Buradasınız
Uyan Necati, Uyan!
Esenyurt’tan bir metal işçisi

Bir gün bir karı koca kamp yapmaya karar vermiş. Güzel bir kamp alanı bulup çadırlarını da kurmuşlar. Yemeklerini yiyip, çadırlarına çekilmişler. Birkaç saat sonra kadın kocasını “uyan uyan!” diyerek dürtmüş. “Ne oldu? Ne istiyorsun?” diye sormuş adam. “Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle” demiş kadın. Adam gökyüzüne bakmış ve cevap vermiş: “Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte! Bir sürü yıldız görüyorum.” Karısı tekrar sormuş: “Peki, bu sana neyi gösteriyor?” Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünmüş “sonsuzluğu mu?” demiş. Kadın ise “ah Necati ah! Çadırımızı çalmışlar!” diye cevap vermiş.
Her ne kadar bu bir fıkra olsa da durumumuz tam da bu değil mi? İşçi sınıfını bin bir türlü yol ve yöntemle; türlü türlü yalanlar, milliyetçi ve şoven söylemler, diziler-filmler, ağır çalışma koşulları ile derin uykulara sevk ediyorlar. Patronların yalan makinesi işçiler üzerinde öyle bir etki ediyor ki adeta işçilerin beyni felce uğruyor. Birçok işçi, kendisine kölelik koşullarını reva gören patronuna “baba” diyebiliyor, “et ve tırnak gibiyiz” yalanına inanabiliyor. Kimileri kurtuluşu daha çok çalışmakta arıyor, kimileri ise her şeyin sorumlusunun dış mihraklar olduğuna inandığı gibi dünyanın bizi kıskandığı yalanına da kolayca kanabiliyor. Şüphesiz ki patronlar sınıfı, işçi sınıfının uyanmasından ölesiye korkuyor ve bu yüzden yalan makinelerini tam gaz çalıştırıyor.
Fakat egemen sınıfın ne kadar yalancı, ne kadar düzenbaz olduğu günün sonunda hep ortaya çıkar. Bir tarafta muazzam bir zenginliğin, diğer tarafta ise devasa bir yoksulluğun birikmesi söz konusudur çünkü. Sermaye sınıfı, işçi sınıfını türlü yalanlarla uyutmaya çalışsa da kendisi de bilmektedir ki işçi sınıfı gerçekleri eninde sonunda görür. Nitekim işçi sınıfının pek çok ülkede tekrar tekrar ayağa kalkması da bunu gösteriyor.
Akan Kan Bizim de Kanımızdır!
Sevdayı Taşımak
- Kamu Emekçileri, Ancak Birleşirse Kazanabilir!
- Sınıf Temelinde Örgütlü Olmak Sabırlı Olmaktır
- Bir Yaz Akşamı…
- Artık Kurdu Gözünden Tanıyorum!
- İşsizliğin Sebebi Sözleşme mi?
- “Bu İşçiler de Çok Nankör Canım!”
- Digel Tekstil İşçilerinin Mücadelesi Devam Ediyor
- Grevci TPI Kompozit İşçileri Kararlı
- Amazon Depo İşçileri Haklarını İstiyor
- İşsizliğe Karşı Mücadele Kapitalizme Karşı Mücadeledir!
- Hak Aramak Değil Grev Kırmak Vebaldir
- Bu Pahalılıkta Tatil Yapmak mı?
- “UİDER” Değil, “UİD-DER”
- Sırrı Abimizi Mücadelemizde Yaşatacağız
- Erol Eğrekler ve İşçi Sınıfı
- Patronlar “Kullan At” İşçi İstiyorlar!
- İşçi Sınıfı Olarak Ders Çıkaralım
- Grönland’ın Buzulları ve Egemenlerin Kâr Arzusu
- Dünü Unutmadan, Bugüne ve Geleceğe Bakabilmek…
- Emekliliği Kim Bitirdi?
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...