Navigation

Buradasınız

Taşeron Çeteler İş Başında

Ben kısa bir süre önceye kadar Rota İnsan Kaynakları adlı şirkete bağlı Tezel Lojistikte yevmiye alarak çalışıyordum. Biraz daha açmak gerekirse büyük firmalar elemana ihtiyaçları olduğunda taşeron şirket bizim gibi insanları gönderiyor. Bir nevi insan tacirliği yapıyorlar. Çalıştığımız zaman sigortamız yapılmıyor, sadece bir kâğıda isimlerimizi yazıyorlar. Bu durumda orada çalıştığımızı ispat etmemiz oldukça zor bir hal alıyor. Depodaki en ağır işleri bize yaptırıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi üstüne de paralarımız eksik yatıyor. İnanır mısınız bazı arkadaşlarımız 2 aydır para alamıyorlar. Tabii ki ben de bu durumdan nasibimi aldım. Ben paramın eksik ödendiğini görünce bu duruma karşı çıktım. Bana ilk olarak “çalıştığını ispatla verelim paranı” cevabını verdiler. Bunun üzerine ise ben işyeri merkezine geleceğimi ve şirketi de Çalışma Bakanlığına şikâyet edeceğimi söyledim. Bunu dediğim zaman telefonu suratıma kapattılar, fakat aradan 5 dakika geçmeden aradılar. Telefondaki kişi açıkça beni tehdit ederek “bizi rahatsız etme, sana para falan yok” dedi. Ben de ona muhatabımın kendisi olmadığını söyledim. Fakat buna rağmen gece 23’e kadar bu aramalar ve bu tacizler sürdü. Saat gece 2 olduğunda ise evimin önünde bir araba durdu. Ben de bakmak için dışarı çıktım. Arabadan 5 kişi indi ve “o işyerine bir daha gitmeyeceksin” diye bağırarak bana ve babama saldırmaya başladılar. Mahalledeki insanlar dışarı çıkmaya başlayınca bu adamlar kaçtılar. Bunun üzerine polis geldi ve biz de olanları olduğu gibi anlatarak şikâyetçi olduk. Fakat polis bu durumla fazla ilgilenmedi. Şikâyetçi olmamıza rağmen 4 gündür o adamlar hakkında herhangi bir işlem yapılmadı.

Olayın ertesi günü telefonum çaldı, arayan kişi taşeron şirketin büyük patronuydu. Evimize gelmek istediğini, sorunu çözmek istediğini söyledi bana. Ben de buyur gel konuşalım dedim. 1 saat sonra mahallemizdeki evlerden çok daha değerli bir arabayla geldi patron. Bizden şikâyetimizi geri almamızı istedi. Bunun karşılığında bizi barıştırmayı teklif etti. Ben kabul etmedim bu teklifi ve şikâyetimi geri almayacağımı söyledim. Bunun üzerine patron “sen işine devam et, senin paranı eksiksiz yatıracağım ve raporlu olduğun için o günlerin parasını da vereceğim” diye yeni bir teklifte bulundu. Ben ise sorunun bu şekilde çözülmeyeceğini söyleyerek konuşmayı bitirdim.

Ben bütün bunların bir tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Hepsinin birbiriyle bağlantılı bir şebeke olduğunu ve çatlak ses çıktığı zaman bu şekilde susturmaya çalıştıklarını anladım. Ben sonradan anlasam da bütün bu taşeronlar çeteleri de kullanarak işlerini çözüyorlar. Eğer yapılan haksızlıklara sesini çıkartmazsan sorun yok, fakat hakkını ararsan karşında taşeron şirketlerin diğer yüzünü hemen görüyorsun. Sözlerimi bitirirken taşeronlaşmaya kesinlikle hayır diyorum ve bütün işçi kardeşlerime haksızlıklara kesinlikle boyun eğmemelerini söylemek istiyorum.

