Navigation

Buradasınız

Milyonlarca İşçi 1 Mayıs Alanlarında Taleplerini Haykırdı

Bangladeş’ten Fransa’ya, İspanya’dan Kamboçya’ya, Yunanistan’dan Çin’e kadar dünyanın pek çok ülkesinde milyonlarca işçi, uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta meydanlara çıkarak taleplerini haykırdı; patronların sömürü düzenine hayır dedi. Baskıya, sömürüye, işsizliğe, taşeronlaştırmaya, düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, kemer sıkma politikalarına karşı taleplerini yükselten işçiler, iş kazaları adı altında yaşanan iş cinayetlerinin ve emperyalist savaşların da son bulmasını istediler.

Bangladeş: Binlerce işçi iş cinayetlerinin sorumlularının yargılanmasını talep etti

Tekstil işçileri başta olmak üzere on binlerce işçi, 1 Mayıs’ta Bangladeş sokaklarını doldurdu. İşçiler, çalışma koşullarının düzeltilmesini, gerekli güvenlik önlemlerinin alınarak iş kazalarının önüne geçilmesini ve iş cinayetlerinin tüm sorumlularının yargılanmasını talep ettiler. Ayrıca ucuz işgücü olarak görülen kadın tekstil işçileri de yürüyüş kollarında ön saflarda yer aldılar. Kadınlar, eşit işe eşit ücret taleplerini yükselttiler ve cinsiyet ayrımcılığına karşı çıktılar.

Geçen yıl Nisan ayında Rana Plaza iş merkezinin çökmesiyle 1100’ü aşkın işçi feci şekilde can vermiş ve binlercesi de yaralanmıştı. Belediye çürük bir yapı olan Rana binasının boşaltılması emrini vermesine rağmen, dünyaca ünlü tekstil markalarına üretim yapan beş fabrikanın bir arada bulunduğu bu yapı patronlar tarafından boşaltılmamış ve üretimin aksamaması uğruna işçiler göz göre göre ölüme gönderilmişlerdi. 1 Mayıs’ta, binlerce işçinin tek yürek, tek ses olup işçilerin katledilmesine neden olan Rana Plaza’nın sahibinin idamla yargılanmasını talep etmeleri oldukça anlamlıdır. İşçiler, taşıdıkları pankartlarla, dövizlerle öfkelerini dile getirdiler ve şöyle haykırdılar: “Sohel Rana’nın İdamını İstiyoruz”, “İşyerlerinde Artık Ölmek İstemiyoruz!”

Hong Kong: İş saatleri kısaltılsın!

Binlerce işçi, iş saatlerinin kısaltılması ve çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle 1 Mayıs’ta gerçekleştirilen yürüyüşlere katıldı. İnşaat işçilerinden otobüs şoförlerine, aşçılara varıncaya dek pek çok sektörden işçi, bu taleplerle bir araya geldi.

Uzun yıllar önce dünyanın pek çok ülkesinde iş saatleri kısaltılmasına ve yasalar tarafından düzenlenmesine rağmen, Hong Kong’da böyle bir yasal düzenleme bulunmuyor. Hong Konglu işçiler, bugün hâlâ iş saatlerinin sınırlarının yasal olarak belirlenmesi için mücadele veriyorlar.

Kamboçya: Asgari ücret yükseltilsin!

Kamboçya’nın başkenti Punon Pen’de hükümet karşıtı gösterilerin merkezi olarak bilinen Özgürlük Parkı işçilere kapatıldı ve polis eylem yapan işçilere saldırdı. Asgari ücretin yükseltilmesi talebiyle Ocak ayında yapılan eylemlere de polis saldırmış ve hükümet işçilerin talebini karşılamamıştı. Polis, 1 Mayıs’ta yine işçilere vahşice saldırdı ve en az 5 işçi yaralandı. İşçiler tüm polis terörüne ve yasaklamalara rağmen 1 Mayıs’ta sokağa çıkarak ücretlerin yükseltilmesi talebini haykırdılar.

