Navigation

Buradasınız

Boykot Var!

Ben devlet hastanesinde taşeron olarak çalışan bir sağlık işçisiyim. Yeni yılla birlikte yemekhanenin şirketi değişti. Yemeklerin kalitesi oldukça düştü. Birkaç gündür yemekhanede bir hareketlilik olduğunu sezinlemiştim. Bir gün öğle arası geldi ve tam yemeğe çıkacakken iki temizlik işçisi yolumu kesti. Ardından “senin başına bir şey gelse sana kim sahip çıkacak, biz böyle günlerde birbirimize destek olmalıyız” diyerek sohbete başladılar. Ne olduğunu anlamamıştım. Meraklı gözlerle bakıyordum yüzlerine. Meğerse bu yeni şirket 2-3 işçiyi işten atmış üstelik işçi arkadaşların hiçbir hakkını vermeden. Bunun üzerine hastanedeki taşeron işçilerin bir kısmı yemeğe çıkmayarak bu durumu protesto etmeye karar vermişler. Ben de işçi arkadaşlarımın bu haklı protestosuna dâhil oldum. İlk defa böyle bir durumla karşı karşıyaydım ve bu beni çok heyecanlandırdı. İşçilerin gözünden kararlılık okunuyordu. Sonraki günlerde olayın ayrıntılarını öğrenmek için işçilerle sohbet etmeye gittiğimde, çoğu işçinin birbirinden bihaber olduğunu gördüm. Belli ki bu boykot kararı birden bire ve plansız bir şekilde alınmıştı.

Yaklaşık iki hafta boyunca boykotumuz devam etti. Ne olup bittiğini öğrenmek için iki işçinin yanına gittim. Artık yemeğe çıkmaya karar verdiklerini, başhekimin ve onun gibi tuzu kuru yönetici tayfasının protestoya katılmadıklarını, bizi desteklemediklerini dile getirdiler. Bu yüzden de boykotumuzun başarıya ulaşamayacağını düşünüyorlardı. O günden beri boykot yavaş yavaş sönümlenmeye başladı.

İşin aslına bakılırsa biz bir kez daha patronların, yöneticilerin lafına bakarak hiçbir şey olmayacağını düşündük ama başarısız olmamızın tek sebebi örgütsüz olmamızdı. Patronlardan ve onların temsilcilerinden medet ummak boş bir beklenti içine girmekti zaten. İşçiler tarih boyunca kendi haklarını kendileri elde etmişler. Tabi bu haklar örgütlü mücadele ettikleri için elde edilmiş. Hastanede yaşadığım bu durum da akla örgütlülüğün önemini getiriyor. İşçiler özellikle AKP döneminde daha da artan bu ve benzeri sorunlarla karşı karşıya kalıyor, ancak kendi güçlerinin farkına varamadıkları için birleşerek bu sorunların üstesinden gelemiyor. Bizi örgütsüzleştiren patronlar ve onların tayfası, bizim bu durumumuzdan yararlanıyor. Bunun farkına varmalıyız ve işyerlerimizde örgütlü hareket ederek sorunlarımızla baş etmeliyiz.

30 Ocak 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...
  • Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Gebze Şubesi, 1. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirmiş, yeni yönetime Nuh Erdoğan, Gürcan Yücak, Selçuk Süzen ve Özgür Kotan seçilmişti. Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğini...
  • Merhaba dostlar. Biz UİD-DER’li bir grup sağlık işçisiyiz. Yaşadığımız bir olayı daha sizlerle paylaşmak istedik. Bir süredir merkezi Marmara olmak üzere depremlerle sarsılıyoruz. İstanbul ve çevresinde bu artçı depremler 24 Eylül itibariyle artış...
  • Market durağında yavaşlayıp baktım. Tanıdık bir yüz göremeyince, arabaya tekrardan gaz verip gideceğim sırada, kısa boylu, göbekli, kalın dudaklı esmer biri arabaya doğru hareketlendi. El kol hareketi yapıp arabayı durdurmaya çalıştı. Yavaşladım....
  • Karayipler’in en yoksul ülkelerinden biri olan Haiti’de yoksul işçi ve emekçilerin protesto gösterileri devam ediyor. Haiti halkı, Şubat ve Haziran aylarında yüksek enflasyona, yoksulluğa ve hükümetin yolsuzluklarına karşı ayağa kalkmıştı. Haitili...