Buradasınız
Esenyurt Davası’nın 11. Duruşması Görüldü

11 Mart 2012 tarihinde Esenyurt’ta işçilerin barınma amaçlı kullandıkları çadırlarda meydana gelen yangında, 11 işçi feci bir şekilde hayatını kaybetmişti. 7 Martta davanın 11. duruşması Bakırköy Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava öncesinde, Esenyurt’ta yakınlarını kaybeden aileler bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Aileler adına basın açıklamasını, hayatını kaybeden işçilerden Barış Kıyak’ın kardeşi Damla Kıyak yaptı. Kıyak, KALDEM ortağı sanık Mehmet Altun’un çeşitli ihalelere girip, ticaret ve inşaat yapmaya devam etmesine rağmen hâlâ yakalanamadığını belirterek şöyle konuştu: “Bütün resmi başvurularıma rağmen yakalayacak makam bulamıyoruz. Sanığın avukatının, duruşmada mahkeme heyetiyle pazarlık yapmaya çalışmasını izliyoruz; ‘Tutuklamama sözü verirseniz, sanığı getireyim’ diye.” Böyle rezalet de böyle adalet de olmaz diyen Kıyak, bilirkişi heyetinin, raporundaki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümlerinin eksik olması ve kusurun belirlenmesine ve sonuca/ceza tayinine etkili olacak mevzuata, raporda hiç yer verilmemesi nedenleriyle mahkeme heyetinden, yeni bir bilirkişi heyeti atanarak rapor alınmasını talep edeceklerini ifade etti. Basın açıklaması “İş Kazası Değil Cinayet”, “Esenyurt’u Unutma Unutturma!” sloganlarıyla sona erdi.
Basın açıklamasının ardından duruşma görüldü. Yapılan duruşmada mahkeme heyeti, bilirkişi raporuna dair, aileler ve avukatları ile bazı sanık avukatlarının itirazlarını görüştü. Mahkeme heyeti, Ankara’dan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talebini kabul etti. Bilirkişi heyetinin; A sınıfı iş güvenliği uzmanı, iş hukukçusu ve üniversiteden inşaat mühendisliği bölümünden, yapı işletimi dalında iş güvenliği formasyonlu, saha tecrübesi olan kişilerden oluşmasına karar verdi.
Yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları, sanık avukatlarının sanıkların duruşmadan muaf tutulması talebine itiraz etti. Mahkeme heyeti itirazları dikkate alarak bu talebi reddetti ve sanıkların duruşmalara gelmek mecburiyetinde olduğunu hükme bağladı. Aileler ve avukatları, bugüne kadar yakalanamayan taşeron şirket KALDEM ortaklarından Mehmet Altun’un yakalanması için gerekli etkin çalışmayı yapmayan emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Duruşma, 14 Haziran 2014 tarihine ertelendi.
- İşyerinde Gelen Ölümler
- Çocuk İşçilikle Mücadele İşçi Sınıfının Örgütlü Mücadelesinin Büyümesiyle Mümkün
- 301’i, Soma’yı, O Günden Beri Hiç Unutmadık…
- Nurtani İçin Adalet, Adalet İçin Mücadele Gerek
- Sorumluluğu İşçiye Yıkmanın Yolu: “Ya Güvenli Çalış Ya Hiç Çalışma”
- “Benim Suçumdu Abla”
- Toplu Konut Değil, Toplu Mezar!
- Örgütlenmeye İhtiyacımız Var
- Kâr Hırsı Doğayı ve İşçileri Katlediyor
- Gençlerimiz Ölmeye Devam Ediyor
- Kocaeli’de “MESEM’e ve Çocuk İşçiliğine Son”Eylemi
- Sağlıksız ve Kötü Çalışma Koşullarına Karşı Birleşelim
- Mesleki Eğitim mi Kâr Hırsı mı?
- Hayatımızı Değiştirecek Parolayı Unutmayalım!
- Gizli Açlık Tehlikesi Büyüyor
- Biz Mücadele Edersek Her Şey Düzelir!
- Hasköy Sanayi Sitesinden Sonra Şimdi Sıra Kimde?
- Ya Beni İşten Atarlarsa?
- İSG-SEN Ankara’da Siyah Baret Eylemi Yaptı
- Patronların Prestiji Yangın Riskinden Daha Önemli
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...