Navigation

Buradasınız

İşçi Dayanışması’nı Oku, Okut!

Derneğimizin çıkardığı İşçi Dayanışması bültenimizle, belki başka türlü bir araya gelemeyeceğimiz, tanıyamayacağımız ve sorunlarına ortak olamayacağımız pek çok işçiye ulaşıyoruz. Bülten ulaştırdığımız kardeşlerimize anlatıyoruz: Bu bültenin içinde işçi mektupları var, yani bizim gibi işçiler yazıyor bunları. Yaşadığımız sorunları, bu sorunlara nasıl çözümler bulduğumuzu, grev ve direnişlerimizi, dünyada işçi sınıfının hem tarihsel hem güncel mücadelelerini yazıyoruz. Anlatıyoruz: haklarımız nelerdir, bunları nasıl öğreniriz, hakkımızı nasıl savunuruz? Derneğimizde yaptığımız etkinliklerimizi yazıyoruz. Yani bizi bize anlatıyoruz bültenimiz vasıtasıyla.

İşte bu sebepledir ki ulaştırdığımız pek çok işçi dostumuz da bizler gibi sahipleniyor İşçi Dayanışması’nı. Sadece kendileri okumuyor, başkalarına da okutuyorlar. 

Her ay bizlerin yazdıklarıyla beslenen İşçi Dayanışması bültenimiz artık 50. sayısına ulaştı. Yani 3 yılı aşkın bir süredir, bültenimiz aracılığıyla birçok işçi dostumuza ulaşmış ve onları bu yolla mücadeleye çağırmış olduk. Çağırmaya da devam ediyoruz. Bültendeki her şeyi işçiler yapıyor, haberini yazıyor, fotoğrafını çekiyor, sayfa düzenini yapıyor ve bundan ötürü de ayrı bir değeri oluyor bizim gözümüzde. Bültenimizi, elbette yine kendimiz işçi dostlarımıza ulaştırıyoruz. Kimi zaman sabahın ayazında işçi servislerine gidiyoruz, kimi zamansa iş yerimizde, okulumuzda, mahallemizde dostlarımıza bültenimizi ulaştırıyoruz. Çünkü biz yazmazsak, biz anlatmazsak patronların gazeteleri, televizyonları anlatmıyor yaşadıklarımızı.

Mesela hiç bir patron gazetesinde işçi ölümlerinden patronlar sisteminin sorumlu olduğunu okudunuz mu? Ya da asgari ücretin sefalet ücreti olduğunu, işçilerin buna karşı örgütlenip mücadele etmesi gerektiğini falan? Örneğin, hiç işçileri sendikalı olmaya, haklarını aramaya çağıran bir gazete gördünüz mü? Eminim hepiniz “hayır” diyorsunuz. Evet, burjuva medya yazmıyor bunları, anlatmıyor bizlere. Hatta tam tersine iş cinayetlerine “kader” diyor. “Aman sabredin ne örgütlenmesi? Mücadele etmek de nereden çıktı?” diyor. “Her koyun kendi bacağından asılır” yalanını yutturmaya çalışıyor bize. Oysa biz, her gün iş cinayetlerinde ölüyoruz. Sefalet ücretiyle yaşayabilmek için sabahın alacasından, gecenin kör karanlığına kadar durmadan çalışıyoruz. Sendikalı olduğumuz için işten atılıyoruz, mücadele ediyoruz. Bireysel kurtuluş yolunu değil, dünya işçi sınıfının kurtuluşunun yollarını hazırlıyoruz.

İşte bizim hayatımızda bunlar var. Peki, bunları nereden öğreniyoruz? Bültenimiz tam da bu noktada üzerine düşeni yapıyor. Bizi patronlar sınıfı karşısında bilinçlenmeye, örgütlenmeye çağırıyor. Bu yolla bizler de yaşadığımız sistemin nasıl çürüdüğünü, patronlar sınıfının işçilerin haklarını nasıl gasp ettiğini ve buna verilecek en güzel cevabın da örgütlü mücadele olduğunu öğreniyoruz. Derneğimizde yaptığımız etkinliklerimiz, sohbetlerimiz haricinde bir kez de İşçi Dayanışması bültenimizde çıkan yazılarımızda gerçekleri görüyoruz. 

İşte bu yüzden, dünyanın daha güzel ve yaşanabilir bir hale gelmesi için işçi kardeşlerimizi mücadeleye çağırmalı, bunun için de işçi bültenimizi ulaşabildiğimiz herkese ulaştırıp onlara okutmalıyız. Sadece bizim okumamız yetmez; başkalarına da okutmalı ve onları da bu kavgaya bültenimiz aracılığıyla çağırmalıyız.

30 Mayıs 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...
  • Merhaba kardeşler. Bundan üç ay kadar önce çalıştığım yerden, haksız bir şekilde işten atıldım. İşsiz kaldığım süre boyunca, iş bulmak için birçok yere başvurdum. Farklı sektörlerden iş görüşmelerine gittim. Hiçbirinden olumlu bir cevap alamadım....
  • Krizin bedeli işçi sınıfına ödetilmek istenirken dünyanın pek çok ülkesinde işçiler bu saldırılara direniş ve grevlerle karşı duruyorlar. ABD de grev ve direnişlerin yaygınlaştığı ülkelerden biri... Otel, hastane, market işçileri, eylemleri dünyanın...
  • İşsizlik rakamları her ne kadar devletin resmi kurumlarınca düşük gösterilmeye çalışılsa da gerçekler ayan beyan ortada. Bugün 7 milyon insan işsizlikle boğuşuyor. İşsiz sayısı artarken işsiz kalan işçiler de İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanmak...
  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...