Navigation

Buradasınız

Dünya Meydanlarında 8 Mart Coşkusu

Dünyanın dört bir yanında milyonlarca emekçi kadın 8 Mart coşkusuyla bir kez daha alanlardaydı! Sömürüye, savaşlara, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına, şiddete, adaletsizliğe, işsizliğe ve yoksulluğa karşı taleplerini dile getirdi. Emekçi kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ta, emekçi kadınlar kapitalist egemenlere seslendi: “Boyun eğmiyoruz, mücadele ediyoruz!” Dünya meydanları bir kez daha emekçi kadınların sömürüye, çifte ezilmişliğe karşı öfkesine ve kararlılığına şahit oldu.

Dünyanın dört bir yanında milyonlarca emekçi kadın 8 Mart coşkusuyla bir kez daha alanlardaydı! Sömürüye, savaşlara, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına, şiddete, adaletsizliğe, işsizliğe ve yoksulluğa karşı taleplerini dile getirdi. Emekçi kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ta, emekçi kadınlar kapitalist egemenlere seslendi: “Boyun eğmiyoruz, mücadele ediyoruz!” Dünya meydanları bir kez daha emekçi kadınların sömürüye, çifte ezilmişliğe karşı öfkesine ve kararlılığına şahit oldu.

Şili

Şilili milyonlarca işçi ve emekçi geçtiğimiz aylarda hayat pahalılığına ve eşitsizliğe karşı kitlesel protestolar başlatmış, gençler, emekçi kadınlar bu gösterilerde en ön saflarda yer almıştı. Şilili emekçi kadınların düzenlediği kalabalık ve coşkulu gösteriler tüm dünyada emekçi kadınlara ilham vermişti. 8 Mart’ta da 1 milyondan fazla emekçi kadın başkent Santiago’da bir araya gelerek taleplerini ve bu düzene karşı öfkelerini dile getirdi. Danslarla, şarkılarla 8 Mart’ın coşkusunu yaşayan emekçi kadınlar, 9 Martta ise genel greve katılarak mücadelelerini büyüttüler. İşçiler iş kıyafetleriyle, öğrenciler ise üniformalarıyla başkent sokaklarında bir araya geldiler, Devlet Başkanı Piñera’nın ofisine yürüdüler. Kadına yönelik şiddete karşı mücadele şiarları yükselten emekçi kadınlar, eşitlik taleplerini yinelediler.

Arjantin

Ekonomik krizin ağır sonuçlarıyla yüz yüze olan emekçi kadınlar, 8 Mart’ta bir araya gelerek “Krizin faturasını ödemeyi reddediyoruz” dediler. Emekçi kadınlar sorumlusu olmadıkları krizin bedelinin kendilerine ödetilmesini protesto ettiler. Krizin asıl sorumlusunun emekçileri ve ülkeyi yağmalayan iktidar ve patronlar sınıfı olduğunu belirttiler. Eşitlik isteyen kadınlar, kadına yönelik şiddetin son bulmasını ve ücretsiz kürtaj hakkının yasalaşmasını talep ettiler.

Meksika

8 Mart’ta Meksikalı on binlerce emekçi kadın, başkent Mexico City’de sokakları doldurdu. “Özgür ve güvende değiliz” diyen emekçiler, yaşamları için mücadele etmek zorunda olduklarını dile getirdiler. Emekçi kadınların içine düşürüldüğü durumun asıl sorumlularının her fırsatta kadın emeğini hiçe sayan ve aşağılayan kapitalistler ve iktidar sahipleri olduğunu vurguladılar. Tıpkı Şilili emekçi kadınlar gibi Meksika’daki emekçi kadınlar da 9 Martta grevdeydi. Kamu ve özel kesimde çalışan emekçiler işlerine, öğrenci kadınlar ise okullara gitmeyerek hayatta tuttukları yerin büyüklüğünü gösterdiler. Günde ortalama 10 kadının öldürüldüğü Meksika’da, kadına yönelik şiddetin ve istismarın son bulması için talepler yükseltildi.

Almanya

Almanya’da ise Berlin başta olmak üzere pek çok şehirde binlerce kadın “grevdeyiz” diyerek alanlardaydı. Berlin’de “Eğlence günü değil, mücadele günü” yazılı pankartın ardında yürüyen kadınlar, son dönemde artan ırkçı ve faşist saldırılara karşı öfkelerini haykırdılar. Irkçılık ve ayrımcılığa karşı mücadele şiarları yükselten emekçi kadınlar, mültecilerle dayanışmayı güçlendirme çağrıları yaptılar. “Kadınların mücadelesi insanlığın mücadelesidir” diyen kadınlar, daha iyi ücret, güvenceli çalışma koşulları için mücadele edeceklerini belirttiler. 8 Mart’tın tarihsel önemine değinilen konuşmaların yapıldığı mitinglerde, yılın her gününün mücadele günü olduğu ve daha iyi bir dünya için sendikalarda, mücadele örgütlerinde bir araya gelmenin önemi vurgulandı.