Filipinler: İşçiler ücretlerin yükseltilmesini talep ettiler

Manila’da bir yürüyüş gerçekleştiren binlerce işçi, düşük ücretleri ve çalışma koşullarını protesto etti. İşçiler, çalışma koşullarının kötüye gittiğini, kadrolu, uzun süreli sözleşmeyle çalışmanın yerini, kısa süreli çalışmanın ve taşeronlaştırmanın aldığını, bununla birlikte sosyal hakların da yok edildiğini ifade ettiler. Ayrıca işçiler, hükümetin yolsuzlukla mücadele ve yoksullara yardım programının başarısız olmasını da protesto ettiler. Filipin ekonomisi geçen yıl yaşanan tayfun felâketine rağmen yüzde 7 büyürken, bu ekonomiden işçilerin payına sefaletten başka bir şey düşmedi. Filipinler’de nüfusun yaklaşık üçte biri hâlâ yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Malezya: İşçiler vergilerin yükseltilmesini protesto ettiler

Vergi artışlarının geçim sıkıntısını daha da artıracağını dile getiren Malezyalı on binlerce işçi, Kuala Lumpur merkezinde bir araya gelerek gıda ve hizmet alanında yapılan vergi artışlarını protesto etti. Hükümet, vergileri arttırarak bütçe açığını kapatmayı hedefliyor. Yakıt ve elektrik gibi sosyal yardımlarda yapılan kesintiler, vergi artışlarıyla birlikte işçi ve emekçi halkın sırtına yeni yükler yüklüyor. İşçiler, yeni vergilerin sadece hükümet yandaşlarını zenginleştirdiğini söylüyorlar.

Yunanistan: İşçiler kemer sıkma politikalarını protesto ettiler

Binlerce işçi Atina’da hükümetin kemer sıkma politikalarını, kamu harcamalarındaki ve ücretlerdeki kesintileri, işten atma saldırılarını protesto etti. İşsizlik oranının yüzde 30’a çıktığı ülkede, işçiler sorumlunun hükümet ve patronlar olduğunu ifade ediyorlar. Ayrıca 1 Mayıs’ta gerçekleştirilen feribot ve demiryolu taşımacılığındaki 24 saatlik grev, tüm ülkeyi etkiledi ve bir kez daha işçilerin gücünü ortaya koydu.

Fransa: İşçiler hükümetin politikalarını protesto ettiler

Fransa’da bir liman kenti olan Marsilya’da binlerce işçi, adı “sosyalist” fakat gerçekte patronların hizmetinde olan iktidardaki Sosyalist Parti’yi ve Cumhurbaşkanı Francois Hollande’ı protesto etti. İşçiler kamu harcamalarındaki ve ücretlerdeki kesintilere karşı da tepkilerini dile getirdiler

Yine başkent Paris’te bir araya gelen binlerce işçi, taşıdıkları dövizler ve sloganlarla hükümetin politikalarına duydukları öfkeyi haykırdı. İşçiler şöyle diyordu: “Zenginlerin Hükümeti Zenginler İçindir!”, “Hükümet Halkı Aldatıyor!”

Avusturya’da 1 Mayıs

1 Mayıs Avusturya’nın başkenti Viyana’da da kutlandı. Şehir merkezini çevreleyen Ring Caddesi üzerinde Devlet Opera binası ile Parlamento arasında kalan geleneksel güzergâhı dolduran binlerce yerli ve göçmen işçi, bayrak, döviz ve flamalarıyla 1 Mayıs’ı coşkuyla kutladılar. Çeşitli etnik gruplar da kendi özgün kıyafet, dans ve müzikleriyle kutlamalara ayrı bir zenginlik kattılar.

İngiltere: Kemer sıkma programlarına hayır!

