Navigation

Buradasınız

Fazla mesailer

(23.03.2011)

Ben yaklaşık 4 yıldır bir çorap fabrikasında çalışıyorum. Her gün sabahın erken saatlerinde kalkıp işe gitmek artık bana işkence gibi geliyor. İki vardiya halinde 8 saat çalışıyoruz. Sabahın güzelliklerinden faydalanamadan, hava bile aydınlanmadan sanki hapishaneye giriyormuşuz gibi geliyor artık...

(16.12.2010)

Ben asgari ücretli çalışan bir fabrika işçisiyim. Asgari ücretle geçinmek imkânsız olduğu için, yaptığımız fazla mesailer bizi çok yorsa bile bizim için çok önemlidir ve çoğu zaman ilaç gibi gelir. Pek çok açık onunla kapatılmaya çalışılır. Fakat bizim fabrikada, “cin fikirli” patronumuz ve en az...

(27.11.2010)

Fabrikamızda ücretlerimiz geç ödeniyordu, yıllık zamlarımızı alamamıştık ve her gün 12 saat çalıştırılmamıza rağmen yani zorla mesaiye bırakılmamıza rağmen mesai ücretlerimize zam gelmiyordu. Hâlbuki bizler her sabah evimize biraz daha fazla ekmek götürebilmek için geliyorduk işyerine.

(23.11.2010)

Bayram öncesi herkeste öyle ya da böyle bir bayram telaşı yaşandı. Herkesin dilinde ya kurbanlıkların ne kadar pahalı olduğu, ya bayramda bir yere gidilip gidilmeyeceği ya da bayram izniyle ilgili cümleler dönüp durdu. Aynı sohbetler bizim işyerimizde de geçti.

(20.11.2010)

Çalıştığım fabrikada bir ay içerisinde ortalama 80-90 saat fazla mesai yapmışız. Ve biz yaklaşık 8 aydan beri fazla mesai saldırısına maruz kalmaktayız. Yani biz yıllık fazla çalışma süresi olan 270 saati çoktaaan geçmişiz. Maalesef işverenler kendi koydukları yasaları bile tanımamakta ve kârlarına...

(17.11.2010)

Biz AVON’da çalışan bir grup işçiyiz. 14 saat zorunlu çalışmaya maruz kalıyoruz. Uzun zamandır bu şartlarda çalışıyoruz. Bu çalışma koşullarından dolayı çoğumuz yıprandık. Yemek ve molalar hariç sürekli ayakta çalışmaktayız. Bu durum artık bizim canımıza tak etti. Bir grup arkadaşla mesailere...

(13.11.2010)

Bizler Gezer’den bir grup deri işçisi olarak bu mektubu sizlerle paylaşmak istedik. Günde 12 saat boyunca çalıştığımız bu fabrika, terlik, ayakkabı, koltuk ve araba kılıfı, yani deri ile alâkalı ne varsa üretiyor. Çalışma saatlerimizin uzunluğu ve üstüne bir de vardiyalar yüzünden neredeyse sosyal...

(07.11.2010)

12 saat çalıştığımız için ne ailemize, ne kendimize, ne de çoluğumuza çocuğumuza zaman ayırabiliyoruz. Ancak uykumuzdan feragat edip, gözlerimiz kanlanarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu kadar uzun saatler çalışmamıza karşın aldığımız ücret ise asgari ücrettir

(24.10.2010)

Birçok ülkeye ihracat yapan bir firmada olan SİNBO’da işçi olarak çalışıyorum. Patronun açgözlülüğüyle ve her geçen gün artan baskısıyla karşı karşıyayız. Patron ve onun yalaka tayfası çalışanlara adeta kan kusturuyor. Çalışma saatlerimiz 12-14 hatta yeri geldiğinde 24 saat oluyor.

(22.10.2010)

Biz Avon fabrikasının yurtiçi kargo bölümünde çalışan bir grup işçiyiz. Gündüz ve gece vardiyaları var. Biz KM Grup diye bir taşeronla işe başladık. Servislerimizi taşeron firma ayarlıyordu. İlk üç hafta günde iki farklı servise biniyorduk. 15 günde 20 ayrı servis aracı değiştirdik.

(06.10.2010)

Ben BRİLLANT perde fabrikasında çalışan bir işçiyim. Çalıştığım bu fabrikada insanlık dışı uygulamaların yanı sıra, işçileri bıktırmak için psikolojik baskı da uygulanmaktadır. Neredeyse 6 yılımı verdiğim bu işyerinde o kadar çalışmama rağmen hayatımda yıpranmak dışında pek bir değişiklik olmadı.

(23.09.2010)

Arkadaşlar ben de henüz iki yıldır çalışma hayatına başlamış bir işçi olarak sizin de karşılaştığınız pek çok olayla karşılaştım bu kısa sürede. Size sekiz ay boyunca çalışmış olduğum işyerindeki olayları kısaca anlatayım. 11 saat çalışmasıyla, gece 1’lere, 2’lere kadar uzayıp giden fazla...

(28.07.2010)

Çalışma koşullarının ağırlığından yaz boyunca gönlümüzce vakit geçiremiyoruz. Düzenli bir işi olanlar ve yıllık izin kullanabilenler çok şanslı. Ama düşünün, bir sene boyunca çalışıp birçok şeyden yararlanamıyoruz buna eyvallah da, koca bir yaz boyunca bir denize gitmek için bile cebelleşiyor...

(27.07.2010)

Yazın gelmesiyle birlikte insanda daha bir tatil yapma, denize girme isteği doğuyor. Oysa bunlar en insani ihtiyacımız olmasına rağmen çok sınırlı yapabiliyoruz. Bu mektubu aynı sorunları yaşayan bir grup arkadaş yazıyoruz.

(26.07.2010)

Yaşamak sadece işyerine gidip çalışmak, sonra eve gelip uyumak mı? Yoksa dünyanın bütün nimetlerinden faydalanarak yaşamak mı? Nasıl da unutturmuşlar yaşamayı biz işçilere 12, 14 saat çalıştırarak.

(17.07.2010)

Biz işçiler iyi işe gireriz umudu ile çalıştığımız işyerlerini bırakarak ancak patronu sevindiririz. İstisnaları bir kenara bırakırsak bizim açımızdan değişen hiçbir şey olmayacaktır. Çünkü fabrikalar, işyerleri, sanki sözleşmişler gibi, uzun çalışma saatlerini, fazla mesaileri, ücretlerin...

(16.07.2010)

Merhaba dostlar. Ben bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. Her yerde olduğu gibi benim çalıştığım işyerinde de ağır koşullar, yoğun baskılar söz konusu. Bu fabrikada önceden cumartesileri çalışma yokmuş. Şu anda kot bölümünde günde 10 saat çalışma var, cumartesileri de dâhil.

(18.06.2010)

Ben genç bir işçiyim. Daha önce çalıştığım yerlerde günde 14-15 saat çalışıyordum. Yeni çalıştığım yer büyük bir fabrika, burada 8 saat çalışıyorum. 14-15 saat çalışmadan sonra burası bana Almanya gibi geldi. Fakat ilk çalıştığım gün zorla mesaiye bıraktılar.

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 2008 krizini takip eden aylarda toplu işten çıkarmaların yaşandığı pek çok şirkette işçilerin işten çıkarılmayı kabul etmeyerek direnişe geçtikleri elbette unutulmadı. Bugün yaşanmakta olan ağır ekonomik kriz döneminde, milyonlarca işçinin toplu...
  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...