki partiyle elleri daha da güçlenen patronların oyunları bitmek bilmiyor. Hem işçileri sudan sebeplerle işten çıkartıyorlar hem de “işçiler iş beğenmiyor, çalıştıracak işçi bulamıyoruz, biraz mütevazı olsunlar, aldıkları ücrete kanaat etsinler, ne iş verilirse yapsınlar” diye yüzsüzce...

(02.03.2017)

AKP hükümetinin 15 yıllık iktidarı boyunca övündüğü, AKP’ye oy veren işçi arkadaşlarımızın da bunlarla avunduğu ve dilinden düşürmediği bazı icraatları var. Ne zaman iktidar partisine oy veren bir arkadaşımız ile sohbet etsek “ama adamlar yol yaptı, köprü yaptı, metro yaptı, hastanede sıra...

(02.03.2017)

Ekonomik kriz derinleştikçe işçi sınıfına saldırılar artıyor. Ücretler düşmekte ama yediğimiz içtiğimiz her şeye zam gelmekte. Bir de bunların üstüne işsizlik gün be gün artıyor. Genç işsizlik %22,6’ya yükseldi ve öyle görünüyor ki kriz daha da derinleştikçe “istikrarlı” bir şekilde yükselecek bu...

(02.03.2017)

Referandum tartışması başladığından beri insanların bir kısmında kararsızlıklar oluşmaya başladı. Bu kararsız kalan işçi arkadaşlarımız sorgulamaya devam ediyorlar. Ofiste haberlere göz atarken koca puntolarla yazılmış olan bir başlık dikkatimi çekti. Bunu ofisteki diğer bir arkadaşımla paylaştım.

(01.03.2017)

Referanduma kısa bir zaman kaldı. Her geçen gün sohbetlerimizin gündemi daha çok referandum oluyor. Biz de sağlık işçileri olarak UİD-DER aracılığıyla düşüncelerimizi diğer işçilere ulaştırmak istedik. Ayrıca sitede metal fabrikalarında çalışan işçilerin ve tüm işçilerin seslerine ses katıyoruz ve...

(01.03.2017)

Geçen gün uzun zamandır sohbet etmeye fırsat bulamadığım bir arkadaşımla buluştuk. Sohbetimiz, işyeri sorunları, sağlık durumları derken referanduma geldi. “Ne olacak bu gidişata tepki verilecek mi, bugüne kadar AKP’ye oy veren işçi kardeşlerimiz referandumda ‘hayır’ diyecek mi?” diye konuşurken...

(01.03.2017)

Hepimizin bildiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sevdasına tutulmuş durumda. Bunun siyasi propagandasını yapan siyasetçiler ise meydanlarda çeşitli açıklamalar yapıyorlar. Neymiş efendim “Büyük ve Güçlü Türkiye” yolunda en büyük engel parlamenter sistemmiş, başkanlık gelmezse ülke bölünürmüş...

(01.03.2017)

Referandumda rejim değişikliği yapılmak isteniyor. İnsanın aklına da haklı olarak şu soru geliyor; nereden çıktı bu değişiklik? Zaten 15 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti değil mi?

(28.02.2017)

Yorduysa seni makine olmak / Öfkeliysen tezgâh başında / Bitkin düşüyorsan her gün sonunda / Hayır de… / Yoksunsan adaletten / Mahrumsan eşitlikten / Hep azsa bugünkü dünkünden / Hayır de…

(28.02.2017)

Ne zaman tek bir kişi iktidarı söz konusu olmuşsa, o zaman işçilerin, emekçilerin yaşamı zehir olmuştur. Bundan dolayı hayatımızı belirleyecek olan referandumda “HAYIR” diyen işçi kardeşlerimizi destekliyor ve Avcılar’dan sesleniyoruz: “Geleceğimizi karartmalarına izin vermemek için HAYIR diyoruz....

(28.02.2017)

Nisan ayında yapılacak referandum için siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, sendikalar neden “evet” ya da neden “hayır” demek gerektiğini anlatan çalışmalar yapmaya başladı. İktidar yanlıları, “evet” demenin emekçiler açısından bir faydası olmadığını bildiklerinden olsa gerek, halkı kendi...

