Navigation

Buradasınız

Özel Jet veya Halının Üzerinde Yolculuk: İki Kaza Bir Sonuç!

Her ay yüzlerce insan kaza sonucu yaşamını yitiriyor. Biz de televizyonlardan izliyoruz. Birkaç haber sonrası, sıradanlaşıyor, gündemimizde yer etmiyor. Ama bazı kazalar ve bazı insanların ölümü gündemimize giriyor ve uzun süre kalıyor. Dubai’den havalanan özel jet düştüğünde içerisinde (11 kişi ölmüştü) 9 özel insanı taşıyordu. Elbette hiç kimse genç yaşta insanların yaşamlarının son bulmasına sevinmez. Günlerce televizyon ve gazetelerde bu olayın nasıl gerçekleşmiş olabileceğine dair kafa patlattık. Kaza nasıl gerçekleşti? Kara kutu bulundu mu? Uçağın bakımı yapılmış mıydı? İniş izni verildi mi, verilmedi mi? Uçakta kimler vardı? Kimdi bu insanlar? Tabii yüksek bir sosyal sınıfın üyesi olan bu insanlar söz konusu olduğunda durum farklı oluyor, konu haberlerde günlerce tartışılıyor.

Diğer örnek ise biz işçi sınıfının yaşadığı kazalar. Yani basın için haber değeri bile olmayan kazalar. Geçtiğimiz ay Gebze Organize Sanayi Bölgesinde yaşanan trafik kazasında 4 kadın işçi ve şoför feci şekilde can verdi. Servis, temizlik firmasında çalışan taşeron işçileri işe götürüyordu. Servis dediğin de panelvandan bozma, koltukları daha fazla insan taşısın diye sökülmüş, tabanına halı serilmiş bir minibüs ve içinde 4 kadın işçi. Bu araç 4 kadın işçi ve şoförün canını aldı. 5 ailenin hayatını kararttı. Temizlik işçilerinin günlük kazancı 80 liraydı ve sigortasız çalışıyorlardı. Bir tarafta Dubai’ye giden jet uçak, diğer tarafta sigortasız, düşük ücretle çalışmak ve halının üzerinde yolculuk yaparken ölmek. Ölen işçi kadınların çocuklarının haykırışları kulağımdan hiç gitmiyor. İçlerinden biri hıçkıra hıçkıra şöyle haykırıyordu: “Benim annem iş kazasında öldü! 80 lira için öldü! Bu kazanın annemin kaderinde olduğu söyleniyor. Hayır, bu bir kader değil, benim annem iş kazasında öldü!” Sigorta yok! Koltuk yok! Emniyet kemeri yok! Denetleme yok!

30’lu ve 40’lı yaşlarda ölen kadın işçiler arkalarında çok sayıda yetim bıraktı. 2 işçi kadının cenazesi aynı mezarlıkta, yan yana defnedildi. Bu bozuk düzende yaşarken gün yüzü görmeyenler birer metrekare mezarların içindeler şimdi. Kamyon-kamyonet, traktör kasalarında “mal” gibi taşınan işçiler, fabrikalarda iş kazalarında yitirdiğimiz işçiler! Daha fazla kâr adına, iş kazalarında yiten canlarımız. Ölen işçiler bizim sınıf kardeşimiz. Kapitalist düzende ölüm de adil değil. Ölümün adil olabilmesi için yaşamın adil olması lazım. Bu kapitalist sisteme ve onun temsilcilerine hıncımız daha fazla arttırıyor. İş kazalarına karşı gerekli önlemlerin alınmasını istemek yetmez, kapitalist sistemin yıkılması için daha fazla ter akıtmamız gerekiyor.

