Navigation

Buradasınız

Anadolu’da İşçi Mücadeleleri Filizleniyor!

Mart 2015, No84
Anadolu kentlerinde de işçiler uyanmaya ve ayağa kalkmaya başlıyor, haksızlıklara ve sömürüye karşı birlik olmaya ve mücadeleye girişiyorlar. İtaatkâr ve kanaatkâr olmaları telkin edilen, bugüne değin kendi sınıflarının mücadelesiyle hiç tanışmamış işçilerin sabır taşı çatlıyor. İşçiler “artık yeter” diyorlar.

Uzun yıllardır patronlar, üretim tesislerini büyük şehirlerden Anadolu kentlerine kaydırıyorlar. Daha ucuz işçi çalıştırmak, devlet teşvikleri ve vergi muafiyetlerinden yararlanmak gibi avantajlar elbette patronları, fabrikalarını taşımaya özendiriyor. Ama daha da önemlisi patronlar, işçilerin sendikal ve siyasal örgütlenme bilincinin gelişmediği, işçilerin mücadele deneyimlerinden mahrum kaldığı bölgeleri bilerek tercih ediyorlar. Örgütsüz, bilinçsiz ve çaresiz durumdaki işçi, patronların sömürü iştahını kabartıyor. Ancak Anadolu kentlerinde de işçiler uyanmaya ve ayağa kalkmaya başlıyor, haksızlıklara ve sömürüye karşı birlik olmaya ve mücadeleye girişiyorlar. İtaatkâr ve kanaatkâr olmaları telkin edilen, bugüne değin kendi sınıflarının mücadelesiyle hiç tanışmamış işçilerin sabır taşı çatlıyor. İşçiler “artık yeter” diyorlar.

2015 yılının Ocak ve Şubat aylarında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde yaşanan işçi mücadeleleri dikkat çekicidir. 2018’e kadar kademeli olarak özelleştirileceği açıklanan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) işçileri özelleştirmelere ve işten çıkarmalara karşı mücadeleye başladı. Batman’daki TPAO işçileri 19 Ocakta iş bırakarak, küçültüleceği ve parça parça taşerona devredileceği açıklanan ağır nakliyat ünitesindeki 6 TIR’ın Ankara’ya götürülmesine engel oldular.

Kayseri’de Boydak Holding’e ait Boytaş mobilya fabrikalarında 5 Şubatta iş bırakan 2 bin işçinin eylemi, holdinge ait Merkez Çelik ve Bellona fabrikalarına da sıçradı. Öz-Ağaç-İş Sendikası’nın işçilerin taleplerini dikkate almaması ve düşük ücret dayatması üzerine Boytaş fabrikalarındaki işçiler birleşip iş durdurdu. İş durdurmakla da kalmayan Boytaş işçileri, holdinge ait diğer fabrikalara yürüyüp o fabrikalardaki işçileri de eyleme çağırdılar. Yaklaşık 3 bin 500 işçinin eyleme geçmesi üzerine eylem yerine gelen holding patronları işçilerce yuhalandı. Holding CEO’su Memduh Boydak’ın işçileri kandırmak için sarf ettiği “%30 zam verirsek iki sene içinde şirket batar” sözlerine aldanmayan, işten atma tehditlerine hep birlikte “işten at” sloganıyla yanıt veren binlerce işçi, patronu ve sendika bürokratlarını sıkıştırarak tavizler vermek zorunda bıraktı.

Şubat ayı başında bir işçi eylemi haberi de Sivas’tan geldi. Çelik-İş Sendikası’nda örgütlü Sivas Demir Çelik (SİDEMİR) fabrikasındaki 300 işçi de aylardır geciken ücretleri, yıllardır gasp edilen sosyal hakları ve patronun toplu sözleşme görüşmelerini 8 aydır sürüncemede bırakması yüzünden eyleme geçti. Yozgat Akdağmadeni/Ortaköy’de bulunan bir maden ocağında 3 aydır ücretlerini alamayan 350 işçi belediye ve kaymakamlıkla görüşerek sonuç alamayınca iş durdurarak eylem yaptı. Kastamonu’da SFC Orman ürünleri fabrikasındaki 380 işçinin grevi ve Gaziantep’te Akteks fabrikası işçilerinin direnişleri de yılın ilk iki ayında Anadolu kentlerinde gerçekleşen mücadeleler…

Bilecik Söğüt’te, Yıldız Holding bünyesindeki Söğütsen Seramik işçileri, Aralık ve Ocak ayı ücretlerini Şubat ayı başında alamadılar. Bin işçi 6 Şubatta üretimi durdurarak greve başladı. Patronların, ücretleri taksit taksit ödeme vaatlerine, tutulmayan sözlere, sürekli sigorta giriş-çıkışları ile haklarının yenmesine “artık yeter” diyen işçiler üretimi durdurdular. Fabrika müdürünün “fabrika kapanır, hepiniz işsiz kalırsınız” tehditlerine rağmen işçiler, “mücadeleye devam” kararı aldılar. 16 Şubatta patron temsilcisi, işçilerle toplantı yaptı. Bu toplantıda patron sözcüsü, “işçi haksız; Söğüt esnafının işçiye destek vermesi kışkırtma” diyor; işçi mücadelesinden duyduğu hazımsızlığı ve hakkını arayan işçiye karşı nefretini kusuyordu: “Normalde ikinci maaşlarınız hazır ama benimle inatlaştığınız için yatırmadım.”

İşçilerin hak aramasını ve eylem yapmasını hazmedemeyen patronlar öfkeden kuduruyorlar. İşten atarak, parasız bırakarak, işçilerin burnunu sürtmeye, işçilerden intikam almaya ve işçileri yıldırmaya çalışıyorlar. Patronların bu saldırganlıkları işçilere, daha örgütlü davranmanın zorunluluğunu gösteriyor. İşçiler birlik olarak ve mücadeleye girişerek sınıf olduklarını öğreniyor. Fabrikalarını nereye taşırlarsa taşısınlar, nihayetinde tüm patronlar işçi mücadelesiyle yüzleşecektir. Anadolu kentlerinde işçilerin hak arama bilincinin gelişmesi, patronlara kaçacak yer bırakmayacak. Bu mücadeleler büyük şehirlerdeki işçi mücadelelerine de dinamizm kazandıracaktır.

18 Mart 2015

Son Eklenenler

  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...
  • İş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. İnşaat sektörü işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalıştırıldığı sektörlerin başında geliyor. Yevmiye usulü ve çoğunlukla sigortasız çalıştırılan işçiler taşeron firmaların...
  • ABD’de siyah bir emekçinin polis tarafından sokak ortasında vahşice katledilmesinin ardından başlayan protesto gösterileri dünyanın çeşitli ülkelerine de yayıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı dillerde, siyah beyaz, kadın erkek, genç yaşlı yüz...

UİD-DER Aylık Bülteni