Navigation

Buradasınız

Yiyin Efendiler…

Ocak 2011, No:34

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

(Tevfik Fikret)

Ey Türk patronları! Kaymak tabakanın en ballı sülaleleri! Duyduk ki aranızdaki en zengin yüz ailenin kişisel serveti 227 milyar dolara varmış. Sizin şu rengârenk ekonomi dergilerinizden birinde yazıyorlar her yıl. Hanginiz kaçıncı sıraya çıkmış, kim servetine servet katmış! Milyarlarca dolar eden ve sermayenin somutlaşmış hali olan bankaları, işyerlerini ve diğer şeyleri saymıyoruz bile. Kişisel servetten söz ediyoruz.

Koç sülalesi yine birinci sırada. Askerî ihaleler nasıl gidiyor Rahmi Bey? Babanız milletvekilleriyle de generallerle de pek içli dışlıydı. Cumhuriyet kurulalı beri devletin en yağlı ihaleleri sizin oldu. Füze kalkanı iştahınızı açtı mı? Siz bilirsiniz işinizi!

Doğuş sülalesi, siz ikinci sıradaymışsınız. Otomotiv, inşaat, medya derken, tefecilikle “Garanti”lediniz servetinizi.

Ülker Beyler üçüncü sırada. Hani bu “İslamcı sermaye” denenlerdensiniz. Ama sermayenin yeşili, sarısı, moru, kırmızısı olmuyor değil mi? Fabrikada 12 saat çalıştırılır işçiler. Fabrika önündeki güvenlikçiler dağıttırmaz işçi bültenlerini. Güvenlikçileriniz diyor ki, kaldırımlar bile sizin özel mülkiyetinizmiş! Doğru mu? Çok para haramsız olmaz derler Hacı Ülker Bey, siz ne dersiniz?

Daha 97 isim var listede. Doğan, Sabancı, Eczacıbaşı takip ediyor sırayı.

Kriz mriz, “yan yattık”, “şimdi battık” diye diye devlet desteklerini kaptınız. İşçileri kapı önüne koydunuz. Daha düşük ücret, daha fazla çalışma derken krizi vurguna çevirdiniz. Anlatın başarı öykülerinizi dergilerde gazetelerde.

En çok parayı sağlığınıza harcıyormuşsunuz yazılanlara göre. Medyada görüyoruz, yüzünüzden sağlık fışkırıyor. Sizi zengin edenler, tersanelerinizde, madenlerinizde, fabrikalarınızda sağlıklarını, ömürlerini tüketiyor, iş kazalarında can veriyor. Kanlarımız sağlığınıza can katıyor.

Sanattan da pek anlarsınız. İnceliklisiniz ne de olsa. Malikânelerinizin duvarlarında milyonluk tablolar… Hava atmak ucuz değil sizin âlemde. Seyahatler, şık restoranlar, gurme yemekleri… Yiyin efendiler yiyin! Hazır işçiler örgütsüzken yiyin! Vaktiniz varken yiyin! Sömürü düzeniniz alt edilene dek yiyin! Aksırıncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin!

15 Ocak 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...