Buradasınız
UİD-DER’li Olmak
Gazi Mahallesinden bir kadın tekstil işçisi
Çocuk yaşta zorunluluktan çalışmaya başlayıp yıllarca sınıfından bir haber olarak bu sistemin çelişkilerini barındırmak, kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek, patronlardan nefret etmek. Bilincinden, sınıfından uzak, örgütlülükten uzak, tek başına, bütün bu olanlara kendince anlam vermeye çalışmak ve direnmek. Ne için DİRENMEK? Namuslu, onurlu, dürüst ve düzgün kalmak için. Ne kadar zormuş bunları tek başına yapmaya çalışmak, insan olarak kalmaya çalışmak bu sistemde.
Yıllarca bu şekilde yaşarken, umudun içinde umutsuzluğa düşerken, tam da bu iğrençliği, bayağılığı istemeyerek de olsa kabullenmeye başlamışken, sorunun kendinde olduğunu düşünüp değişmen gerektiğini düşünürken, sana bir el uzanır; sıcacık bir el, kocaman yüreği olan büyük bir el. İşte o el UİD-DER’in elidir.
Sana dokunduğu andan itibaren yaşamın hızlı bir şekilde değişmeye başlar. Yıllarca adlandırmaya çalıştığın çelişkilerin ve nefretlerin, teker teker adını ve anlamını bulmaya başlar. Öyle güzel öyle muhteşem bir duygudur ki bu, umudunu yeşertmeye, yüzünü güldürmeye, kalp atışını hızlandırmaya başlar. Yaşadığın, öğrendiğin şeyler, güzellikler bitmek bilmez.
Evet dersin, benim gibi, düşüncelerimde hep hayal edip olmasını istediğim gibi insanlar varmış. Onurlu, dürüst, samimi, haksızlığa karşı duran, insani değerlerini yitirmemiş insanlar. Olması gerektiği gibi insan vasıflarına sahip insanlar. Ve onlar benim yıllarca habersiz olduğum kendi sınıfımın kardeşleriymiş. Artık yalnız olmadığını, koca bir sınıf olduğunu, düşüncelerinin ütopya olmadığını, hayal olmadığını görürsün.
Bunları yaşatırken UİD-DER bana, beni tekrar güçlü ve değerli kılarken ve bu onurlu mücadelede kendi sınıf mücadeleme dahil etmiş ve körlüğümden kurtarmışken beni, sabah gidip akşam döndüğüm nefret ettiğim mahallemi, semtimi sevdirmişken bana, yazdığım ve yazamadığım birçok değeri bana hissettirmişken, yaratılacak olan o güzel dünyamız için her an çalışmalar yürütürken, ne güzel şeydir UİD-DER’li olmak, ne onurlu, ne şerefli bir değerdir.
Bazı anılar vardır yaşamda unutamadığımız. Bazı şeyler de vardır ki vazgeçilmez. İşte UİD-DER de benim için öyle. Seninle beraber ben de büyüyorum ve bilinçleniyorum UİD-DER.
UİD-DER Yürüyor Mücadele Büyüyor!
Sınıfını Bil Safa Gel!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Mücadeleye Son Sürat Devam!
“Modern Zamanlar”
- UİD-DER 1 Mayıs’a Hazırlanıyor: Umut Örgütlü Mücadelede!
- Birlik ve Dayanışmamızı Büyütmeye Devam Edeceğiz
- Çatalca’da “Polonez İşçileri Diyor ki: Birlik ve Dayanışmamızı Büyütelim!” Etkinliği
- UİD-DER’de “İşçi Sınıfının Mücadelesi Durdurulamaz” Etkinlikleri Devam Ediyor
- “Orta Doğu’da İşçiler ve Sendikal Hareket” Kitabı Üzerine Söyleşi
- UİD-DER Mersin’de 1 Mayıs Etkinliği Düzenledi
- UİD-DER’de “Sermayenin ve İktidarın Saldırılarına Karşı 1 Mayıs Ruhuyla Mücadeleye!” Etkinlikleri
- UİD-DER’de Bir Kez Daha 8 Mart Coşkusu
- UİD-DER’de 8 Mart Etkinlikleri: Geçmişten Geleceğe Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
- Ukrayna Savaşının 2. Yıldönümü: “Emperyalist Savaşa Karşı Mücadeleye!”
- “Ben Rosa Luxemburg” Oyunu İşçilerle Buluştu
- UİD-DER’in Coşkulu 1 Mayıs Etkinlikleri Devam Ediyor
- UİD-DER’den Coşkulu Etkinlik: 1 Mayıs’ta ve 14 Mayıs’ta Değişim İrademizi Gösterelim!
- Rosa Luxemburg: İnsanlığın Büyük Davasına Adanmış Bir Ömür, Yaşam Dolu Cesur Bir Yürek!
- Bu Heyecan Farklı Bir Heyecan
- Heyecan ve Duygu Dolu Bir Film Şeridiydi
- İşçi Sınıfının Aktarma Kayışı UİD-DER’e Teşekkürler
- Gerçeğin Işığını Taşıyanlara Selam Olsun!
- Ekim’in İzinde: Yeni Bir Dünyaya Mecburuz
- The Strike/Grev Resmi Bana Üniversitedeki Eğitim Seviyesini Hatırlattı
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...