Navigation

Buradasınız

Ellerimiz, Emeğimiz ve Yalanlar

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 101

Ellerimiz nesneleri kavrayıp tuttukça, yontup şekil verdikçe, alet yardımıyla en zor işlerin dahi üstesinden geldikçe insanlık ileriye doğru büyük atılımlar yapmıştır. Eldir ateşi tutuşturan, yazıyı yazan, demiri işleyen, taşı taş üstüne koyan. El olmadan, emeğimiz ürüne şekil veremezdi. İşçi sınıfının büyük ozanı Nazım Hikmet, işte bunun için şiirinde “bu dünya ellerinizin üstünde duruyor” diye seslenir üreten, ter döken işçilere.

Bütün taşlar gibi vakarlı,

hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,

bütün yük hayvanları gibi battal, ağır

ve aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz.

Arılar gibi hünerli hafif,

sütlü memeler gibi yüklü,

tabiat gibi cesur

ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz.

Bu dünya öküzün boynuzunda değil,

          bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.

Nazım Hikmet, işçilerin “vakarlı”, “kederli”, “battal” ellerini gözümüzde canlandırır. İnsanları ellerinden tanıyabilir, ne iş yaptığını veya hangi sınıfa mensup olduğunu anlayabiliriz. Kiminin elleri pamuk gibi beyaz ve narin, kiminin elleri de nasırlı ve kederlidir. Metalde, tersanede, inşaatlarda, tarlalarda veya madenlerde çalışan bir kimsenin elleriyle bir patronun, ağanın, beyin elleri bir değildir.

Dünyanın bizim, yani işçilerin, emekçilerin elleri üstünde durduğunu vurgulayan Nazım, bütün insanlık adına büyük bir “ah” çeker:

İnsanlar, ah, benim insanlarım,

yalanla besliyorlar sizi,

Hâlbuki açsınız,

etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.

Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,

göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.

Nazım’ın haykırdığı yalın gerçek budur: Ellerimizin üzerinde tuttuğumuz bu dünyadan, “her dalı yemiş dolu dünyadan” yalanlarla beslenerek, açlık ve yoksulluk içinde göçüp gideriz. Üstelik Afrika’dan Amerika’ya bütün insanların yüzde yetmişinden fazlayız. Ellerimizin tutsaklığı insanlığımızın tutsaklığına dönüşmüştür. Fabrikalarda, madenlerde, metalde, sanayide biteviye çalışıp duran; yol, köprü, inşaat ve gökdelenler inşa eden milyonlarca el çaresizlik içinde gücünden, yaratıcılığından, mucizesinden habersizdir. Ellerimiz çalışıp ürettikçe dünya üzerinde envai çeşit zenginlik ve güzellik birikmekte fakat bu zenginlik ve güzellik, mutluluk ve barışın değil sömürünün kaynağı haline getirilmektedir.

Acı ve öfkeyle hissederiz ki sermaye sınıfı bizleri, ellerimiz gibi tez kandırmakta ve kolay aldatmaktadır. Dünyaya hükmeden kapitalist sınıf, ücretli kölelik düzenini sürdürmek için her şeye dair yalan üretmeye devam ediyor. Bugün Ortadoğu’da milyonlarca insanı katleden, yerinden yurdundan göçe zorlayan emperyalist-kapitalist savaş, özgürlük ve demokrasi söylemi ile dünyaya yutturuluyor. İş kazaları kader, işsizlik ve evsizlik beceriksizlik olarak benimsetiliyor. Ekonomik krizlerin faturası, “aynı gemideyiz fedakârlık yapmalıyız” yalanıyla sırtımıza yıkılıyor.

Medya tekelini elinde tutan patronlar sınıfı, sürekli olarak yalan söylüyor, gerçekleri çarpıtıyor. Peki neden?

antenler yalan söylüyorsa,

yalan söylüyorsa rotatifler,

kitaplar yalan söylüyorsa,

duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa,

ses yalan söylüyorsa,

söz yalan söylüyorsa,

ellerinizden başka herşey

          herkes yalan söylüyorsa,

elleriniz balçık gibi itaatli,

elleriniz karanlık gibi kör,

elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,

          elleriniz isyan etmesin diyedir.

Milyarlarca ele bir avuç kapitalist asalak hükmediyor. Onlar ellerimizi kendilerine açmamızı ve uysalca boyun eğmemizi istiyorlar. Aslaklara ve bezirgânlara karşı ellerimizi birleştirmeliyiz. Birleşen ellerimizle yalanların perdesini yırtıp atmalı ve kollarımızın olanca kuvvetiyle birbirimize sarılmalı, örgütlenmeliyiz. Sömürü düzeninin zincirlerini kırmak ve sömürüsüz bir dünya kurmak için ellerimizin bütün hünerini göstermenin vakti bir gün mutlaka gelecek çünkü.

23 Ağustos 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...