Norveç

8 Mart Norveç’te de onlarca farklı noktada çeşitli etkinlik ve gösterilerle kutlandı. Çalışma koşullarının iyileştirilmesini, çalışma saatlerinin düşürülmesini ve silah satışlarının durdurulmasının talep eden Norveçli emekçi kadınlar, taleplerinin karşılanması için örgütlü mücadelenin büyütülmesi gerektiğini vurguladılar.

Irak

Bağdat Tahrir meydanında bir araya gelen Iraklı emekçiler, toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlük için taleplerini haykırdılar. “Devrimin kaynağıyız” yazılı dövizler taşınan yürüyüşlerde, erkek işçiler de emekçi kadın kardeşlerinin yanında yer alarak mücadelelerine destek verdiler.

Endonezya

Başkent Jakarta’nın merkezinde toplanan Endonezyalı emekçi kadınlar ise hükümet sarayına yürüdüler. “Erkeklerden değil, ataerkillikten nefret ediyorum” yazılı dövizler taşıdılar. Kadına yönelik şiddetin kaynağının devletin ve sömürü düzeninin ataerkil yapısından kaynaklandığını haykırdılar. Cinsiyet ayrımcılığını körükleyen yasaların kaldırılmasını, emekçi kadınlara iş imkânı yaratacağı iddia edilen ama esnek çalışmayı yaygınlaştıran düzenlemeler içeren torba yasanın gündemden çekilmesini talep ettiler. “Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran devlettir” yazılı dövizler ve pankartlarla öfkelerini dile getiren emekçi kadınlar tıpkı Irak’ta olduğu gibi erkek işçilerin desteğini alarak eylemlerini büyüttüler.

Pakistan

Pakistan’da da tüm baskı ve tehditlere rağmen binlerce emekçi kadın meydanlara inerek, toplumsal cinsiyet ayrımına, kadına yönelik şiddete, eşitsizliğe karşı sloganlar yükselti. 8 Mart yaklaşırken bazı mahkemeler yürüyüşlerin engellenmesi için kararlar çıkarmaya çalıştı. Bazı dini gruplar kadın eylemlerinin şiddetle bastırılmasını talep etti, 8 Mart karşıtı mitingler düzenledi. Emekçi kadınlar her şeye rağmen “Aurat March” olarak adlandırdıkları yürüyüşlerini gerçekleştirdiler. Coşkulu sloganlarla toplumsal cinsiyet eşitliği ve asgari ücretin yükseltilmesini talep ettiler.

Filipinler

Filipinler’de emekçi kadınlar başkanlık sarayına doğru bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Eşit işe eşit ücret ve iş güvencesi taleplerini yükselttiler. Baskıcı, faşizan, işçi ve kadın düşmanı Duterte rejimine karşı öfkelerini dile getirdiler. Kadınların her türlü yol ve yöntemle aşağılandığı, çifte ezilmişliğe mahkûm edildiği erkek-egemen kapitalist sisteme karşı mücadele edeceklerini vurguladılar.

İspanya

Koronavirüs salgınının can aldığı İspanya’da emekçi kadınlar kapitalizmin koronavirüsten daha tehlikeli olduğunu dile getirerek meydanlara çıktılar. Yüz binlerce kadın, başta Madrid olmak üzere pek çok kentte meydanlara aktı, taleplerini haykırdı. Eşit işe eşit ücret talep eden kadınlar ekonomik krizin faturasının işçi sınıfına kesilmesi karşısında sessiz kalmayacaklarını vurguladılar.

Kırgızistan

Kırgızistan hükümeti 8 Mart’a günler kala koronavirüs bahanesiyle 1 Temmuza kadar tüm gösteri ve yürüyüşleri yasakladığını duyurmuştu. Ancak Kırgız kadınlar bu yasağı tanımayacaklarını dile getirerek başkent Bişkek’te bir araya geldiler. Eşitlik için mücadele edeceklerini, kadına yönelik baskı ve şiddete sessiz kalmayacaklarını haykırdılar. Yüzleri maskeli bir grup erkek kadınların eylemine saldırdı, kadınların taleplerini içeren döviz ve pankartları yırtarak parçaladı. Bu saldırı karşısında polis saldırganları değil kadınları gözaltına aldı. Bu tutum kadın-erkek egemenlerin emekçi kadınlara bakışını ortaya koyarken farklı ülkelerden emekçi kadınlar saldırıya tepki gösterdiler, Kırgızistan’ın emekçi kadınlarıyla dayanışma içinde olduklarını ifade ettiler.

