Navigation

Buradasınız

Mücadeleye Devam!

İşçi sınıfının, birlik, mücadele, dayanışma günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs işçi sınıfının mücadele ettiğinde neler kazanacağını göstermesi açısından bizler için çok önemli bir gündür. Diğer taraftan 1 Mayıs patronlar sınıfının tüm baskılarına rağmen işçi sınıfının gücünü göstermesi açısından da önemli bir gündür. Ayrıca tüm dünya işçi sınıfının her yıl aynı gün alanlara çıkarak taleplerini haykırdığı bir gündür 1 Mayıs.

İşçi sınıfı, geçmişte yürüttüğü mücadelelerde zaman zaman kazanımlar elde etmesine rağmen zaman zaman da yenilgiler yaşamıştır. Ama işçi sınıfının bu yenilgilerden sonra güzel bir dünyaya dair umutları kaybolmamıştır. İşçi sınıfı tarihin her döneminde mücadele bayrağını yükseltmek için bedeller ödemiştir. İşte 1 Mayıs da sınıfımızın bedeller ödeyerek kazandığı bir mücadele günüdür. Amerikan işçi sınıfı 1886’da 16 saate varan çalışma saatlerini 8 saate düşürmek için mücadeleye girişti. Amerikan işçi sınıfı 8 saatlik işgünü talebiyle mücadele bayrağını yükseltmek için kavgaya atıldı. İşçi sınıfı bedeller ödeyerek burjuvaziye 8 saatlik çalışma gününü kabul ettirdi. Yani patronlar vermedi bize 8 saatlik işgününü, biz canımız pahasına kazandık. İşçi sınıfı mücadele ettiğinde kazanamayacağı hiçbir şey yok.

Düşünün o dönemde yaşam koşullarını. İnsanlar açlıkla, işsizlikle, uzun çalışma saatleriyle karşı karşıya ama bunlara bakıp yılgınlık göstermek yerine mücadele ettiler ve kazandılar. Bugün de değişen bir şey yok. Bir yandan emperyalist savaş dünyayı kaplıyor, işsizlik muazzam derecede yüksek, açlıkla, yoksullukla boğuşuyoruz. Diğer yandan yaşadığımız topraklarda Kürt ulusuna karşı yürütülen kirli savaş alabildiğince yoğunlaşıyor.

Önümüz 1 Mayıs. Dünyada yaşanan bunca haksızlığa karşı sesimizi haykırmak için UİD-DER kortejinde yerimizi almalıyız. Eğer yaşanan olumsuzluklara bakıp yılgınlık içine düşersek bizi daha da karanlık günler bekliyor.

UİD-DER’li işçiler olarak biz, tarihimizden dersler çıkararak mücadeleye devam ediyoruz. İşçi sınıfı birlikte mücadeleye atıldığında kazanacaktır. Bireysel kurtuluş hayallerine dalıp gidersek hiç bir şey kazanamayız. UİD-DER’li işçiler olarak bugün yaşanan olumsuz koşullara bakıp geriye değil ileriye doğru yürüyoruz. Biliyoruz ki tarih hep böyle durağan geçmiyor. İşçi sınıfı, uykudan uyanıp bu lanet olası sömürü düzenini tarihteki hak ettiği yere fırlatacaktır.

UİD-DER’li işçiler olarak yürüttüğümüz bu mücadelede, tüm işçi emekçi kardeşlerimizi derneğimize bekliyoruz. UİD-DER insanların kardeşçe ve barış içinde yaşadığı bir dünyayı kurmak için mücadeleye devam ediyor. İşsizliğin, savaşların, yoksulluğun, sömürünün olmadığı, herkesin özgürce yaşayabileceği bir dünya için mücadele etmeliyiz. Bu bilinçle ya mücadele edip kazanacağız ya da bu sömürü düzeni içinde kalıp karanlığa boyun eğeceğiz.

Kazanılmış haklarımızı gasp ettirmemek için, emperyalist savaşlarda emekçilerin ölmemesi için, iş kazalarında katledilmemek için, Kürt ulusuna karşı yürütülen haksız savaşa karşı çıkmak için, tüm halkların kardeşçe ve barış içinde yaşadığı bir dünya için, haydi UİD-DER’le 1 Mayıs’a!

19 Nisan 2008

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...