Navigation

Buradasınız

Uluslararası İşçi Sınıfı Ayakta!

Aralık 2011, No: 45

Kapitalizmin yol açtığı küresel kriz devam ediyor. Krizin bedelini işçi sınıfına ödetmek isteyen patronlar, “kemer sıkma” programlarını hayata geçirmeye çalışıyor. Ancak dünyanın birçok ülkesinde işçi sınıfı, daha fazla işsizlik, yoksulluk ve sömürü anlamına gelen bu faturanın bedelini ödemeyi reddediyor. Geçtiğimiz ay birçok ülke geniş çaplı grevlerle sarsıldı. Dünya işçi sınıfı, bu saldırıların engellenmesini mücadele gündemlerinin başına oturtmuş bulunuyor. 

İngiltere

30 Kasımda tam 2 milyon kamu işçisi işe gitmedi. Onun yerine, işyerlerinde sadece grev gözcülerini bıraktılar ve alanlara aktılar. İngiltere’de son 80 yılın en büyük grevi olarak gerçekleşen 30 Kasım grevi, hayatı durdurdu. Okullar kapandı, hastaneler neredeyse boşaldı. Trenler, otobüsler durdu. Uçaklar havalanmadı. Çöpler toplanmadı. İngiliz hükümeti, greve desteği engellemek için karalama kampanyaları düzenledi ama halk bu oyuna gelmedi ve greve destek verdi. 30’dan fazla sendikanın çağrısıyla düzenlenen grev için hazırlıklar haftalar öncesinden başladı. Hükümetin planı, emeklilik yaşını 67’ye çıkarmak, sağlık ve eğitime ayrılan bütçeyi kısmak, ücretleri dondurmak, ücretlerden yapılan kesintileri ve vergileri arttırmak, yüz binlerce işçiyi işten çıkarmak. İşçilerin planıysa hükümetin bu hevesini kursağında bırakmaktı! Bu nedenle greve en geniş katılımı sağlamak için çalışmalar yapıldı. Özel sektördeki işçilerin desteği sağlandı. Uluslararası dayanışma çağrıları yapıldı.

İngiliz hükümeti, işçilere yüklü bir fatura keserken, patronlar sınıfına kıyak üstüne kıyak yapıyor. Sadece İngiliz Bankası’na aktarılan “kurtarma paketi” 75 milyar avro. İngiliz işçiler, bu saldırılar karşısında boyun bükmüyor, mücadeleyi seçiyor. Birmingham’da eyleme katılan işçiler şöyle diyor: “Bugün milyonlar sokakta, çalışmıyor. Emeklilik hakkımızı ve sosyal haklarımızı korumak için, geleceğimiz için mücadele ediyoruz. Bugün biz milyonlarca işçi, mücadelemizle kazanabileceğimizin güçlü bir mesajını veriyoruz.”   

Belçika

Belçika’da tam 540 gün hükümet kurulamadı. Ancak bu kadar uzun bir süre anlaşıp hükümet kuramayan egemenler, işçi sınıfına karşı planladıkları saldırılarda tam bir uzlaşma ve uyum içinde harekete geçtiler. “Tasarruf” adı altında bir dizi saldırı yasasını hayata geçirmek için bir araya geldiler: Saldırı paketi, ilk kez işe girecek genç işçiler için iş güvencesini ortadan kaldırıyor. İşsizlik ödeneğinden faydalanabilmek için 12 ay bekleme şartı getiriyor. İşsizlik ödeneğini azaltıyor. 40 yıl çalışma ve 62 yaşında emekli olma zorunluluğu getiriyor. Sağlık hizmetlerinde kesinti yapıyor. Hükümet, işbaşına gelince ücretleri de düşürmeyi planlıyor. Belçikalı işçiler bu saldırıya karşı büyük bir grev gerçekleştirdiler. 3 sendikanın çağrısına uyan yüz binlerce işçi ülkede hayatı durdurdu, gösterilere ve mitinglere katıldı.

Patronlar ve medya grev öncesinde kara propaganda yürüttü. “Greve çıkanların, bu zor günlerde ülkeye sırtlarını dönen sorumsuz insanlar olduğu” haberleri yapıldı. Ama grevin büyük destek görmesi engellenemedi. Belçika işçi sendikaları, bu grevin bir başlangıç olduğunu ve koalisyon hükümeti çağrılarına kulak vermezse genel grev düzenleyeceklerini açıkladılar.

Yunanistan

Küresel krizin en çok etkilediği ülkelerden biri olan Yunanistan’da, işçiler saldırılara boyun eğmiyor. Krizden çıkabilmek için birçok “kemer sıkma” programı devreye sokuldu. Ancak işçiler bu saldırılara, peş peşe yaptıkları genel grevlerle sert yanıtlar veriyorlar. İşçi grevleri Yunanistan siyasetini tam anlamıyla felç etti ve hükümet işçilerin basıncı sonucunda istifa etmek zorunda kaldı. İşçiler, yeni hükümete de grev yaparak “hoş geldin” dediler. 1 Aralıkta gerçekleşen grevde “daha fazla yoksulluğa hayır, daha fazla yüke hayır, şimdi yeni bir düzen zamanı” diye haykırdılar. Yunan egemenlerinin işçi sınıfını hizaya sokma çabaları, tüm ülkeye yayılan grevlerle cevap buluyor.

