Navigation

Buradasınız

Kıdem Tazminatı Sınıfımızın Bize Mirasıdır

Biz genç işçiler kıdem tazminatının fona devredilmesine karşıyız. Kıdem tazminatı fona devredilirse iş güvencemiz tamamen ortadan kalkacak. İşyerlerinde her türlü ağır çalışma koşullarına boyun eğmek zorunda kalmamızı istiyorlar. İşsizlik kırbacıyla bizleri sürekli korkutacaklar. Biz gençlerin en büyük sorunu işsizliktir. Türkiye’de her üç gençten birisi işsiz. Çalışanların çoğu ise esnek ve güvencesiz koşullarda çalışıyor. Yıllarca özel istihdam büroları ve taşeronluk sistemi ile çalışma koşullarını alabildiğine esnettiler ve birçok hakkımızı gasp ettiler. Kıdem tazminatının fona aktarılması bu sorunlarımızı daha da büyütecek.

Biz genç işçiler kıdem tazminatının fona devredilmesine karşıyız. Kıdem tazminatı fona devredilirse iş güvencemiz tamamen ortadan kalkacak. İşyerlerinde her türlü ağır çalışma koşullarına boyun eğmek zorunda kalmamızı istiyorlar. İşsizlik kırbacıyla bizleri sürekli korkutacaklar. Biz gençlerin en büyük sorunu işsizliktir. Türkiye’de her üç gençten birisi işsiz. Çalışanların çoğu ise esnek ve güvencesiz koşullarda çalışıyor. Yıllarca özel istihdam büroları ve taşeronluk sistemi ile çalışma koşullarını alabildiğine esnettiler ve birçok hakkımızı gasp ettiler. Kıdem tazminatının fona aktarılması bu sorunlarımızı daha da büyütecek.

Hükümet kıdem tazminatına saldırı hazırlıklarını hızlandırmışken, bunun yanına yenilerini de ekliyor. “İstihdam Kalkanı” adı verilen saldırı paketine göre esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri daha da yaygınlaştırılacak. Bu pakette 25 yaşını doldurmayan veya 50 yaşın üstünde olan çalışanların daha kolay istihdam edileceği söyleniyor. Bu bahaneyle, çalışanların belirli süreli iş sözleşmelerine mahkûm edilmesinin önü açılacak. Bu durumdaki işçiler için iki yılı geçmemek üzere ve işin niteliğine bakılmaksızın belirli süreli iş sözleşmeleri yapılabilecek. Böylece bu durumdaki işçilerin kıdem tazminatı hakkı ortadan kaldırılacak. İş sözleşmesi belirli süreli olduğu için ihbar tazminatı da iş güvencesi hükümleri de söz konusu olmayacak. Siyasi iktidar bunlarla da yetinmeyip kıdem tazminatını fona devretme niyetinde. Patronların yarım asırlık rüyalarını gerçekleştirmek istiyor.

Siyasi iktidar kıdem tazminatını fona devrederek iş güvencesini tamamen ortadan kaldıracak ve işçileri patronlara karşı daha da savunmasız hale getirecek. Bunu kabul etmiyoruz. Kıdem tazminatı işçilerin nice mücadeleler vererek kazandığı bir haktır. İşçi ağabeyler ve ablalarımız bu hakkı mücadele ederek bu günlere kadar getirdiler. Nasıl ki kıdem tazminatı mücadeleyle korunarak bugünlere getirildiyse bugün de yapmamız gereken aynı şekilde mücadele ederek bu saldırıları püskürtmektir. Biz gençler ancak işçi sınıfının saflarında mücadele ederek geleceğimizi kurabiliriz.

18 Temmuz 2020

Son Eklenenler

  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...
  • Merhaba arkadaşlar. 22 Temmuz günü mücadeleci sınıf sendikacılığının sembol ismi Kemal Türkler’i anmak için UİD-DER’li işçi kardeşlerimle birlikte anmaya katıldım. Mezarlığa gittiğimizde arkadaşlarımın her birinin yüzünde işçi sınıfının...
  • 2012 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkartıldı. Bu kanun ile birlikte işyerlerinin birçoğunda iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu getirildi. Kamu kurumları ve 50’den az işçi çalıştıran işyerleri için uzman ve hekim...
  • Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artmaya devam ediyor. Bu can yakıcı sorun karşısında önlem almayan ve kadın düşmanı politikaları sürdürerek daha da körükleyen iktidara karşı emekçi kadınların tepkisi büyüyor. Petrol-İş Sendikası Gebze...

UİD-DER Aylık Bülteni