Navigation

Buradasınız

Aslan, Zebra ve Sermaye Medyası

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 105
Sermaye medyasından pompalanan düşünce ve duyguların amacı bizleri aldatarak kontrol altına almaktır. Medya, bizi kendi hayatımızın gerçeklerinden uzaklaştırıyor. Tüm zenginliği üreten işçiler olarak, egemenlerin yalanlarına kanmamalıyız.

Bir jenerik medyanın kime hizmet ettiğini çok çarpıcı şekilde anlatıyor: Televizyonda yaban hayatını anlatan bir belgesel var. Aslan bir zebrayı avlamak için hırsla peşinden koşuyor. Zavallı zebra can havliyle kaçmaya çalışıyor. Ama spiker şöyle diyor: “Zavallı aslan hiçbir şey yapmadığı halde zebra sürüsü etrafa zarar vererek kaçmaya başlıyor. Üstelik içlerinden biri iyi kalpli aslana çifte atarak onu öldürmeye teşebbüs ediyor!” Az ileride hin hin sırıtan aslan duruma açıklık getiriyor: “Televizyon kanalını satın aldım da…”

Anlayacağımız üzere medya sahibinin sesidir; basın özgürlüğü ise kocaman bir yalan! Medya, profesyonelce masum zebraları bir anda yırtıcı, haksız, zalim ve gaddar gösterebilir. Zebraların canına göz diken aslanları da ezilen taraf olarak göstermeyi başarabilir. Medya kimin elindeyse onun çıkarlarına hizmet eder, onu haklı gösterir. Aslan, medya araçlarına sahipse, sürüden ayrı düşen zebrayı afiyetle mideye indirir ama gene de kendisini mağdur gösterebilir. Zebranın kurtulmak için çırpınmasını büyük saldırı olarak sunabilir. Televizyon kanalının sahibi bir aslan olduğunda gerçekler ters yüz edilebilir.

Haftanın her günü izlediğimiz televizyon kanalları, okuduğumuz gazeteler, dergiler, telefonlarımıza da yüklü olan, bağımlı olduğumuz sosyal medya… Hiç düşündünüz mü? Hayatımızın her alanına girmiş olan haberler, diziler, klipler, çeşitli videolar kimler eliyle hazırlanır? Kanallarda gösterilecek programların yayınlanıp yayınlanmayacağına kim karar verir?

Hiç düşündünüz mü? Hayatımızın her alanına girmiş olan haberler, diziler, klipler, çeşitli videolar kimler eliyle hazırlanır? Kanallarda gösterilecek programların yayınlanıp yayınlanmayacağına kim karar verir?

Bugün insanları etkisi altına alan medya; inşaat, madencilik, otomotiv, enerji, turizm, finans gibi sektörlerde işçileri iliklerine kadar sömüren holdinglerin, patronların elindedir. Bu nedenle, televizyonlarda ne izleyeceğimizi, gazetelerde ne okuyacağımızı patronlar belirliyorlar. Bir aslanla bir zebranın çıkarları ne kadar ortaksa, bir işçi ile bir patronun çıkarları da o kadar ortaktır.

Televizyonlarda ne işçilerin yaşadığı sıkıntılar, acılar ne de haksızlığa karşı verdikleri mücadeleler gösteriliyor. İş kazalarının yaygınlaşması, işçilerin yoksullukla, kredi kartı borçlarıyla, ev kiralarıyla nasıl boğuştuğu anlatılmıyor. Bu sorunların çözümü için işçilerin sendikalı, güvenceli işlerde ve daha kısa iş saatleriyle çalışması gerektiği işlenmiyor. Bunun yerine patronların yatırım yapmak ve iş sahası açmak için nasıl çırpındığı, ne fedakârlıklar yaptığı, devletin onlara teşvik vermesi, yardım etmesi gerektiği anlatılıyor.

İşçiler haksızlıklara karşı mücadele etme yolunu seçtiklerinde seslerini duyurmak için çırpınıyorlar. Sermaye medyası işçilerin sesini duymuyor, bu mücadeleyi ekranlara taşımıyor. Kısacık birkaç saniye diliminde gösterilen haberlerse hak arayan işçileri karalıyor, izleyicilerin nezdinde haksız duruma düşürüyor. Sonuçta toplumun neyi nasıl düşüneceğine, gündemin ne olacağına biz değil, medyayı elinde tutan patronlar karar veriyorlar. Meselâ hükümetle ittifak kuran kesimleri medya öve öve göklere çıkartıyor, ama ittifak bozulduğu zaman medya yaygarayı kopartıyor; işte teröristler!

Son dönemde işçi ve emekçilerin, ezilenlerin sorunlarına değinen az sayıdaki televizyon da kapatıldı. Peki neden? Çünkü medyanın amacı yalanlarla gözlerimizi kör etmek ve kapitalist sistemin pisliklerini görmemizi engellemektir. Bu nedenle, gerçekleri gösteren, işçi emekçilerin, ezilenlerin yanında olan, hükümetin politikalarını eleştiren televizyon kanallarını, gazeteleri de kapatıyorlar.

Bilmeliyiz ki sermaye medyasından pompalanan düşünce ve duyguların amacı bizleri aldatarak kontrol altına almaktır. Medya, bizi kendi hayatımızın gerçeklerinden uzaklaştırıyor. Tüm zenginliği üreten işçiler olarak, egemenlerin yalanlarına kanmamalıyız. Patronların çıkarlarına değil, kendi sınıfımızın çıkarlarına hizmet eden işçi basınını takip etmeli, sınıf kardeşlerimizle omuz omuza dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmeliyiz.

24 Aralık 2016

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni