Navigation

Buradasınız

Teknoloji Kime Hizmet Ediyor?

Yaşadığımız çağda teknoloji muazzam derecede gelişti. Sermaye sınıfının her fırsatta zihnimize kazıdığına göre; ulaşım, iletişim, barınma gibi ihtiyaçlar teknolojik gelişmeler sayesinde kolayca sağlanır duruma geldi. Kullandığımız cep telefonları sayesinde istediğimiz kişiye, bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Yorucu ve uzun süren işleri, yeni teknolojik aletlerle, zahmetsiz ve çok kısa zamanda yapabiliyoruz. Bir yerden bir yere kolaylıkla ve kısa zamanda gidebiliyoruz. Peki, içinde yaşadığımız adaletsiz kâr düzeninde zannedildiği gibi, teknoloji işçi ve emekçilere hizmet etmek için mi var? Teknoloji hayatımızın her alanına girip hayatımızı kolaylaştırmakla mı sınırlı kalıyor? Aslında bu soruyu şöyle sormakta fayda var: Egemenlerin elindeki teknoloji kime hizmet ediyor ve bu bize nasıl yansıyor?

Her şeyi üreten, var eden biz işçiler, emekçileriz. Ürünleri var ederken ezilmeye, sömürüye uzun iş saatlerine, düşük ücretlere maruz kalırız. Yarattığımız bütün zenginliklere patronlar el koyar. Onlar bizim sırtımızdan servetlerini katlarken bizim ücretlerimiz günden güne erir. Her geçen gün yoksulluk batağına saplanırız. Her şeyin kontrolü sermaye sınıfının elinde olduğu sürece teknolojik gelişmeler açısından da durum aynıdır. Teknolojinin geldiği son noktayla işçilerin madenlerde, fabrikalarda zor koşullarda çalışmasına gerek yok aslında. Çünkü teknolojiyle işler çok daha az emek gücü ve zaman harcayarak yapılabilir. Hatta çoğu iş için insan gücüne gerek bile kalmaz. Mesela bu muazzam teknolojiyle işçilerin madenlere inmelerine gerek yok. Ama bugüne baktığımızda bunun böyle olmadığını görürüz. Çünkü patronlar bizleri düşünmezler. Sadece kendi kârlarını ve rahatlarını düşünürler. Mevcut teknolojiyi çalıştığımız kötü koşulları hafifletmek yerine sermayelerini arttırmak için kullanırlar. Örneğin Afrika’daki altın madenlerinde ölesiye çalışan işçiler iş çıkışında x-ray cihazından geçiriliyor. Çünkü patronlar işçilerin altınları “çalmasını” önlemeye çalışıyorlar. Bu ve benzeri örnekler bize her şeyi bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Patronların tek derdi işçiyi daha fazla sömürmektir. Bunun için de teknolojiyi kullanarak zenginliklerini korurlar. Afrika’daki altın madenlerinde olduğu gibi, sermaye sınıfı teknolojiyi insanın daha güvenli şartlarda çalışması yerine kendi kârı ve işçileri aşağılamak için kullanıyor.

Teknolojik gelişmelerin bizim payımıza düşen kısmında aslında egemenlerin teknolojiyi ne amaçla kullandıklarını görürüz. Fabrikalarda bir parçası haline getirildiğimiz makineler, çabucak eskiyen ve bozulan ürünler, tamiratı alış fiyatından fazla olan aletler…

Aldığımız asgari ücretlerle belimizi doğrultamazken bir de çabucak bozulan bu ürünlerin yenisini almak zorunda bırakılıyoruz. Bunları alırken tabi epey borç ve taksitin altına giriyoruz. Teknoloji ve bilim egemenlerin elinde olduğu müddetçe, bu teknolojiyi bizleri daha çok sömürmek, sermayelerini büyütmek ve korumak için kullanmaya devam edeceklerdir. Yüksek gelişmiş teknolojiyle tank, top, tüfek yaparak bizlere yıkımı, kıyımı kısacası hayatımızı zehir eden şeyleri yaşatmaktan geri durmayacaklardır. Bize düşen görev, bizim ürettiğimizle bizleri sömüren ve yıkıma sürükleyen kapitalistleri ve onların köhnemiş düzenini alaşağı etmektir.

12 Nisan 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Ormanı, tabiatı, yeşiliyle; denizi, gökyüzü, sonsuz mavisiyle dünyamız müthiş güzellikte bir gezegen. Ancak hızlı bir biçimde değişen dünyamızda, yeşil ve mavinin yerini koyu, puslu bir grilik alıyor. İklim değişiklikleriyle doğanın dengesi geri...
  • Kardeşler, kıdem tazminatının “fona devredilmesi” meselesi ilk defa gündeme gelen bir şey değil. Bundan önce de çeşitli kez gündeme geldi. Patronlar işçilerin tepkisini azaltabilmek veya tepki oluşmasının önüne geçebilmek için çeşitli argümanlar...
  • DİSK Genel-İş Sendikası 17. Genel Kurulu “Halk İçin Demokrasiyi Türkiye İşçi Sınıfı Kuracak” sloganıyla 23 Ağustosta Ankara DSİ Genel Müdürlüğü konferans salonunda başladı. Genel Kurulun ilk gününe DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e ve KESK’...
  • İzmir Buca Ege Organize Sanayi (BEGOS) Bölgesinde kurulu olan ve Üniteks firmasına fason üretim yapan TR İnter Tekstil fabrikasında çalışan işçilere 2,5 aydan beri ücretleri ödenmiyor. TR İnter patronu işçilere bayrama kadar sürekli zorunlu fazla...
  • “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan çok daha zordur” demiş büyük bilim insanı Einstein. Gerçekten de insanlar önyargılı davrandıklarını kabul etmezler. Önyargılarını en doğru düşünceleri gibi sahiplenir, ısrarla savunurlar. Egemenler,...
  • Okuduğum zaman çok etkilendiğim, yaşanmış bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istedim. Muhammed ve Sameer’in hikâyesi... Bir fotoğrafın hikâyesi… Bu iki insan yaklaşık 130 yıl önce Şam’da yaşadı. Yoksul emekçilerdi, yalnız yaşarlardı. Sameer kahvelerde...
  • Bir süre önce UİD-DER’in internet sitesinde bir mektup okumuştum. Başlık çok çarpıcıydı: “Her Şey Para Demek Değil!” Çok merak ettim, “böyle bir başlığın konusu ne olabilir?” dedim kendi kendime. Yazıyı açtım, merakla okumaya başladım. Bu mektubu...
  • Kaz Dağlarında altın arayan Alamos Gold adlı Kanadalı şirket ve onun yerli ortağı Doğu Biga Madencilik, şu ana kadar 200 bin civarında ağacı kesmiş ve doğada büyük bir tahribata yol açmıştır. Bu şirketler, siyanürle altın arıyor ve yerin altını...
  • Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikasında Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarılan işçilerin mücadelesi sürüyor. 10 Temmuzda görülen işe iade davasının karar duruşmasında, mahkeme 14 işçinin haksız yere işten atıldığına ve...
  • Haksızlıklar karşısında susmayanlar için söylenen bir söz vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”  Bu topraklarda nice yazar, çizer, aydın, devrimci ve demokrat kişiler burjuvazinin ve faşist rejimlerin hedefi haline gelmiş, ama aydınlık...
  • Geçen gün bir internet sitesinde rastladığım haberde şöyle yazıyordu: “İşçi istifa etse de yıllık izin ücretini alabilecek!” Habere göre Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesiyle alakalı emsal nitelikte bir karar...
  • Merhaba arkadaşlar, bizler UİD-DER’in yetiştirdiği işçi, emekçi gençleriz. UİD-DER sitesinde emekçi kadınların ve sonrasında gençlerin yazdığı mektup bizlere de cesaret verdi. Bu nedenle Esenyurt’lu gençler olarak sizlerle kendi duygularımızı...
  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...