Navigation

Buradasınız

1 Mayıs’a Doğru: İşçiler Konuşuyor /5

UİD-DER 1 Mayıs’a dönük çalışmalarını sürdürüyor. Birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs örgütlenmesi, işçilerin fabrikalardan alanlara akması, işçi sınıfı için büyük bir moral olacaktır. İşçi sınıfının birliğinin ve gücünün alanlarda birlikte solunması, tek tek her işçiyi ve tüm işçileri güçlü kılacaktır. Bu amaç doğrultusunda UİD-DER çeşitli sanayi bölgelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Tuzla havzasında da bir dizi röportaj yaptık ve sorularımıza şu yanıtları aldık.

UİD-DER: Uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a katılmak, sizin için ne ifade ediyor?

Sağlık işçisi: 1 Mayıs denince aklıma birlikte hareket edilmesi, milyarlarca insanın alanda olması gereken bir gün geliyor. O gün bütün işçilerin orada olması gerektiğini düşündüğüm bir gün.

Kimya işçisi: İşçi bayramını ifade ediyor.

Öğrenci: İşçi sınıfının tarihsel önderlerinden Marx’ın “Bütün Ülkelerin İşçiler Birleşin” sözünü anımsatıyor. Hepimizin işçi olduğunu bilince çıkardığı, işin emeğin gündeme geldiği bir gün… Türkiye’de ise 1977 1 Mayıs’ı geliyor aklıma.

UİD-DER: Krizin faturasını ödememek için ne yapılmalı?

Sağlık işçisi: Krize karşı direnmek lazım. Örgütlü ses çıkarmak lazım. Her türlü zeminde hakkımızı aramamız lazım.

Öğrenci: Krizi anlatmak lazım. Açlık sorunu var. Bilinç eksikliği var. Halkla iç içe geçmiş bir örgütlülük yok. Bugün koşullar kötüleşiyor. Bıçak kemiğe dayandıkça yapacak çok şey olacak. Doğru tarzda örgütlülükler içerisinde yer almak lazım.

UİD-DER: İşçiler 1 Mayıs’ta hangi talepleri dile getirmeliler? Örneğin, bu seneki 1 Mayıs’ın ortak sloganı “işten atmaları geri püskürtmek için 1 Mayıs’a” olabilir mi?

Sağlık işçisi: İşsizliğe, işten atmalara karşı 1 Mayıs’a. Ücretlerin yükseltilmesi, işçi ölümlerinin önlenmesi olabilir taleplerimiz.

Kimya işçisi: Olabilir tabii, tam da böyle olması gerekiyor.

Öğrenci: Geçmişte “8 saatlik iş” sloganı vardı, önemliydi bu. Krizin sebebi biz değiliz. Bunu anlatacak, dünyadaki uçurumu anlatacak bir şey olmalı. Dubai’deki otellerin bir geceliği 20 bin dolar, buralarda hangi işçi kalabilir. Bu uçurumu göstermemiz lazım.

UİD-DER: 1 Mayıs’ın kitlesel ve coşkulu olması, işçilere güven vermesi ve patronların yüreğine korku salması için sendikalar nasıl bir hazırlık yapmalılar?

Sağlık işçisi: Sendikaların 1 Mayıs’a çok insan katması gerekiyor. İşçilerle birebir görüşmeler, toplantılar yapmak lazım.

Kimya işçisi: İşyeri temsilcilerinin 1 Mayıs’ı işçilere anlatması gerekiyor. 1 Mayıs’ın önemini, amacını anlatması gerekiyor. Bilgilendirmeleri gerekiyor.

Öğrenci: Sendikacılar sadece koltuklarını, paralarını düşünüyorlar. Sendikalar kitlesel olarak katılmıyor. Daha çok diğer çevreler katılıyor. Sendikalar kendi görevlerini yerine getirmiyor.

UİD-DER: Devletin ve patronların 1 Mayıs’ın içeriğini boşaltmak ve katılımı azaltmak için her daim yaptığı karalamalar ve baskılara karşı ne yapmalıyız? Çevrenizde 1 Mayıslara bu korkular yüzünden katılmayanlar oluyor mu?

Sağlık işçisi: Bizler de konuşmalıyız, devletin ve patronların yaptıklarına karşı korkmamak lazım. Çok insan var çevremde, coplanmaktan ve sicilinin bozulmasından korkan.

Kimya işçisi: Birçok insan korkuyor. Aileleri katmak lazım. Tekel işçileri cop yedi, ama pes etmediler. Korkunun üstüne gitmek lazım.

Öğrenci: Sol deyince akla polisle çatışan birileri geliyor. Böyle bir önyargı var. Birçok insan var korkan. Ama Nazım’ın şiirinde dediği gibi, patronların düzeni yalan söylüyorsa bu sömürü bitmesin diyedir. Bu yalanlara kanmamak lazım.

UİD-DER: İlk kez 1 Mayıs’a katılacak olan işçi kardeşlerimize ne söylemek istersiniz?

Sağlık işçisi: Daha çok işçiyi yanınızda getirin, en başta da ailelerinizi getirin diyorum katılacak arkadaşlara.

Kimya işçisi: 1 Mayıs’ın diğer yıllardan farklı olmasını, daha iyi geçmesini isterim.

Öğrenci: 1 Mayıs’a katılmak, sahip çıkmak gerekiyor. Bayram havasında kutlamak gerekiyor.

7 Nisan 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 25 Mayısta ABD’de siyah derili bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 17 Ekim 2019’da bir isyan başlatmış, yoksulluğa, yolsuzluklara ve işsizliğe karşı aylarca mücadele etmişlerdi. Başbakan Saad el-Hariri’nin istifa etmesini sağlayan işçiler, yeni başbakan için de “eski düzenin yeni...
  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...