Navigation

Buradasınız

UİD-DER’le 1 Mayıs Coşkusunu Yaşayan İşçiler Anlatıyor

Mayıs 2012, No:50

Bu yıl da dünyada milyonlarca işçi, taleplerini haykırmak için 1 Mayıs’ta meydanlara aktı ve tek yürek oldu. Dünyanın en kitlesel 1 Mayıs kutlamalarından biri de Taksim Meydanı’nda yaşandı. “Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın!” kampanyasıyla işçileri 1 Mayıs’ta birlik olmaya davet eden UİD-DER, alanda yine göz doldurdu. Binlerce işçiyi kucaklayan UİD-DER korteji, canlılığı, kitleselliği ve tarzıyla dikkatleri üzerine çekiyordu.

UİD-DER, Şişhane’deki yürüyüş kolunda yerini aldıktan sonra, kendi programını başlattı. Ses aracından yapılan konuşmalarda 1 Mayıs’ı yaratan işçiler anılıyor, UİD-DER’in, işçi sınıfının ulusal ve uluslararası mücadele birliğini savunduğu dile getiriliyor, dünyanın dört bir yanında meydanları dolduran işçiler selamlanıyordu. Şarkılar, marşlar, şiirler ve sloganlarla birlikte UİD-DER kortejindeki coşku daha da yükseliyordu. Genç kadın ve erkek işçilerin coşku ve heyecanı görülmeye değerdi. UİD-DER medya ekibinin mikrofon uzattığı işçiler, 1 Mayıs alanında neler hissettiklerini anlattılar:

Genç bir kadın işçi: “1 Mayıs’ı bu alanda bu kalabalıkla, dayanışma içinde kutlamak gerçekten çok güzel, oldukça coşkuluyum.”

“Her şey çok güzel”

“Hayatımda ilk defa İstanbul’da 1 Mayıs’ı kutluyorum. Gerçekten müthiş bir alan. Geçen sene Ankara’daydım. Taksim’in ruhu farklı, heyecanı farklı, atmosferi farklı. Yani müthiş bir alan. Daha önce UİD-DER’le katılmadım. Arkadaşlarım sayesinde bu sene UİD-DER’le katılıyorum. Gayet memnunum. Örgütlenmesi olsun, alana girişi olsun, disiplini olsun, her şey çok güzeldi. Hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. UİD-DER gerçekten iyi çalışmış. Her şey çok güzel!”

Bir kadın işçi: “Dişle tırnakla kazanılmış haklar için burada olmak çok güzel. UİD-DER’le olmak, bu kadar kalabalık olmak, ayrı bir coşku veriyor.”

“Birbirimizi UİD-DER’de bulduk”

“Buradaki arkadaşlarla birbirimizi UİD-DER’de bulduk. UİD-DER bizi bir aile gibi bir araya getirdi. Iğdır’dan buraya geldik ve mücadele etmeyi, kavgayı, işsizliğe karşı gelmeyi UİD-DER’de öğrendik. Bu yüzden çok teşekkür ediyorum. Bana mücadele gücünü verdikleri için.”

Diğer arkadaşı ise heyecanla şunu söylüyor: “Bugün bambaşka bir gün!”

Seramik işçisi: “İnsanların ailesi ve çocuklarıyla beraber gelmesi çok önemli. Bu havayı teneffüs etmek önemli.”

Kucağında bebeğiyle gelen ve 11 yaşından beri işçi olan bir kadın: “Bu coşkuyu yaşamak istediğim için bebeğimi kapıp geldim, bebeğimin ikinci 1 Mayıs’ı, geçen sene henüz 8 aylıkken yine alandaydık.”

1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası mücadelesinin bir ürünüdür. Bu ruhla hareket eden UİD-DER kortejinde İranlı, Fransız ve İngiliz işçiler de vardı. İngiliz bir işçi şöyle diyordu: “UİD-DER kortejinde olmak kendi evimde, memleketimde olmak gibi bir şey.” İranlı işçi ise duygularını tarif edecek kelime bulamadığını söylüyor ve “İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son” kampanyası için UİD-DER’e teşekkür ediyor.

