Navigation

Buradasınız

DİSK’ten Eş Zamanlı Eylem: Kıdem Tazminatına Dokunma!

DİSK, kıdem tazminatının fona aktarılarak gasp edilmek istenmesine karşı 7 Haziranda Türkiye’nin pek çok bölgesinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Antalya, Adana gibi büyük kentlerde gerçekleştirilen eylemlerde, kıdem tazminatının işçilerin iş güvencesi olduğu ve DİSK’in sonuna kadar kıdem tazminatına sahip çıkacağı dile getirildi. Ankara’da Çalışma Bakanlığı, İstanbul’da ise Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü önünde basın açıklamaları gerçekleştirildi.

Ankara

Sosyal-İş, Nakliyat-İş, Birleşik Metal-İş, Genel-İş üyesi işçiler ve sendikacılar Çalışma Bakanlığına yürüdüler. Eyleme demokratik kitle örgütleri ve emekten yana siyasi partiler de destek verdiler. Yürüyüş boyunca ve eylem anında işçiler, sloganlarla kıdem tazminatına sahip çıktıklarını dile getirdiler ve grev yasaklarını protesto ettiler: Grev Hakkımız Söke Söke Alırız, Kıdemi Değil Taşeronu Kaldır, AKP Yasanı Al Başına Çal, İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek.

Burada bir konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “Fon dayatmasına sonuna kadar direneceğiz! Direnmekle yetinmeyecek, kıdem tazminatı hakkının geliştirilmesi ve garanti altına alınması için taleplerimizi yükselteceğiz!” dedi. Beko, konuşmasının sonunda, geçmişte kurulan fonların nasıl yağmalandığını, işsizlik fonunun nasıl patronlara peşkeş çekildiğini hatırlattı ve olası kıdem fonunun da başına aynı şeyin geleceğini dile getirdi. Beko, şu hususların alını çizdi: “Kıdem tazminatını leş kargalarına yedirtmeyeceğiz. Bugün gündemde olması gereken iş cinayetleridir. 15 Temmuz sonrası 150 bin kişi işinden oldu. 85’e yakın belediyeye kayyum atandı, buralardan 2000 kişi işten çıkarıldı. Belediye işçisinin hakları 4857 sayılı kanunda bellidir. İşe iade hakları var, dava açma hakları var. Ama hiçbirini kullanamıyorlar. Bugün gündemde olması gereken bu sorunlardır.”

İstanbul

Saat 12.30’da Tophane Tramvay durağında toplanan DİSK’e bağlı sendika üyesi işçiler, işyeri temsilcileri ve sendikacılar, sloganlarla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü önüne yürüdüler. “Kıdem Tazminatımız İş Güvencemizdir Dokunma!” yazılı pankart ve çeşitli dövizler taşıyan işçiler, eylem boyunca sık sık “Kıdeme Uzanan Eller Kırılır”, “Genel Grev Genel Direniş”, “Birleşen İşçiler Yenilmezler!” sloganlarını attılar. Eyleme demokratik kitle örgütleri de destek verdiler.

Müdürlüğün önünde DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu bir konuşma yaptı. Kıdem tazminatının kazanılmış bir hak olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, geçmiş işçi kuşaklarından bugünün işçilerine miras kalan bu hakkı gelecek işçi kuşaklarına bırakmanın borç olduğunu belirtti. Çerkezoğlu, AKP’nin kıdem tazminatını fona devretmek yoluyla gasp etmeye çalıştığını, üstelik gerçek niyetini işçi ve emekçilerden gizleyerek anayasal bir suç işlediğini söyledi. DİSK’in pek çok bölgede eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenlediğini söyleyen Çerkezoğlu, Mersin ve Gaziantep’te gerçekleştirilmek istenilen basın açıklamalarının OHAL bahanesiyle engellendiğine dikkat çekti. DİSK üyesi işçiler engellemeleri protesto ettiler.

Çerkezoğlu’nun ardından DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Adil Çiftçi basın açıklamasını yaptı. 80 yıllık temel bir işçi hakkı olan kıdem tazminatının patronlar ve hükümet tarafından gasp edilmek istendiğini belirten Çiftçi, taviz vermeyeceklerini dile getirdi. Hükümeti fon ısrarından vazgeçmeye çağıran Çiftçi, kıdem tazminatına yönelik ihlallere son vermek için bu hakkın güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. DİSK’in taleplerini sıralayan Çiftçi şöyle konuştu; “Eğer dertleri işçilerin kıdem tazminatı alması ise yıllardır dile getirdiğimiz taleplerimiz nettir!

  • Hiçbir ayrım olmaksızın bütün çalışanların kıdem tazminatına erişebilmesi, bu haktan yararlanması sağlanmalıdır.
  • Kıdem tazminatının fona devri gündemden çıkarılmalı, kıdem tazminatı doğrudan işverenin yükümlülüğü olarak kalmalıdır.
  • Kıdem tazminatı her türlü işten çıkarmada ve istifa halinde süre koşulu olmadan ödenmelidir.
  • Kıdem tazminatında tavan kaldırılmalıdır.
  • İşverenin icra ve iflası hallerinde diğer tüm alacaklardan önce işçi alacakları ödenmelidir.
  • İşverenin ödeme aczine düşmesi durumunda kıdem tazminatına garanti getirilmelidir. Kıdem tazminatı alacakları ücret alacağı sayılmalı ve kanunlarca düzenlenmiş olan “ücret garanti” uygulaması kapsamına alınmalıdır.
  • Kıdem tazminatı ödemekten kaçınan işverenlere ağır yaptırımlar getirilmelidir.
  • Kıdem tazminatı ile ilgili hükümler doğrudan 4857 sayılı İş Yasası sistemi içine alınmalıdır.

Eylemde metal, cam ve petrokimya sektörlerindeki grev yasakları da protesto edildi, grev yasaklarına karşı mücadele eden işçilere dayanışma mesajları gönderildi.

7 Haziran 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....
  • Son haftalarda dünyanın gündemi Covid-19 virüsü. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde görüldü ve dünyanın başlıca gündem maddesi haline geldi. Pek çok ülke sözde Covid-19 salgını ile mücadelede çeşitli paketler ve bütçeler açıkladılar.
  • Salgınlar ve hastalıklar her sektörden işçiyi tehdit ettiği gibi denizcilik sektöründe çalışan işçileri de tehdit ediyor. Gerek gemilerde çalışan işçiler olsun gerekse de tersanelerde çalışan işçiler olsun ölümlere rağmen hâlâ kötü koşullarda...
  • Merhaba dostlar, ben İstanbul Havalimanında uçak temizliğinde çalışan genç bir işçiyim. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüs adlı yeni tip virüsün yüzü aşkın sayıda ülkede görüldükten sonra Türkiye’ye de geldiği duyuruldu. Virüs nedeniyle market ve...
  • 1. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tüm işyerlerinde derhal ve eksiksiz alınsın! İşçilere, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetleme yetkisi verilsin! Önlemleri almayan işyerlerine ağır cezalar getirilsin!
    2. İşten atmalar...