Navigation

Buradasınız

Bir Kadın Olarak Susmuyorum

Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir kadın öldürülüyor ya da tecavüze, tacize uğruyor. Bu acımasızlıklar zaten sık yaşanmakla birlikte gittikçe artıyor. Bu durumu normal bir hale getirmeye çalışıyorlar. Hükmet kadınları toplumda değersizleştiriyor. Erkeğin hizmetçisi olarak görüyor. Kadın evinde otursun, sadece çocuk doğursun, evde bile söz hakkı olmasın istiyorlar. Kadına her türlü muamele yapılsın ama kadının sesi çıkmasın, kadın dediğin susar diyorlar. Egemenler iktidarlarına kadınların üzerinden kirli siyaset yaparak devam ediyorlar.

Ülkeyi yöneten AKP hükümeti ve vekilleri bakın kadınlara neler sunuyorlar. Biz emekçi kadınlar söylenenleri asla unutmayız. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep tayip Erdoğan kadınları ikinci plana ittiğini şu sözleriyle ortaya koyuyor: “Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsin. O fıtrata terstir”, “Bir tane kız mıdır kadın mıdır bilemem”. Zihni bozuk olan vekillerin kadınlara söyledikleri sözler ise şöyle: Bülent Arınç: “Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek, herkesin içerisinde kahkaha atmayacak.” Mehmet Şimşek: “Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek.” Melih Gökçek: “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Günahı ne? Anası ölsün öyleyse.” Veysel Eroğlu: “Evdeki işler yetmiyor mu?”, Sefer Üstün: “Tecavüzcü kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur.” Mehmet Müezzinoğlu: “Annelerin annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir.” Uğur Işık: “Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var.” Vecdi Gönül: “Türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir. Batı kadınları maalesef ezilmektedir.” Nurettin Yıldız: “Her çalışan kadın gözü doymamış erkek demektir. Bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhşa hazırlık yapmış demektir.” İşte bu zihniyetler bizleri yönetmektedir.

AKP hükümetinin kadınlara yönelik sözlerinin ve yaptıklarının hesabını gün gelecek işçi sınıfı ve işçi sınıfının kadınları soracaktır. İşçi sınıfının kadınlarından korkuyorlar. Çünkü kadınlar bilinçlenirse kendi çocuklarını da bilinçli yetiştirecektir. Bilinçlenen işçi sınıfı zihni ve çarkı bozuk bu düzene son verecektir.

24 Haziran 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...