Navigation

Buradasınız

Kıdem Tazminatı Teşvik Fonu Olmasın!

İktidarda olduğu dönem boyunca işçilerin kazanılmış haklarına tek tek saldırarak Türkiye’yi sermaye için dikensiz bir gül bahçesine döndüren AKP hükümeti, şimdilerde, işçiler için iş güvencesi anlamına gelen kıdem tazminatını fona devrederek ortadan kaldırmayı gündemine almış bulunuyor. İşçilere ucuz işçiliği, güvencesizliği, taşeronlaştırmayı, sendikasızlaştırılmayı ve iş kazalarını reva gören hükümet işverenlere ise tam gaz desteğe devam ediyor.

2008 krizinden itibaren sürekli patronlara teşvik ve destek paketleri çıkaran hükümet bu sefer de toplu sözleşme uygulayan patronlara her bir işçi için 164,70 lira destek sağlayacakmış. Bakanlar Kurulu Şubat ayında çıkarılan bir kararnameyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 71. maddesi uyarınca 2017 yılında işverenlere yapılacak desteği belirlemişti. Geçtiğimiz hafta ise şubat ayında çıkarılan bu kararnamenin birinci maddesine yeni bir fıkra ekleyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da onayı ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine 164,70 lira destek uygulanmasını kararlaştırdı.

Şubat ayındaki paket ile birlikte patronlar çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2017 yılına ilişkin olarak, aylık prim indirimi veya ödenecek primlerin hazine tarafından karşılanması desteğini almışlardı zaten. Şimdi bunlara ek olarak toplu iş sözleşmesi uygulanan işyeri patronlarına toplu sözleşme uyguladıkları işçi başına 164,70 lira destek verilecek. Hükümet “SGK’nın kasasında para yok, emeklilik yaşını 70’e çekmemiz lazım” diyerek işçileri mezarda emekliliğe mahkûm etmek istiyor. Beri yandan “kıdem tazminatı patronların ayağındaki prangadır” diyerek kıdem tazminatını fon yoluyla gasp etmek istiyor. Patronlara ballı teşvikler saçarak onları ihya etmeye devam ediyor.

Peki, hazine tarafından ödeneceği söylenen bu paralar nereden karşılanacak? Yıllardır işçi ücretlerinden kesilen işsizlik sigortası ödenekleri fonlarda birikmiş durumda ve işsizlik fonunda biriken para patronların iştahını kabartıyor. Daha öncekilerde olduğu gibi bu teşvik paketinin on milyarlarca liranın biriktiği işsizlik fonundan, SGK fonundan ve büyük kısmı işçilerden toplanan vergilerden karşılanacağı açık. Ayrıca kıdem tazminatı fonuyla işçilerin geriye dönük hak edilmiş ücretleri gasp edilerek paraları bu ballı teşvikleri karşılamak için patronlara peşkeş çekilecek. Zaten bu güne kadar işçilere geri dönmüş bir fon ya da ödenek olduğunu da görmedik.

Bizler işsiz kaldığımızda fondan yararlanamıyoruz. İşsizlik maaşı için başvuru yapmaya gittiğimizde önümüze birçok engel çıkıyor. İş bizim paramızı bize vermeye geldiğinde kırk takla atanlar, teşvik adı altında gözlerini kapatarak patronlara servetler veriyorlar. Bizler kimseden hakkımız olmayan bir şeyi bize vermesini istemiyoruz, kimseye avuç açmıyoruz; zaten bizim olan, bizden kesilenin bize verilmesini talep ediyoruz. Kıdem tazminatı iş güvencemiz, kazanılmış hakkımızdır. Gasp edilmesini, çarçur edilmesini istemiyoruz.

Biz işçiler bir araya gelemezsek patronların saldırıları karşısında sesimizi çıkaramayız. Patronlara vereceğimiz en iyi cevap örgütlü olmaktır. UİD-DER 2012 yılında kıdem tazminatının gaspına karşı büyük ve etkin bir kampanya yürütüp o dönem saldırının geriye püskürtülmesinde, kıdem tazminatı fonu yasasının rafa kaldırılmasında büyük bir rol oynamıştı. Tüm işçileri kıdem tazminatına sahip çıkmaya ve mücadelede yan yana olmaya davet ediyoruz.

6 Haziran 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 15 yıla yakındır metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Onlarca sözleşmeye şahitlik ettim. İşçinin iradesinin bu kadar göstere göstere çiğnendiğini görmedim. Çalıştığım işyerinde aylar öncesinden toplu sözleşmeye hazırlandık, bizlere ne görev düştü...
  • Uzun yıllardır metal sektöründe çalışıyorum. Türk Metal sendikasına bağlı olan fabrikalarda da çok çalıştım. İşçiler arasında Türk Metal’in gerçek yüzü, sarı sendika olduğu çok iyi bilinir. Türk Metal her defasında işçilerin haklı talepleri...
  • Gebze’de faaliyet gösteren bir fabrikada 10 yılı aşkın süredir çalışan bir metal işçisiyim. Malumunuz yakın bir zamanda bizlerin onayının olmadığı bir toplu sözleşme, sendikamız Birleşik Metal-İş Genel Merkez yöneticileri tarafından imzalandı. MESS...
  • Bildiğiniz gibi Ocak ayı işçilerin zam ayıdır. Her işyerinde zam sohbetleri olur. Bizim fabrikada da zam oranı ne kadar olacak diye merakla bekleniyordu. Nihayetinde maaşların ödendiği gün geldi ve işçi arkadaşlar bordolarını aldılar. Yapılan zammı...
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) işçileri, yönetimin değişmesinin ardından, AKP’nin bir örgütü gibi hareket eden Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa etmeye başladılar. Belediye-İş’e üye olan işçiler, işyerlerinde çoğunluğu sağlamalarına rağmen...
  • F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretildiği Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikasında çalışan işçiler, sendikalaştıkları için işten atılmış ve direniş başlatmışlardı. İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölge girişini direniş alanına...
  • Geçtiğimiz günlerde ekonomik kriz nedeniyle yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklenmiş, Antalya Manavgat’ta Halit Yılmaz adlı işçi, arkasında “borçlarımı ödeyemiyorum” notu bırakarak canına kıymıştı. İki çocuk babası Yılmaz’ın iki bankaya...
  • Adamın biri 50 katlı bir binanın üzerinden yere doğru düşüyormuş. Her kattan geçişi sırasında kendini rahatlatmak için “şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda ...” diye söyleniyormuş. Yere çarpana...
  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...