Türkiye

Türkiye’de de dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi emekçi kadınlar sömürüye, savaşa, işsizliğe, yoksulluğa ve cinsiyet ayrımcılığına karşı öfkeliler. Artan baskılara rağmen bu yıl da Türkiye’nin onlarca şehrinde emekçi kadınlar öfkelerini haykırmak, taleplerini dile getirmek için meydanlarda, sokaklarda yerlerini aldılar. İstanbul Kadıköy’de gerçekleşen mitingde krizin yükünü, savaşı ve eşitsizliği protesto ettiler. 8 Mart akşamında ise İstiklal Caddesi’nde yürümek isteyen kadınlar her yıl olduğu gibi bu yıl da polis şiddeti ile karşı karşıyaydılar. Polis şiddeti ile onlarca kadın yaralanırken, onlarcası da gözaltına alındı. Ancak tüm baskı ve zorbalığa rağmen kadınlar taleplerini haykırmaya devam ederek dirençlerini ortaya koydular.

11 Mart 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Türk-İş, kıdem tazminatının fiilen gaspını da içeren torba yasa teklifine karşı 27 Ekimde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara, Kocaeli, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi pek çok kentte yapılan eylemlere Türk-İş’e bağlı...
  • Ekonomi Bakanı, bir kez daha “Yeni Ekonomi Paketi” açıkladı. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, pandemiyi fırsata çeviren patronlar ve bunların emekçiler üzerinde yarattığı baskıyla ilgili tek olumlu madde çıkmadı paketten! İşçileri...
  • Patron biz işçileri adına kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Kısa çalışma ödeneği çıkmadı. Patron ücretsiz izin ödeneğine başvurdu. Ücretsiz izin çıktı. 7 aydır ücretsiz izinde görünüyorum. Ama aslında çalışıyoruz.
  • Hak gasplarında sınır tanımayan patronlara, pandemi süreciyle beraber adeta gün doğdu. Ekonomik kriz kör bir kuyu gibi derinleştikçe işçi haklarına karşı saldırılar da o denli arttırılıyor. Ücretsiz izinler mi dersiniz, sigortasız çalıştırma mı...
  • Son yıllarda televizyonlarda yemekle ilgili programlar, yarışma programları artmış durumdadır. Kimisi her gün yayınlanan kimisi de belli günlerde yayınlanıp reyting rekorları kıran programlar haline gelmiş. Kimi büyük kanallarda yayınlanıyor kimi de...
  • Sendikalaşma haklarına ve iradelerine karşı yapılan saldırıya boyun eğmeyen HSK işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor. Direnişçi işçiler, 27 Ekimde şirketin Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler, kararlı...
  • İzmir Torbalı’da bulunan Oral Etiket Baskı Ambalaj fabrikasında Selüloz-İş Sendikasına üye olduğu için işten atılan 5 işçi direnişe başladı. Selüloz-İş Örgütlenme Uzmanı Aykut Günel, fabrikada sendikanın örgütlenme çalışması devam ederken işverenin...
  • Pazara gittim, çantam dolmadı, her şey ateş pahası deme… İç bir keyif çayı rahatla! Aylardır ücretsiz izindeyim, 39 lira yetmiyor, sakın ha deme... İç bir keyif çayı rahatla! Çocuk EBA’ya girememiş, Zoom’a mooma bağlanamamış… Öfkelenme, nasıl olsa...
  • Bütün aile güzel bir akşam yemeği için hazırlık yapıyorsunuz. Aldığınız maaştan arta kalan az miktarda para ile market, pazar yaptınız. Bütçenizi zorlamayacak en uygun gıdaları aldınız. Et yemeği çok masraflı olduğu için, akşam yemeğinde sebzeden...
  • Sonunda bu da oldu. Yoklukta sabretmesi öğütlendiği halde vatandaşlardan birinin sabredemeyip “evimize ekmek götüremiyoruz” demesi üzerine bu lafı çok abartılı bulduğunu söyledi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Sonra da yanında getirdiği çay poşetlerinden...
  • Geçtiğimiz günlerde şampiyonlar ligi başladı. Benim çalıştığım fabrikada erkek işçiler çoğunlukta. Haliyle bu bazı sohbetlerde belirleyici oluyor. Nasıl mı? Örneğin mola saatinde çay içtiğimiz alanda ya da yemekhanede söz dönüp dolaşıp hangi takımın...
  • Derdimizi bir yakınımıza açtığımızda bize bugünlerin gelip geçeceğini, sabırlı olmamız gerektiğini söyler. Bu son derece insani bir durumdur. Peki, türlü vaatlerle iktidara yerleşen ve ülkeyi yönetenler, bizlere “sabredin” diyenler? Koronavirüs...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Dünya devletleri, ekonomik krizi üretenlere yani patronlar sınıfına sınırsız destekler sunuyor, vergi borçlarını siliyor ve düşük kredilerle destekliyor. Biz işçi sınıfına ise yüksek enflasyon, işsizlik, açlık ve...

UİD-DER Aylık Bülteni