Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları /2

Mayıs 2012, No:50

Sigortasız çalışıyorum. Ne yapmam lazım, nereye şikâyet edebilirim?

Sigortasız çalışmak kayıt dışı çalışmak anlamına gelir. Bir işçinin işe başladığı ilk gün sigortasının da başlatılması zorunludur. Sigortamızı yapmayan patronu, Bölge Çalışma Müdürlüklerine şikâyet edebilir, suç duyurusunda bulunabiliriz. Diğer taraftan patronun sigortamızı düzenli olarak yatırıp yatırmadığını e-devlet hesabımızdan takip etmeliyiz. 

İş güvenliğinin olmadığı alanlarda her geçen gün artan iş kazaları onlarca işçi kardeşimizin canına mal oluyor. Meslek hastalıkları gün gün daha bir artıyor. Bu nedenle kayıtlı çalışmak, yani sigortalı olmak tüm bu risklere karşı bir sağlık güvencesi anlamına gelir. Aynı zamanda emekli olunduğunda da emeklilik maaşının bağlanması için bir garantidir.

İşçiler deneme süresi içerisinde sigortasız çalıştırılabilir mi?

Hiçbir işçi her ne sebeple olursa olsun, sigortasız çalıştırılamaz. Buna deneme süresi de dâhildir. Ancak deneme süresi, işçinin sigortasını yapmamak için patronların bir bahanesi haline gelmiştir.

Deneme süresi hakkındaki bir diğer hususta, bu sürenin en çok 2 ay olarak belirlenmesidir. Fakat patronlar bu süreyi keyfi olarak 4 aya kadar çıkartabiliyor ve bu 4 aylık süre içerisinde işçinin sigortasını yapmıyorlar. İşe başladığımız ilk günden itibaren sigortamızın yapılmasını istemeli ve yatırılıp yatırılmadığını kontrol etmeliyiz. 

18 yaşından küçük işçilerin sigortası olur mu?

Çocuk işçilik her geçen gün artmaktadır. İşçi sınıfının çocukları okul yerine, atölyelere, fabrikalara giderek çalışma hayatına katılıyor ve ucuz işgücü olarak kullanılıyorlar. İş Yasası, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimini bitirmiş olan çocukların; bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitimini devam edenlerin ise okuluna devam etmesine engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilmesini onaylamaktadır. Çocuk işçilerin işe alınmadan önce işin niteliğine uygun olup olmadığının sağlık raporu ile belgelenmesi gerekiyor. Aynı zamanda çocuk işçiler de sigortasız çalıştırılamazlar. 18 yaşından küçük olması, işçinin sigortasının yapılmamasının bahanesi olamaz.  

Geriye dönük sigorta primi yatırılabilir mi?

Genellikle, bugün yarın denerek milyonlarca işçinin sigortası yapılmıyor. Buna izin vermemeliyiz. Eğer sigortasız çalışmış ve işten ayrılmışsak, yatırılmayan sigorta primlerimizin geriye dönük yatırılması talebiyle iş mahkemesine başvurabiliriz. Geriye dönük sigortamızın yatırılması için dava açma süresi işten ayrıldıktan sonra 5 yıldır. Bu 5 yıllık süre içinde, şahitlerimizi ayarlayıp, işyerinde çalıştığımızı belgeleyen evraklarla, patronu iş mahkemesinde dava edebiliriz.

İşsizlik sigortasından hangi durumda, nasıl yararlanılır?

İşsizlik sigortasından faydalanmak için işsiz olmak yeterli olmalıyken, devlet bazı sınırlamalar getirerek bu durumu güçleştirmiştir. İşsizlik maaşından faydalanmak için işçinin kendi kusuru dışında bir nedenle sözleşmesinin feshedilmesi, son 3 yıl içinde en az 600 gün sigorta primi yatırılması gerekiyor. Ancak bu yeterli değildir. Ayrıca işçinin işten atıldığı tarihten önceki son 120 günlük sigorta priminin, kesintisiz olarak yatırılmış olması şartı aranıyor. Bu haktan faydalanmak için İş ve İşçi Bulma Kurumuna en geç bir ay içinde başvuruda bulunmak gerekiyor.

Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır, nasıl ödenir?

Kıdem tazminatını alabilmek için ya işçinin kendi sözleşmesini geçerli bir nedenle sona erdirmesi ya da patronun İş Yasasının 25/2 maddesinin haricinde bir nedenle işten çıkartması gerekir. İşyerinde 1 yılını dolduran işçiler kıdem tazminatı alabilirler. Kıdem tazminatı giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanmak zorundadır. Giydirilmiş brüt ücretten kasıt; işçiye verilen ikramiye, prim, kullanılmamış yıllık izin sürelerinin parası, yakacak yardımı, yol parası, yemek, giyim, aile, çocuk, konut yardımı gibi ek ödemelerin de dâhil olduğu brüt ücrettir. 

Yasaya göre kıdem tazminatı bir seferde ve peşin olarak ödenir. Patronlar kıdem tazminatını parçalara bölerek ödemek ister. Ama işçi bunu kabul etmek zorunda değildir. Taksitlenmesi ancak işçinin kabul etmesine bağlıdır.

15 Mayıs 2012

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...
  • Sağlık sistemindeki çöküş salgınla birlikte daha görünür hâle geldi. Sağlık çalışanlarının yükü artarken, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık işçileri bu duruma sessiz kalmıyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının (SES...
  • Çok şahit olmuşuzdur ilginç haber başlıklarına. “Emeklilere Müjde”, “Çalışanlara Müjde”, “Artık Herkes Kıdem Tazminatı Alacak” vs... Ama haber içeriğine baktığımızda hiç de müjdeli bir şeyle ya da başlıkta söylendiği gibi heyecan verici bir haberle...
  • “Bir adım öne geçme zamanı! 60 yıllık tecrübemizi çalışma hayatımızın yarınları için seferber ediyoruz. Ülkemizi geleceğin merkezi yapmak için teknoloji hareketini başlatıyoruz.” Metal Sanayicileri Sendikası MESS ilk ürününü paylaşmaktan gurur...
  • Sağlıklı bireyler olabilmek başta sağlıklı beslenmekten geçiyor. İyi beslenenler daha az hasta olurlar. Özellikle kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskleri de düşer. Bağışıklık sistemleri güçlü olduğundan Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara...
  • Koronavirüs salgını dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükünü daha da arttırdı. Bu süreçte hayata geçirilen tüm uygulamalar bilim kisvesi altında yapılırken gelin biz de artan iş yükü ve gece mesailerini bilimsel çerçevede değerlendirelim....
  • Ah ah ne günlerdi! Hasta olmaktan ve iğnelerden korksam da hasta olunca yiyeceğim güzel yemeklerin hayalini kurardım çocukken. O zamanlar pek öyle dolabımız dolmazdı. Okula giderken yılda toplasan beş defa bile harçlık aldığımı bilmem. Alsak bile en...
  • Pandemi ortaya çıktığından beri biz işçilerin sırtına binen yük her geçen gün artıyor. Biz işçiyiz, yük hayvanı, bir alet ya da makine parçası değiliz. Bizlerin de yaşamları, aileleri ve özlemleri var. Ama öyle bir düzende yaşıyoruz ki, biz işçiler...
  • Dünyanın birçok ülkesinde ücret artışı, iş güvenliği önlemlerinin alınması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık alanında daha fazla istihdam gibi taleplerle sokaklara çıkan sağlık işçilerine İranlı sağlık işçileri de katıldı. İşçiler 2...
  • UİD-DER olarak, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yılbaşı akşamı ve takip eden üç gün boyunca yaptığımız yayın akışı sırasında dünyanın dört bir yanından sınıf kardeşlerimizin mücadelelerini hatırlattık. “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat Umut...
  • 2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve...
  • Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle sık iş cinayetlerinin gerçekleştiği sektörlerin başında gelen tersanelerde yine bir iş cinayeti yaşandı. İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesinde 9 Ocakta gerçekleşen iş cinayetinde 25 yaşındaki İsmail...

UİD-DER Aylık Bülteni