Sayfalar

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının, emekçi kadının mücadelesi bastırılamaz, yok edilemez. İşçi sınıfının devrimci önderlerinin açtığı yollar kapatılamaz, kurduğu köprüler yıkılamaz. O köprülerin geleceğe uzanması engellenemez. Yayın akışımızın hemen başında yer...
  • Üç günlük yayın akışında gördüğümüz gibi, işçi sınıfı ve emekçi kadınlar sayısız sorunla boğuşuyor. Ancak tüm bu sorunlara karşı durmanın yolu bir araya gelmek ve dayanışma içinde olmaktır. İşte UİD-DER Kadın Komitesi bunun için var. Kapitalist...
  • Bulutlar Adam Öldürmesin… İnsanın içine işleyen sözler Nâzım Hikmet’e ait. Dostu Zekeriya Sertel, Nâzım’ın bu şiirinin yazılma hikâyesini aktarır anılarında. Ona “bilir misin barış için yapılacak bir propagandada türkülerin ne büyük bir rolü...
  • Türkiye’de işçi sınıfının sorunları büyüyor, emekçi kadınların sorunları ise daha da büyüyor. Özellikle pandemi sürecinde kadınların sorunları katlanarak arttı. Koronavirüs perdesiyle örtülen ekonomik krizin yıkıcı etkileri, siyasi iktidarın baskı...
  • Japon sınıf kardeşlerimiz, dayanışma duygularını ve 8 Mart coşkusunu bizlerle paylaşıyorlar görüntülerde. Başkent Tokyo’da ve diğer 5 büyük şehirde Demokratik Kadınlar Kulübü öncülüğünde gerçekleştirdikleri eylemlerde Japon işçi sınıfının içinde...
  • Yasaklar, baskılar, zorba ve faşizan yönetimler ya da koronavirüs… Emekçi kadınların şiddete, cins ayrımcı politikalara, eşitsizliğe, ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı mücadelesi devam ediyor. Kıtadan kıtaya emekçi kadınlar cesaretle...
  • Evet, hiçbir zaman tam karanlık değildir gece. Yıldızlar parıldadıkça, güneş doğuncaya, gün ışıyıncaya kadar karanlıkta yol gösterirler bize. Karanlıkta o yıldızlara bakarız, yönümüzü kaybetmekten ve umutsuzluğa düşmekten kurtuluruz. Aynı şekilde...
  • İlerici, mücadeleci kadınların baskısıyla Birleşmiş Milletler 1975 yılını “Dünya Kadın Yılı” ilan etti. Ama 1977’de de 8 Mart’ı gerçek özünden koparmak üzere hamlesini yaptı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü, kadınlara hediyeler alınarak...
  • 1970’lerle birlikte işçi sınıfı toplumsal ilerlemenin motor gücü olmuştu. Umudun kaynağı olmuştu. Sanatçılar, aydınlar, öğrenciler yüzlerini işçi sınıfına dönüyorlardı. O yıllarda üniversite işgalleri, grevler, fabrika işgalleri giderek yayılıyor,...
  • 1950’lerden itibaren Türkiye’de köyden kente göç katlanarak artıyordu. Milyonlarca insan kent yaşamına uyum, iş bulma, barınma yani yaşamını sürdürebilme sorunuyla yüz yüze kalıyordu. Yoksulluk ve kent yaşamı kadınların da sanayiye katılmasının...
  • 1917’nin Şubat ayında, yıkılmaz sanılan ve topluma korku salan Çarlık düzeni yerle bir oldu. Çarlığın çökmesine giden yolu, emekçi kadınlar açmıştı. Toplumda biriken öfke, Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarında patlamıştı. İşçi kadınların...
  • Dünden bugüne sayısız bilim insanı, sayısız aydın, sayısız işçi önderi kendini insanlığın mutluluğuna adadı. Onlar insanlığın çalışkan ve vefakâr evlatlarıydılar. Dikildiler kötülüğün yani sömürü düzeninin karşısına ve yol gösterdiler insanlığa!...
  • Neruda’nın dizeleriyle “ölümün ve tasanın çemberinden geçmiş analar” onlar. Toplanmışlar yine bir perşembe günü Plaza de Mayo yani Mayıs Meydanı’nda, evlatlarını kaybeden darbecilerden, egemenlerden hesap soruyorlar. Kaybedilen evlatlarının ve...