22 Temmuz 2011

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Sömürücü egemenler, salgını çok yönlü, çok kapsamlı bir saldırı aracına dönüştürmüştür. İnsanların hak ve özgürlüklerini koruyarak salgınla mücadele etmek yerine, onu kullanarak bir korku imparatorluğu yaratmış, kapitalizmin tüm...

  • Antigone, bundan 2 bin 455 yıl önce Atinalı Sophokles tarafından yazılmış Thebai Üçlemesi olarak bilinen oyunun sonuncusudur. Sürgüne giden Oidipus’un ölümü üzerine iki oğlu dönüşümlü olarak birer yıl tahta geçerek iktidarı paylaşmak üzere...
  • Covid-19 salgını, hem dünyada hem Türkiye’de en belirleyici gündem olmaya devam ediyor. Egemenler, her şeyi gölgede bırakan Covid-19’a karşı mücadele etmek yerine onu bir korkutma aracı olarak kullanmaya devam ediyorlar. Milyonlarca insan daha yeni...
  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Novares fabrikasında uzun süredir devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin (TİS) tıkanması sonucu işçiler 22 Eylülde üretimi durdurarak greve çıktılar. Pandemi nedeniyle 9 ayı bulan TİS...
  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Novares fabrikasında uzun süredir devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin (TİS) tıkanması sonucu grev kararı alınmıştı. Talepleri kabul edilmeyen işçiler, 22 Eylülde otomotiv parçası üreten...
  • İŞKUR’un açıkladığı işsizlik sigortası verileri işsizlik fonunun yıllardır patronlara peşkeş çekildiğini bir kez daha teyit etti. Özellikle 2020 yılının 8 ayına ait veriler bu gerçeği çok daha çarpıcı bir şekilde gösteriyor. İŞKUR’a göre 2002...
  • Sendikalı oldukları için işten atılan ve Ağustos ayında duyurdukları 10 haftalık direniş planına göre her Pazartesi günü Cargill müşterilerinden birinin genel müdürlüğü önünde eylem yapan Cargill işçileri, Assan Gıda, Coca Cola, Pepsico ve Haribo’...
  • İçim içime sığmıyor, yükseklerden uçuyorum, bir türlü gökten yere inemedim. Çünkü ekonomimiz göklerden yerlere inmiyormuş. Havadis böyle. Bakanımız diyor ki “ekonomimiz uçuyor.” Biz de uçuyoruz! Doğalgaz bulunmuş, bulundu da gaz da uçucu bir madde...
  • Orta Afrika’da bir ülke olan Kongo Cumhuriyeti’nde 11 Eylül Cuma günü üç altın madeninde gerçekleşen göçükte 50’den fazla maden işçisi hayatını kaybetti. Güney Kivu eyaletindeki madenlerde onlarca can alan göçüğün günlerdir yağan şiddetli yağmur...
  • Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di’ye bağlı işçiler toplu sözleşmelerdeki ücret anlaşmazlığı karşısında uyarı grevleri gerçekleştirdi. İlk olarak 10 Eylülde uluslararası Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW) çalışanları yarım günlük bir uyarı...
  • Koronavirüs salgını ile birlikte dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükü daha da arttı. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpratılan sağlık işçileri bir de ekonomik sıkıntılarla, sefaletle karşı karşıya bırakılıyorlar. Egemenler bir yandan...
  • İşçiler ağır koşullar altında, uzun saatler boyunca çalışıyorlar. Milyonlarca işçi iş güvencesi olmadan, her an işten atılma korkusuyla canını dişine takarak çalışıyor. Üretim baskısı da cabası. MT Reklam işçileri de yıllarca benzer sorunlar...
  • Çukurova bölgesindeki Adana, Mersin, Tarsus, Ceyhan işçi dernekleri, tarım işçilerine “işe çıkmama” çağrısında bulundu. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ile yaptıkları görüşmelerde işçi yevmiyeleri konusunda anlaşma sağlayamadıklarını duyuran...

UİD-DER Aylık Bülteni