Navigation

Buradasınız

Çok Şey mi İstiyoruz?

Ben Gebze Çayırova’da lise 1’inci sınıfta okuyan bir öğrenciyim. Belki de hayatımın en verimli olduğu ve öğrenmeye en elverişli olduğum zamanlardayım. Yaşımdan ve öğrenciliğimden dolayı aklınıza, işçilerin sorunlarıyla ne ilgisi var gibi bir soru gelmiş olabilir. Ben ki işçinin elinden tuttuğu çocuk, ben ki işçinin sırtında ki yüküm. İşçiler bana, bize bu kadar değer verirken nasıl olur da onları düşünmemek gibi bir hataya düşebilirim? Bunca yıldır işçi ailesinde yaşadığım halde, işçilerin sorunlarını düşünmediğim, sorunların çözümünün bir adım dahi ileri taşınmadığını gördüğüm için üzüntü duyuyorum.

Bizler, bize vaatler sunulmasını beklerken tehditler yoluyla okuyoruz. “Eğer okumazsanız…” ile başlayan cümlelerle bizi hırslandırmaya çalışıyorlar. Böyle bir eğitim sistemini reddediyorum! İnsanların gözünde itibar kazanmak için okumak değil, insanlara fayda sağlamak için okumalıyız. Bu düzenin, sadece eğitim çerçevesinde değil her alanda tehdit yoluyla insanları kendisi için bir şeyler yapmaya zorlamasının gelinecek son nokta olduğunu düşünüyorum.

“Güçlünün adaleti, adaletin güçsüzlüğüdür.” Adalet aynı bir ekmek gibi ufalanıp yok olmuş veya adaletin eşit kollu terazisinin, eşitsizlikten ötürü kolları kesilmiştir. Düşüncelerimizi çocukça düşünceler olarak algılamayın lütfen. Bizim istediğimiz karıncaların uçup, sineklerin yürümesi değil… Geceleri dahi güneşi gökyüzünde görmek de değil. Tek istediğimiz bu gibi güzel şeyleri düşünmek için bizlere zaman verilmesidir.

Ben ki geleceğin işçisi olarak, ben ki geleceğin annesi olarak, ben ki geleceğin avukatı, doktoru, mühendisi olarak, tek değilim. Tek istediğim gençlere daha güzel bir dünya, insancıl çalışma saatlerini kazanmak için “dünyanın bütün işçilerinin birleşmesidir.”

18 Mayıs 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfı tarih denen sahneye defalarca fırlamış ve sömürü düzenini yıkmak için destansı mücadeleler vermiştir. Yine verecektir. İnsanlık büyük bir değişimin eşiğinde durmaktadır. Doğrudur, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! İnsanlık kapitalist...
  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...