“UİD-DER Adana’da çok emek veriyor”

“Amylum Nişasta ve liman işçilerinin selamlarını getirdik. Bu selam boş bir selam değil. Çünkü UİD-DER orada çok emek veriyor. 58 gündür grevde olan Amylum işçilerinin yanında. Grevlerine destek oluyor.”

“UİD-DER’le her şey değişti”

“UİD-DER’le tanıştıktan sonra örgütlü mücadelenin önemini anladım. Ben çok değiştim. Fabrikalarda mücadele etmenin önemini anladım. Ben de bu uğurda bir şeyler yapmam gerektiğine inandım. Elimden geleni yapacağım. Çok heyecanlıyım. Daha önce örgütlü değildim, yalnızdım. Örgütsüzlük bizi bir noktaya getirir bırakırdı. Ama UİD-DER’le her şey değişti, mücadele ruhumuzu ortaya çıkardı.”

“Artık kendimi mutlu ve güçlü hissediyorum”

“İlk defa böyle bir kalabalık görüyorum. Çok ağır koşullarda çalışıyorum. Daha önce haklarımı hiç bilmiyordum. UİD-DER’le haklarımı öğrendim. Artık kendimi mutlu ve güçlü hissediyorum. Herkesi UİD-DER’e haklarını öğrenmeye davet ediyorum. Şöyle söyleyeyim: UİD-DER’e bir can borcum var.”

“Onlar olmasa sonsuza kadar bunu yapamazdım”

“Önceden tek başıma olduğum için hiçbir şey hissetmezdim. Şimdi sağımda solumda bu kırmızı renkler bana kendimi öyle güçlü hissettiriyor ki. Burada öyle bir hava var ki… UİD-DER iyi ki var! Onların sayesinde haklarımı savunmayı öğrendim. Onlar olmasa sonsuza kadar bunu yapamazdım.”

“Son nefesime kadar UİD-DER’liyim”

Pankart taşıyan bir işçi: “Ben ilk kez katılıyorum. Çok mutluyum, çok heyecanlıyım. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Tüm arkadaşlarımla beraber mücadele ettiğim için, UİD-DER’li olduğum için çok mutluyum. Yoruldum ama son nefesime kadar UİD-DER’liyim ve işçi arkadaşlarımın yanında olacağım. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!”

“Büyük ayıp, nasıl fark edemedik?”

İşçi Dayanışması dağıtan bir işçi: “Çok güzel tepkiler alıyoruz. Kortejin büyüklüğünü görenler, ‘nasıl bu kadar çok kişiyi topladınız?’ diye tepki veriyorlar. ‘İlk defa duyduk. Büyük ayıp, nasıl fark edemedik?’ diyenler var. Tanışmak isteyenler var. Telefon ve e-maillerini verip irtibat sağlamak isteyenler var. Kortejin başı var, sonu yok. Kızıl kızıl flamalar dalgalandıkça gururlandık.”

“İçim içime sığmıyor”

“İyi ki çağırmış UİD-DER bizi 1 Mayıs’a. Gelmeyenlerin seneye mutlaka gelip bu havayı soluması lazım. İçim içime sığmıyor. Her zamankinden kalabalığız. Seneye daha da kalabalık olmalıyız. Herkesi 1 Mayıs’a UİD-DER saflarında katılmaya çağırıyorum.”

“Talepler işte böyle elde edilir”

“İyi ki gelmişim. Bundan sonra hep geleceğim. Buradan tüm işçilere örgütlü gücün ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyorum. Talepler işte böyle elde edilir.”

Ağırlıklı olarak genç işçilerden oluşan, örgütlü ve disiplinli bir şekilde Taksim alanına giren UİD-DER, dönüş yolunda da coşkusunu ve disiplinini kaybetmedi. UİD-DER’in bu duruşu çevreden yoğun alkış aldı.

15 Mayıs 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...