Navigation

Buradasınız

Kurtuluş yok tek başına!

Ben tekstil fabrikasında çalışan bir işçiydim. Bundan 4 ay önce Beylikdüzü’nde bir fabrikada çalışıyordum. Bu fabrikaya işçi alındığını birkaç arkadaşımdan duyunca başvuru yaptım. Başvurum kabul edildi ve ben çalışmaya başladım. İlk işe başladığım gün işin ne kadar yorucu olduğunu öğrendim. Bu fabrikada 3 gün acemilik çektim ve daha sonra makinanın başına geçirildim.

Çalışma koşulları gün geçtikçe zorlaşmaya başladı ve eve yorgun bir halde geliyordum. Bu ağır çalışma koşullarına karşı aldığımız ücret asgari ücretti. Fabrikanın çalışma saati normalde 8 saat, ama patron işini yetiştirmek için çalışma saatini 12 saate çıkardı. Çalışma koşulları ağırlaştığından dolayı fabrikaya yeni giren bir işçi arkadaşımız bir iş kazası geçirdi ve yaşamını yitirdi. Kaza gece vardiyasında sabaha karşı gerçekleşiyor. Ölen işçi arkadaşımız kumaşı makinaya iğneleme ile yerleştirirken makinanın başında olan başka bir işçi arkadaşımız da makinayı çalıştırmıştı. Çalışmaya başlayan makine iğneleme yapan arkadaşımızın kafasını sıkıştırarak hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Ölüm olayından 1-2 saat sonra hiçbir şey olmamış gibi o makina temizlenerek üretim yapmaya devam edildi. Çalışan işçi arkadaşlardan hiçbiri herhangi bir tepki göstermedi. Ölen işçi arkadaşımız için “eceli buraya kadarmış” diyerek işlerine devam ettiler.

Ben de bu fabrikadan çok ufak bir sebepten dolayı işten çıkarıldım. İşten atılmamın tek nedeni servis ve mesai konusu idi. Beni işten atarken servisin güzergâhının bana uymadığını bahane ettiler.

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!


16 Aralık 2006

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kardeşler, bizler çeşitli sekterlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...