Londra’daki Trafalgar Meydanı’nda bir araya gelen binlerce işçi, hükümetin kemer sıkma programını protesto etti. Hükümet sağlık, eğitim ve engelli yardımı gibi birçok alanda kesintiler ve kemer sıkma politikalarını devreye sokmuş bulunuyor. Kentin farklı bölgelerinde toplanarak miting alanına yürüyen işçiler, taleplerini dile getirdiler ve hükümet karşıtı sloganlar attılar.
16 Mayıs 2014

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Genç işsizliğin yüzde 30’lara çıktığı, yoksulluğun her geçen gün arttığı Tunus’ta emekçilerin haklı öfkesi sokaklarda yankılanmaya devam ediyor. Hükümetin, emekçilere hiçbir güvence vermeden salgına karşı önlem adı altında sadece sokağa çıkma...
  • Geçtiğimiz haftalarda, çok bilindik bir program olan “Güldür Güldür”de işçi sınıfının örgütlülüğünün dağıtılarak yıllar içinde nasıl sorgulamayan işçiler yaratıldığı anlatıldı bir skeçle. İzlediklerimiz komik bir şekilde ele alınmıştı ancak bir kez...
  • DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve 43 gündür fabrika önünde direnişte olan Ekmekçioğulları Metal işçileri 19 Ocak günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla görüşmek için Ankara’ya gittiler....
  • Dünya işçi sınıfı 2021’i sermaye sınıfının yoğunlaşan sömürüsü, baskısı ve yasaklarıyla karşıladı. İşten atma saldırıları, ücret kesintileri, hak gaspları artarak devam ediyor. Ancak işçiler de bu saldırılara karşı birleşmekten, direnmekten,...
  • Arkadaşlarla bir hafta sonu bizim evde buluşma ayarladık. Sokağa çıkamadığımızdan dolayı evde zaman geçirmek istedik. Herkes bir fikirle gelmişti. Bir arkadaşım kutu oyunu getirmişti. Oyunun adı “Monopoly.” Oyunun amacı şu; banka sana hayatta...
  • Geçtiğimiz günlerde koronavirüs önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemek için işyerimize kamu görevlileri geldi. Tabi bu denetimin nedeni bir arkadaşımızın işyerinde koronavirüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığına dair yaptığı şikâyetmiş. Bir...
  • Kapitalist sistemin yarattığı büyük çelişkiler, eşitsizlikler, adaletsizlikler, derinleştirdiği toplumsal sorunlar her geçen gün daha fazla can yakıyor. 21’inci yüzyılın teknolojik gelişmişlik ve üretim düzeyine rağmen yüz milyonlarca insan açlık...
  • “Biz ekmeğimizin peşindeyiz.” Ne çok duyarız bu sözleri çalıştığımız fabrikalarda, işyerlerinde, grev ve direnişlerde. Kimi zaman yapılan bir yanlışın üzerini örtmek, bahane bulmak için kullanılır. “Bakma yapmak istemezdim ama işte ekmeğimizin...
  • Krizin ve Covid-19 salgınının yükü işçi ve emekçilerin üzerine yıkılmaya devam ediyor, yoksullaşma derinleşiyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in Covid-19 Döneminde İşsizlik Sigortası Fonu Raporu, İşsizlik Sigortası Fonunun...
  • Tüm dünya yeni bir yıla “merhaba” dedi. Çeşitli dillerde, farklı tonlarda çıktı bu merhabalar. İnsanlar yeni yılda yeni dilekler dilediler. Kimisi milyarlarına milyar istedi yüzü kızarmadan, mücevher takımına yeni yeni mücevherler istedi. Kimisi iş...
  • Otomotiv sektörüne plastik araba parçaları üreten bir fabrikada çalışıyorum. Covid-19 salgınıyla birlikte çalıştığımız fabrikada bir panik havası vardı. Televizyonlardan, internetten yayılan korku ve panik havası hemen herkesi çok etkiledi. Toplum...
  • Bir yılı daha geride bıraktık. 2020’nin ilk aylarında hayatımıza giren pandemiyle birlikte yaşamımız içinden çıkılmaz hale geldi. İşsizlik, yoksulluk derken bir de üstüne gelen yasaklarla beraber nefes alamaz olduk. Biz işçiler için zor bir yıldı....
  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...

UİD-DER Aylık Bülteni