Navigation

Buradasınız

Grev ve Direnişler Nasıl Güçlenir?

Ocak 2011, No:34

Son dönemde birçok işyerinde sendikalaşma ya da kriz nedeniyle işten atılan işçiler işyeri önünde direnişe geçiyorlar. Patronların saldırılarına boyun eğmeyen, çekip gitmeyen ve direnişe geçen bu işçiler onurlu bir mücadele yürütüyorlar. UPS, Akkardan, Çel-Mer, Mutaş, Sinter Metal, Sa-Ba, Bericap, Konveyör işçilerini ilk elden sayabiliriz. Bu direnişler, mücadele eden işçiler için oldukça öğretici oluyor, bir okul işlevi görüyor. Ama direnişlerin öğretici ve doğru yanları kadar, çok büyük eksikleri ve yanlışları da var. Eksiklikler tespit edilip dersler çıkartılmadığında, olumlu başlayan ve ilk başlarda öğretici olan direnişler zamanla pörsüyor ve moral bozucu oluyor.

Direnişlerde öne çıkan en çarpıcı yan, genellikle işçilerin direniş alanında beklemekle yetinmeleridir. Kimi olumlu örnekleri bir kenara bırakacak olursak, genel olarak sendikalar işçileri işyeri önünde bir beklemeye itiyorlar. Böylece direniş, bu şekilde pasif bir eyleme dönüşmüş oluyor. Oysa mücadeleyi güçlendirmek amacıyla direnişçi işçilerin aktif bir şekilde destek ve dayanışmayı örgütlemesi gerekiyor. Sendikaların görevi ise, desteğe gelen işçi örgütlerini direnişçi işçilerden yalıtmak değil, tersine, işçilerle kaynaşmalarını sağlamak ve kapsayıcı bir mücadele için yardımcı olmaktır, bunu örgütlemektir.

Grev ve direnişleri güçlendirmek ve kazanıma dönüştürmek için yapılacak pek çok şey var, ancak biz burada üç ana konuya değinmek istiyoruz. Bunlardan birisi, direnişçi işçilerin ailelerini mücadeleye çekme ihtiyacıdır. Çünkü patron işçiyi işten attığında aynı zamanda işçi ailesini de cezalandırmış oluyor. Dolayısıyla da mücadele yalnızca işçilerin değil, işçi ailelerinin de mücadelesidir. Bu nedenle direnişçi işçilerin ekipler halinde aileleri ziyaret etmesi, neden mücadele ettikleri hakkında bilgi vermesi ve aileyi direnişin bir parçası haline getirmesi çok önemlidir. Ailelerin direnişin bir parçası haline gelmesi mücadeleyi her açıdan güçlendirecektir. Böylece işçi eve döndüğünde, ailesi ev kirasının ve kredi kartı taksidinin ödenmemesinin, mutfağa doğru düzgün bir şey girmemesinin, çocukların okul masraflarının karşılanamamasının sorumlusunu direniş olarak görmeyecektir. Asıl sorumlunun patron olduğunu bilen aileler, tüm bu sorunların çözümünün mücadele etmekten geçtiğini kavrayarak direnişçilere destek olacaklardır. Örneğin, Akkardan ve Çel-Mer direnişlerinde bu yönde küçük ama olumlu adımlar atıldı. Diğer bir anlamlı örnek ise Konveyör işçilerinin tutumudur. İşçiler toplu olarak ailelerini ziyaret ederek direnişlerini anlattılar ve destek istediler. 

Mücadelelerin başarıya ulaşması için, fabrikada çalışan işçilerin direnişe kazanılması bir diğer önemli görevdir. Birçok direnişte işçilerin bir kısmı fabrika önünde direniyorken, diğer işçiler üretime devam ediyorlar. Patronlar işten atma tehditleriyle işçileri direnişten uzak tutuyor ve direnişçi işçilerle iletişim kurmalarına izin vermiyorlar. Bu nedenle direnişte olan işçilerin önemli görevlerinden birisi de çalışan işçilerin evlerini düzenli olarak ziyaret etmek ve onları mücadeleye ikna etmektir. Patronların direnişçi işçiler hakkında söylediği yalanlar ve karalamalar ancak içeride çalışan işçilere ulaşılarak boşa çıkartılabilir.

Grev ve direnişlerin güçlenmesi için mücadelenin tek bir fabrikaya hapsolmaktan kurtarılması gerekiyor. Tek tek fabrika önlerine hapsolan grev ve direnişlerin patronlar üzerinde güçlü bir etki yapması ve kazanılması çok zordur. Bunun için başta grev ve direnişin yaşandığı sanayi bölgesi olmak üzere, mücadeleyi işçilerin genelinin gündemine taşımak ve bu yönde sürekli bir çaba göstermek gereklidir. Sendikaların bu yönde aktif bir şekilde çalışması, işçileri harekete geçirmesi ve sınıf dayanışmasını büyütmesi grev ve direnişleri yalıtık olmaktan kurtaracaktır. Yayılan ve sınıfın genelinin desteğini kazanan mücadeleler patronların direncini kıracaktır.

Direnişteki işçilerin; kendi ailelerini, işten atıldığı halde henüz direnişe katılmayan ve işyerinde çalışmaya devam eden işçileri ve sanayi bölgelerindeki diğer sınıf kardeşlerini yürüttükleri mücadeleye ortak etmeleri başarının temelidir.

15 Ocak 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...
  • İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-...
  • Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020” adlı bir rapor yayımladı. Rapora göre ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu şekilde sınıflandırılan gençlerin...
  • Koronavirüs fabrikayı ikiye böldü. Yakalanan ve yakalanmayanlar şeklinde değil elbette. Salgında “korunması öncelikli olanlar” ile “canı patlıcan sayılanlar” şeklinde. Hemen her sabah vardiyasında işçilerin başına çöreklenen patron, müdür ve...
  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....