Portekiz

24 Kasımda gerçekleşen genel grev, son 23 yılın en büyük grevi oldu. İşsizlik ve hayat pahalılığı altında inim inim inleyen Portekiz işçi sınıfı, özel sektörde günlük çalışma süresinin yarım saat uzatılmasına, kamu sektöründe ücret kesintilerine ve kamu hizmetlerindeki kısıtlamalara karşı ayağa kalktı. Yüz binlerce işçinin katıldığı grev özellikle genç işçiler için çok önemliydi. Gençler arasında işsizlik rakamları ülke tarihinin en yüksek düzeylerini gösteriyor. İşçi sınıfına saldıran hükümet ise, çok sayıda işçinin daha işten çıkarılacağını duyurdu. Portekizli işçiler, yaptıkları grevle gelecekleri için korkusuzca mücadele etmeye devam edeceklerini ilan ettiler.

Bulgaristan

Ekonomik krizin etkileri Bulgaristan ekonomisini de uçuruma sürüklüyor. 27 bin işçinin çalıştığı Bulgaristan Demiryolları yönetimi “tasarruf” gerekçesiyle çok sayıda işçi çıkaracağını duyurdu. Bunun üzerine Podkrepa Emek Federasyonu ve Bulgaristan Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu 24-26 Kasım tarihinde 3 günlük grev gerçekleştirdi.

Demiryolu işçilerinin 3 günlük grev tren seferlerinin durmasına neden oldu. Seferlerin %77’si iptal edildi. Bulgaristan-İstanbul seferini yapan tren de yola çıkmadı. Bulgaristan hükümeti demiryolu işçilerine haklarını vermek yerine, onları “uluslararası alanda Bulgaristan’ı rezil etmekle” suçladı. Ama işçiler işlerine sahip çıkmakta ve haklarını almakta kararlı.

İran

Ortadoğu’nun sanayisi en gelişmiş ülkelerinden biri olan İran, işçi sınıfının mücadelesini boğmak için kanlı yöntemler uygulamaya devam ediyor. Sendika kuran, hakları için mücadele eden, eylemlere katılan işçiler hapse atılıyor, hatta idam ediliyor. İranlı sendikacılar ve işçiler ise kararlılıkla işçi sınıfının sosyal ve demokratik hakları için mücadele veriyorlar.

İran’da işçilere hiçbir biçimde örgütlenme ve sendikalaşma hakkı tanınmıyor. İş kanununda, işçiler lehine hiçbir madde bulunmuyor. Grev kesinlikle yasak. Ama tüm bu baskılara rağmen geçtiğimiz aylarda 6 bin 500 Bandar İmam Petrokimya işçisi greve gitti ve gösteriler düzenledi. Belediye otobüs şirketinde çalışan işçilerin örgütlendikleri Vahid Sendikası’nın tüm yöneticileri tek tek hapse atıldı, ama otobüs işçileri mücadeleden geri adım atmadılar.

İran’da Vahid Sendikası’nın yöneticilerine uygulanan baskılar dünyada büyük tepkilere yol açtı. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Sendikaları Federasyonu ITF ve Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC’a bağlı işçiler İranlı sendikacılarla dayanışmayı yükselttiler, eylemler düzenlediler. Bunun üzerine İran Devleti, Vahid Sendikası’nın bir  yöneticisini serbest bıraktı. Ancak 30 Kasımda serbest bırakılan İbrahim Madadi bir hafta sonra tekrar tutuklandı. Aynı sendikanın yöneticilerinden Rıza Şahabi de 2010’dan beri tutuklu. Şahabi, yaklaşık bir aydır baskı ve zulme karşı açlık grevinde. Derneğimiz UİD-DER, sendikal baskıların durdurulması, tutuklu işçi ve sendikacıların serbest bırakılması için başlatılan uluslararası kampanyaya katılıyor. Tüm sınıf kardeşlerimizi ve sendikacıları bu kampanyaya destek vermeye çağırıyor. (Bu kampanyaya güç vermek için www.uidder.org sitemizi ziyaret ediniz)

İtalya Grevlerle Sarsılıyor

İtalya’nın en büyük 3 işçi sendikası bir araya geldi ve hükümetin “kemer sıkma” programına karşı grev kararı aldı. Ekonomik kriz ve işçi sınıfının kitlesel grevlerinin ülkede yarattığı siyasi krizin etkisiyle, geçtiğimiz ay Berlusconi hükümeti istifa etmişti. İtalyan işçi sınıfı yeni gelen hükümeti de grevlerle karşıladı. 13 Aralık gününden itibaren bir haftalık süreç “grev haftası” ilan edildi.

Basından otomotive, ulaşımdan metale kadar tüm sektörlerde işçiler sırayla greve çıktı. 3 ile 8 saat arasında iş bıraktı. İtalyan otomotiv devi Fiat’ın işçileri 8 saatlik bir grev uyguladı. Grevler kitlesel gösterilerle desteklendi.

İtalya, avro bölgesinin en büyük üçüncü ekonomisi ve küresel krizin en çok etkilediği ülkelerden biri. Bu nedenle işçi sınıfına yönelik saldırılarla krizin yükünü çalışıyor. Ancak İtalyan işçiler krizin faturasını ödemeyeceklerini eylemleriyle ortaya koyuyorlar.

15 Aralık 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçilerin, emekçilerin, gençlerin kapitalist sömürü düzenine ve bu düzenin yarattığı sorunlara karşı öfkesi büyüyor. Dünya meydanlarında işçi sınıfının öfkeli sesi, talepleri, özlemleri yankılanıyor. Ne baskılar ne yasaklar ne de polis-asker şiddeti...
  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...