Navigation

Buradasınız

80 Liralık Hayatlar ve Taşeron Gerçeği!

Merhaba işçi kardeşlerim. Öncelikle UİD-DER’e annemi kaybettiğim iş kazasını haberleştirdiği için teşekkür ediyorum. Yaşadığımız bu acı olayı diğer işçi kardeşlerimize İşçi Dayanışması bülteninde duyurduğu, taşıdığı, acımızı paylaştığı için. Annem ve dört işçi kardeşimizin, iş kazasında ölümü ulusal değil yerel basında sadece dört satırlık yer bulabilmişti.

Ben bundan iki buçuk ay önce sevgili annemi iş kazasında kaybettim. Ve yaşanan iş kazasında bir sürü ihmal vardı. Her iş kazasında olduğu gibi çevremdeki insanlar bunun bir “kader” olduğunu ve alın yazısının böyle olduğunu söylediler. Ben bunun kader veya alınyazısı olduğuna inanmıyorum. Patronun kâr hırsından kaynaklandığını düşünüyorum.

Ailem Erzurum’dan 4 yıl önce Darıca’ya gelmişti. Yoksulluk işte, 8 çocuk olunca herkes iş aramaya başladı. Tabi ki annem de! Yapabileceği tek iş temizlik işleriydi ve taşeron bir firmada çalışmaya başladı. Soruyordum kendisine, “anne sigortan yapıldı mı?”, o da “hayır” diyordu. Borçları çoktu ailemin ve annem de bundan kaynaklı olarak sürekli işe gidiyordu. Annem “şu borçlar bitsin kızım, bir daha gitmeyeceğim” diyordu. Annem 80 lira yevmiyeye çalışıyordu. 80 lira! Annem ile 4 iş arkadaşı sabah işe giderken feci şekilde can verdiler. Annemleri taşıyan kamyonet yoldan çıkarak, karşı şeride geçip hafriyat kamyonuyla çarpışmış ve bunun sonucunda 5 işçi ailesinin ocağına ateş düşmüştü.

Annem hep “bu servis şoförü bizi bir gün öldürecek” derdi. Olay yeri incelemesinde ise gerçekler ortaya saçılıverdi. Sigorta yok, emniyet kemerini takacak bir koltuk bile yok! Annem ve iş arkadaşları kamyonetin arkasına serili halının üzerinde, işe gidip geliyorlarmış! Bunun acısı tarif edilemez. Annem ve diğer iş arkadaşları arkalarında onlarca yetim bıraktılar. Şimdi ise acısı dinmeden dava süreci başladı. Karşı taraf yani patron suçlu görülmüş fakat aynı zamanda sigortasız çalışan ve koltuksuz servis aracına binen ölen işçiler de suçlu görüldü. Şu sorular aklıma takılıyor: Taşeron sistemi niye var? Neden bu tür işyerleri denetlenmiyor? Neden insanlar 80 lira için bu tür işyerlerinde çalışıyor? Neden iş güvenliği önlemleri alınmadı? Neden iş güvenliği önlemleri alınmadığı için ağır cezalar kesilmiyor? Bu soru listesi uzayıp gider. Bu sorular ortada dururken ölen işçilerin suçlu görülmesi nasıl bir ikiyüzlülüktür?

Bu zorlu süreçte UİD-DER’li dostlarım yanımdaydı. Bu sorunun yalnızca benim sorunum olmadığını, her ay ortalama 150 işçinin iş kazalarında katledildiğini ve bunun sebebinin azgınca kâr hırsı içerisinde olan kapitalist sömürü sistemi olduğunu biliyorum. İş kazalarını ve cinayetlerini durduralım demek için 1 Mayıs’ta UİD-DER ile alanlardayım. Teşekkürler UİD-DER!

27 Nisan 2018

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni