Buradasınız
UİD-DER’le 1 Mayıs Coşkusunu Yaşayan İşçiler Anlatıyor
UİD-DER, Şişhane’deki yürüyüş kolunda yerini aldıktan sonra, kendi programını başlattı. Ses aracından yapılan konuşmalarda 1 Mayıs’ı yaratan işçiler anılıyor, UİD-DER’in, işçi sınıfının ulusal ve uluslararası mücadele birliğini savunduğu dile getiriliyor, dünyanın dört bir yanında meydanları dolduran işçiler selamlanıyordu. Şarkılar, marşlar, şiirler ve sloganlarla birlikte UİD-DER kortejindeki coşku daha da yükseliyordu. Genç kadın ve erkek işçilerin coşku ve heyecanı görülmeye değerdi. UİD-DER medya ekibinin mikrofon uzattığı işçiler, 1 Mayıs alanında neler hissettiklerini anlattılar:
Genç bir kadın işçi: “1 Mayıs’ı bu alanda bu kalabalıkla, dayanışma içinde kutlamak gerçekten çok güzel, oldukça coşkuluyum.”
“Her şey çok güzel”
“Hayatımda ilk defa İstanbul’da 1 Mayıs’ı kutluyorum. Gerçekten müthiş bir alan. Geçen sene Ankara’daydım. Taksim’in ruhu farklı, heyecanı farklı, atmosferi farklı. Yani müthiş bir alan. Daha önce UİD-DER’le katılmadım. Arkadaşlarım sayesinde bu sene UİD-DER’le katılıyorum. Gayet memnunum. Örgütlenmesi olsun, alana girişi olsun, disiplini olsun, her şey çok güzeldi. Hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. UİD-DER gerçekten iyi çalışmış. Her şey çok güzel!”
Bir kadın işçi: “Dişle tırnakla kazanılmış haklar için burada olmak çok güzel. UİD-DER’le olmak, bu kadar kalabalık olmak, ayrı bir coşku veriyor.”
“Birbirimizi UİD-DER’de bulduk”
“Buradaki arkadaşlarla birbirimizi UİD-DER’de bulduk. UİD-DER bizi bir aile gibi bir araya getirdi. Iğdır’dan buraya geldik ve mücadele etmeyi, kavgayı, işsizliğe karşı gelmeyi UİD-DER’de öğrendik. Bu yüzden çok teşekkür ediyorum. Bana mücadele gücünü verdikleri için.”
Diğer arkadaşı ise heyecanla şunu söylüyor: “Bugün bambaşka bir gün!”
Seramik işçisi: “İnsanların ailesi ve çocuklarıyla beraber gelmesi çok önemli. Bu havayı teneffüs etmek önemli.”
Kucağında bebeğiyle gelen ve 11 yaşından beri işçi olan bir kadın: “Bu coşkuyu yaşamak istediğim için bebeğimi kapıp geldim, bebeğimin ikinci 1 Mayıs’ı, geçen sene henüz 8 aylıkken yine alandaydık.”
1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası mücadelesinin bir ürünüdür. Bu ruhla hareket eden UİD-DER kortejinde İranlı, Fransız ve İngiliz işçiler de vardı. İngiliz bir işçi şöyle diyordu: “UİD-DER kortejinde olmak kendi evimde, memleketimde olmak gibi bir şey.” İranlı işçi ise duygularını tarif edecek kelime bulamadığını söylüyor ve “İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son” kampanyası için UİD-DER’e teşekkür ediyor.
“UİD-DER Adana’da çok emek veriyor”
“Amylum Nişasta ve liman işçilerinin selamlarını getirdik. Bu selam boş bir selam değil. Çünkü UİD-DER orada çok emek veriyor. 58 gündür grevde olan Amylum işçilerinin yanında. Grevlerine destek oluyor.”
“UİD-DER’le her şey değişti”
“UİD-DER’le tanıştıktan sonra örgütlü mücadelenin önemini anladım. Ben çok değiştim. Fabrikalarda mücadele etmenin önemini anladım. Ben de bu uğurda bir şeyler yapmam gerektiğine inandım. Elimden geleni yapacağım. Çok heyecanlıyım. Daha önce örgütlü değildim, yalnızdım. Örgütsüzlük bizi bir noktaya getirir bırakırdı. Ama UİD-DER’le her şey değişti, mücadele ruhumuzu ortaya çıkardı.”“Artık kendimi mutlu ve güçlü hissediyorum”
“İlk defa böyle bir kalabalık görüyorum. Çok ağır koşullarda çalışıyorum. Daha önce haklarımı hiç bilmiyordum. UİD-DER’le haklarımı öğrendim. Artık kendimi mutlu ve güçlü hissediyorum. Herkesi UİD-DER’e haklarını öğrenmeye davet ediyorum. Şöyle söyleyeyim: UİD-DER’e bir can borcum var.”
“Onlar olmasa sonsuza kadar bunu yapamazdım”
“Önceden tek başıma olduğum için hiçbir şey hissetmezdim. Şimdi sağımda solumda bu kırmızı renkler bana kendimi öyle güçlü hissettiriyor ki. Burada öyle bir hava var ki… UİD-DER iyi ki var! Onların sayesinde haklarımı savunmayı öğrendim. Onlar olmasa sonsuza kadar bunu yapamazdım.”
“Son nefesime kadar UİD-DER’liyim”
Pankart taşıyan bir işçi: “Ben ilk kez katılıyorum. Çok mutluyum, çok heyecanlıyım. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Tüm arkadaşlarımla beraber mücadele ettiğim için, UİD-DER’li olduğum için çok mutluyum. Yoruldum ama son nefesime kadar UİD-DER’liyim ve işçi arkadaşlarımın yanında olacağım. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!”
“Büyük ayıp, nasıl fark edemedik?”
İşçi Dayanışması dağıtan bir işçi: “Çok güzel tepkiler alıyoruz. Kortejin büyüklüğünü görenler, ‘nasıl bu kadar çok kişiyi topladınız?’ diye tepki veriyorlar. ‘İlk defa duyduk. Büyük ayıp, nasıl fark edemedik?’ diyenler var. Tanışmak isteyenler var. Telefon ve e-maillerini verip irtibat sağlamak isteyenler var. Kortejin başı var, sonu yok. Kızıl kızıl flamalar dalgalandıkça gururlandık.”
“İçim içime sığmıyor”
“İyi ki çağırmış UİD-DER bizi 1 Mayıs’a. Gelmeyenlerin seneye mutlaka gelip bu havayı soluması lazım. İçim içime sığmıyor. Her zamankinden kalabalığız. Seneye daha da kalabalık olmalıyız. Herkesi 1 Mayıs’a UİD-DER saflarında katılmaya çağırıyorum.”
“Talepler işte böyle elde edilir”
“İyi ki gelmişim. Bundan sonra hep geleceğim. Buradan tüm işçilere örgütlü gücün ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyorum. Talepler işte böyle elde edilir.”
Ağırlıklı olarak genç işçilerden oluşan, örgütlü ve disiplinli bir şekilde Taksim alanına giren UİD-DER, dönüş yolunda da coşkusunu ve disiplinini kaybetmedi. UİD-DER’in bu duruşu çevreden yoğun alkış aldı.
İşçilerin Sordukları /2
Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası
- Filler, Karıncalar ve Kıssadan Hisse
- “Bu Sene Hiç Kiraz Yediniz mi?”
- Aşçı ya da Doktor… Çocuklarımız Ezilmekten Nasıl Kurtulur?
- Söyleyecek Sözümüz, Verecek Hesapları Olmalı
- Gazze ve İnsanlığın Onur Mücadelesi
- Bizi Güçlü Kılan Birlik ve Dayanışmadır!
- Emekten Yana Bir Bilim İnsanı: Alice Hamilton
- Kölelerin İsyanı, Ücretli Kölelerin Gücü
- İşçi Dayanışması 208. Sayı Çıktı!
- Brecht ve İşçiler İçin Sanat
- Örgütlü Olamayan Ucuz İşgücü Olur
- Komşunun Evi Yanarken…
- İşçi Gençlik Patronların Kölesi Olmayacak
- On Depo Benzin İle Ölçülen Emek
- Yaşadığımız Çağın Sorumluluğunu Almak, Guido Gibi Olmak!
- “Greve Çıktık, Elimize Ne Geçti?”
- Sağlıksız Bir Sağlık Anlayışı
- Kim Bu Herkes?
- Zeytin Ağacına Bile Düşmanlar!
- Sorunlarımızı Aşmak İçin Birlik Olmaya İhtiyacımız Var!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...