Navigation

Buradasınız

Ana Haber Bülteni

Evet, sayın seyirciler ana haber bültenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Bir önceki bültenimizde sizlere grev yasaklarından bahsetmiştik. Yasaklar durmuyor, grevler daha başlamadan yasaklanmaya devam ediyor. Kristal-İş Sendikasının Şişecam fabrikalarında aldığı grev kararı “milli güvenliği bozacağı” öne sürülerek hükümet tarafından 2 gün öncesinden yasaklandı. Durun daha bitmedi yasaklar; hükümet yasaklaya yasaklaya yola devam ediyor. Mefar ilaçta da grev, “genel sağlığı bozucu” ilan edilerek yasaklandı. İlaç grevinin genel sağlığı nasıl bozduğuna dair ise bir açıklama yapılmadı. İşçiler ise, sağlığı bozulmuş bir toplumun sağlığını ikinci kez nasıl bozabileceklerini anlamadıklarını ifade ettiler.

Saldırılar bununla da son bulmuyor sevgili seyirciler. Sermaye medyası “müjdeli” haber diye kıdem tazminatının fona devrini sizlere aktarıyor. Tarihte büyük mücadeleler sonunda kazanılan bu hak bir fona devredilmek isteniyor. Hükümet işçileri düşündüğünü söylüyor. İşçilerin kıdem tazminatı alamadığından dem vuruyor, bu konuya el atmak istiyor. Peki, sevgili seyirciler, bu fon işçiler için “hayırlı” mı olacak? Görünen o ki böyle bir durum mümkün değil! Daha önce kurulan fonlar bunun açık örneğini bizlere gösteriyor. Size en basitinden işsizlik fonundan bahsedeyim. İşsizlik fonunda milyarlarca lira birikmiş durumda. Bu paranın sadece %3’ünü işçiler kullanabilmiş. Bu fondan yararlanabilmek için belirli şartları sağlamak gerekiyor. Yani işsizlik fonundan yararlanmak için işsiz olmanız yeterli olmuyor. Oysa hükümetin çıkardığı yeni bir yasayla patronlar bu fonun %50 sini kullanabilecek. Yani işçilerin işsizlik fonu, yağmaya talana açılmıştır. Peki, sevgili seyirciler bahsi geçen bu kıdem tazminatı fonunun da böyle olmayacağının bir garantisi var mı? Buradan soruyoruz: Bu fon patronlar için yeni teşvikler, yeni yatırımlar fonu mu olacak?

Evet, sayın seyirciler şimdi spor haberleri ile karşınızdayız. Patronlar takımı, hakemin de (hükümetin de) desteğiyle bir penaltı kazanmış durumda ve gole çok yakınlar. Şu an işçi sınıfının takımında yoğun itirazlar var, bakalım sonuç ne olacak?

Şimdi de ekonomi haberleriyle devam ediyoruz. İşçilerin alım gücü gün geçtikçe iyice dibe vuruyor, hayat pahalılığı ücretlerin düşük olması işçiler için hayatı daha da çekilmez kılıyor. İşçiler, bu ekonomik sıkıntılarla baş etmenin yolunu fazla mesailerde buluyor. Sonuçsa artan iş kazaları, meslek hastalıkları ve yitip giden hayatlar. Bu ekonomik durum ilerde yaşanması muhtemel büyük krizlerin habercisi mi acaba?

Günün yorumu: Sizlere bir önceki bültenimizde kıdem tazminatı konusunun gündeme geleceğini söylememiştik. Şimdi kıdem tazminatının fona devri hususu en önemli gündemlerimizden biri. Sizlere Türkiye ve dünyadaki mücadele rüzgârlarından da bahsetmiştik. Evet, sayın seyirciler fona karşı mücadelede bizleri bekliyor. İşçilerin bir kısmı kıdem tazminatlarını korumak için kolları sıvamış durumda. Önümüzdeki günlerde bizleri mücadelenin beklediği aşikârdır. Bir sonraki bültenimizde görüşmek üzere mücadeleyle kalın!

6 Haziran 2017

Son Eklenenler

  • İşçilerin sağlığı ve güvenliği yerine patronların kârına öncelik veren sermaye düzeni, işçilerin canını almaya devam ediyor. Siyasi iktidar ise işçilerin canını zerrece umursamıyor, gerekli iş güvenliği önlemlerini almıyor ve sermaye sınıfını...
  • George Orwell “1984” kitabında, bizleri distopik bir dünyayla tanıştırıyor. Yıllardan 1984’tür. Romanın konu edildiği ülke baskıcı bir yönetimin elindedir. “BÜYÜK BİRADER” herkesi izler. Onun dünyasında özgürlük kavramı tam tersini ifade eder,...
  • Ben işimden dolayı gün içerisinde birden çok patron veya işveren temsilcisiyle konuşmak zorunda kalıyorum. Geçenlerde işlemlerini yaptığım bir patron ile aramızda geçen diyalogu sizlere anlatmak istedim. Yüzü beş karış adam, “nasılsınız” dememle...
  • “Kızımın hayalleri vardı, daha yapmak istedikler vardı, onu hayattan kopardılar.” Bu feryat, Pınar’ın bir cani tarafından katledilmesinin ardından acılı babanın haykırışı... Zekiye, Zeynep, Gül, Nurcan, Özgecan, Pınar ve daha ismini saymadığımız...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik verilerini çarpıtmaya ve gerçekleri tepetaklak etmeye devam ediyor. 10 Ağustosta da aynı yöntemi kullanarak işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK, kendisinin icat ettiği sınıflandırmalarla işsizliği olduğundan...
  • 4 Ağustosta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta büyük bir patlama gerçekleşti. Resmi rakamlara göre en az 158 kişi öldü, binlerce insan yaralandı, on binlercesi ise evsiz kaldı. Limandaki bir depoda, hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın yıllardır tutulan...
  • 2008 krizini takip eden aylarda toplu işten çıkarmaların yaşandığı pek çok şirkette işçilerin işten çıkarılmayı kabul etmeyerek direnişe geçtikleri elbette unutulmadı. Bugün yaşanmakta olan ağır ekonomik kriz döneminde, milyonlarca işçinin toplu...
  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...

UİD-DER Aylık Bülteni