Navigation

Buradasınız

Direnişçi Punto İşçilerinden Mektup

Mayıs 2014, No:74
Direnişte yer alan her birimiz uzun yıllardır deri işinde çalışıyoruz. Sendikalaşma mücadelesine girişerek işçilik yaşamımızın en doğru adımını attık. Direnişimiz boyunca pek çok etkinliğe katıldık. Yüzlerce insan karşısında konuşmayı, kendimizi ifade etmeyi öğrendik. Tüm bu yaşadıklarımız bizim için çok önemli ve değerliydi.

Merhaba işçi kardeşlerimiz! Punto Deri’de 288 gün boyunca sürdürdüğümüz direniş, işçi sınıfının bir kavgasıdır. Zeytinburnu’nda güvencesiz, kuralsız çalışma düzenine karşı bir başkaldırıdır bizim mücadelemiz! Basın açıklamaları, yürüyüşler, protesto eylemleri ve yargıda yürüyen mücadele dolu 288 günlük süreç, bize hem bilgi anlamında çok şey kattı, hem de çalışma koşullarımız iyileşti. Deri piyasasında; işçi bordrolarının gerçek ücretlere göre düzenlenmesinde, yıllık izinlerin düzenlenmesinde, çalışma saatlerinin düzelmesinde direnişimizin anlamlı katkıları oldu. Bu mücadeleyle amacımız, sendikayı işyerine sokmak, güvenceli çalışmayı da kazanabilmektir. Sınıfsal anlamda örgütlenme ve mücadele etme iradesi gösterebilmemiz başarıdır.

Mücadele etmeden hiçbir şey elde edilemez. Bu kadar haksızlığın yaşandığı deri piyasasında çok daha fazla mücadele edilmesi gerekiyor. 5 patron bir araya gelip hakkımızda karar verebiliyor. Bizler örgütlü olmadan, bir araya gelmeden bir şey elde edemeyiz. Her Aralık ayında patronlar birleşip zam oranını belirliyorlar. Buna boyun mu eğecektik? Hayır! Patronun tüm oyunlarını ve bizleri bölme çabalarını boşa çıkardık. İşçiler olarak birleştik, mücadele ettik.

Bu mücadelede yer alan işçilerin farklı etnik kimlikleri, farklı inançları, farklı siyasal düşünceleri vardı. Mücadelemiz bu farklılıklara sahip olan işçilerin, sınıf çıkarları temelinde birleşebileceğini bir kez daha göstermiştir.

Deri işçisi kardeşlerimiz, Zeytinburnu koca bir işçi havzasıdır. Bu havzada 10 bin deri işçisi ekmeğini kazanıyor. Bizler artık bir araya gelmenin yollarını bulmalıyız. Punto Deri daha başlangıçtır: Yargı süreçlerini kazandık, resmi tatilleri kazandık, direniş boyunca gece 22.00, 23.00’lara kadar süren fazla mesailer kaldırıldı. Kararlı olmayan insanlar zaten böyle bir direnişe kalkışamazdı. Geçmişte patron karşısında hep boynumuz büküktü. Birleştik, örgütlendik ve böylece dik durabilmeyi öğrendik. Özgüvenimizi ve kendimize saygımızı kazandık. Patron, 2006 yılında zam istediler diye 1 saat içinde 30 işçiyi işten çıkartmıştı. Bizim sürecimizde ise patron, sendikalı bir işçiyi sendikadan istifa ettirerek işten çıkarabilmek için aylarca uğraşmak zorunda kaldı. Sendikalı olarak işten çıkardığı her işçi ise iş mahkemesinde 16 brüt maaş tutarında tazminat kazandı. Üstelik düşük gösterilen sahte bordrolar üzerinden değil, gerçek ücretler üzerinden.

Direnişte yer alan her birimiz uzun yıllardır deri işinde çalışıyoruz. Sendikalaşma mücadelesine girişerek işçilik yaşamımızın en doğru adımını attık. Direnişimiz boyunca pek çok etkinliğe katıldık. Yüzlerce insan karşısında konuşmayı, kendimizi ifade etmeyi öğrendik. Tüm bu yaşadıklarımız bizim için çok önemli ve değerliydi.

Kardeşler, Punto Deri fabrikası önündeki fiili direnişimizi bitiriyoruz, ancak sınıf mücadelemiz devam edecek. Deri işçileri her düzeyde örgütlenmelidir. Sadece Zeytinburnu’nda 10 bin deri işçisi var. Herkesi birleştirecek kurumlar oluşturmak zorundayız. Örgütsüz işçi hiçbir şeydir. Mücadele sürecinde çok güzel şeyler yaşadık. Mücadele eden işçiler olarak din, dil, ırk, mezhep ayrımlarını tamamen ortadan kaldırdık. Kararlı mücadelemiz hepimizi kardeşleştirdi. Direniş boyunca ailemize hiç olmadığı kadar zaman ayırabildik, eş ve çocuklarımız mücadelenin ilk kazananlarıydı. Etrafımızdaki insanların takdirini kazandık, pek çok dost kurumla tanıştık. UİD-DER de bunlardan biriydi. UİD-DER (Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği) ailesi ile tanışmış olmamız başka bir kazanımdır. Çıkarsız, menfaatsiz olarak yanımızda olan insanlarla tanışmış olmamız başlı başına bir kazanımdır. Kimlerin sömürünün, haksızlığın karşısında olduğunu daha net gördük.

Mücadelemize destek olan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederiz. Zeytinburnu’ndaki deri işçilerine ve tüm sınıf kardeşlerimize çağrımız şudur: Biz direniş okulundan mezun olduk; tüm sınıf kardeşlerimizi yeni mücadeleler için bizimle iletişime geçmeye ve deneyimlerimizi paylaşmaya çağırıyoruz. Önümüzdeki dönemde gerçekleşecek mücadeleler daha deneyimli ve daha örgütlü olacak, sınıfımızın mücadele bayrağı çok daha ileriye taşınacaktır!

16 Mayıs 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...