15 Nisan 2018

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz günlerde Ekim 2020 dönemi için işsizlik verilerini açıkladı. Rakamlarla oynayarak istediği değerleri elde etme konusunda ustalaşan TÜİK, mucizesini yine gösterdi. Açıklanan verilere göre 15 ve üzeri...
  • Kalyon Holding’in İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Ziraat Kuleleri inşaatında çalışan işçilerin öğle yemeğinden hamamböceği çıktı ve işçiler bu durumu protesto etti. Şantiyede tüm uyarılara karşın düzeltilmeyen kötü koşullara duyulan öfke...
  • Hükümetin medya kalemleri aralarında işbölümü yapmış; kimisi tetikçi, kimisi akıl hocası, kimisi muhalif olanlara karşı karalama görevini üstlenmiş. Bazıları da yılın 365 günü “emekliye müjde” başlığıyla her gün gazetede, televizyon ekranında,...
  • Hindistanlı işçilerin ve tarım emekçilerinin mücadelesi 50 günü aşkın bir zamandır sürüyor. Kötü hava koşullarına, su baskınlarına rağmen bir araya geldikleri ve kamp kurdukları eylem alanlarından ayrılmayan tarım emekçileri protesto gösterilerine...
  • Somalı madenciler 13 Mayıs 2014’te gerçekleşen ve 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan büyük maden faciasının ardından maden ocaklarının kapanmasıyla işsizliğe mahkûm edilmiş, tazminat ve alacakları da ödenmemişti. Bağımsız Maden-İş ve işçilerin...
  • Nisan 2020 itibariyle siyasi iktidar pandemi nedeniyle işten çıkarma yasağı getirdiğini “müjdelemişti”. Oysa gerçekler söylenenlerin tam tersiydi. İşten atma yerine ücretsiz izin uygulaması hayata geçirildi. Böylece patronların inisiyatifine...
  • Kayı İnşaat Cezayir’deki askeri hastane ve tesislerin inşaat şantiyelerinde çalıştırdığı işçilerin 1 yıllık ücretlerini ödemedi. İnşaat-Sen’de örgütlenen işçiler, 2019’un Aralık ayında ücretlerinin ödenmesi talebiyle Cezayir’de grev yaptılar, dava...
  • Genç işsizliğin yüzde 30’lara çıktığı, yoksulluğun her geçen gün arttığı Tunus’ta emekçilerin haklı öfkesi sokaklarda yankılanmaya devam ediyor. Hükümetin, emekçilere hiçbir güvence vermeden salgına karşı önlem adı altında sadece sokağa çıkma...
  • Geçtiğimiz haftalarda, çok bilindik bir program olan “Güldür Güldür”de işçi sınıfının örgütlülüğünün dağıtılarak yıllar içinde nasıl sorgulamayan işçiler yaratıldığı anlatıldı bir skeçle. İzlediklerimiz komik bir şekilde ele alınmıştı ancak bir kez...
  • DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve 43 gündür fabrika önünde direnişte olan Ekmekçioğulları Metal işçileri 19 Ocak günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla görüşmek için Ankara’ya gittiler....
  • Dünya işçi sınıfı 2021’i sermaye sınıfının yoğunlaşan sömürüsü, baskısı ve yasaklarıyla karşıladı. İşten atma saldırıları, ücret kesintileri, hak gaspları artarak devam ediyor. Ancak işçiler de bu saldırılara karşı birleşmekten, direnmekten,...
  • Arkadaşlarla bir hafta sonu bizim evde buluşma ayarladık. Sokağa çıkamadığımızdan dolayı evde zaman geçirmek istedik. Herkes bir fikirle gelmişti. Bir arkadaşım kutu oyunu getirmişti. Oyunun adı “Monopoly.” Oyunun amacı şu; banka sana hayatta...
  • Geçtiğimiz günlerde koronavirüs önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemek için işyerimize kamu görevlileri geldi. Tabi bu denetimin nedeni bir arkadaşımızın işyerinde koronavirüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığına dair yaptığı şikâyetmiş. Bir...

UİD-DER Aylık Bülteni