Navigation

Buradasınız

Bekâr İşçilerin Tuzu Kuru mu?

Çalıştığım fabrikada yemek molasında, aradan yaklaşık 1 ay geçmiş olsa da 1 Mayıs konusu açıldı. Malum 1 Mayıs resmi tatil günü. Ancak bu 1 Mayıs’ta bizim çalıştığımız farikada “zorunlu” mesai yapıldı. 1 Mayıs’ın anlamını, biz işçilerin neden sahiplenmesi gerektiğini bildiğim için bu çalışmaya gitmedim.

Yemek molasındayken söz döndü dolaştı, 1 Mayıs’ta benim neden işe gelmediğim konusuna geldi. Ben de dilim döndüğünce arkadaşlara neden 1 Mayıs’a katıldığımı, işe neden gelmediğimi, üstelik bugünün resmi tatil olduğunu, kıdem tazminatımızın gaspına karşı gücümüzü göstermemiz gerektiğini anlattım. Orada bulunan evli arkadaşlardan biri bana döndü ve “tabi senin tuzun kuru, sen bekârsın, sen gelmesen de olur” dedi. Sahi, biz işçileri her fırsatta türlü yöntemlerle bölen patronların kullandığı argümanlardan biri de bu değil miydi? Bekâr işçi, evli işçi. Oysa yan yana aynı tezgâhta ter akıtıyoruz arkadaşımla. Gece vardiyalarında aynı sıkıntıları yaşıyoruz. Anlattıklarımı anlamadığını, doğru düşünmediğini, bu düşüncenin biz işçileri ayrıştırmaktan öteye gitmediğini anlatmaya çalıştım arkadaşıma. “Ben de seninle gelip burada aynı koşularda çalışmıyor muyum? Gece vardiyasına gelmiyor muyuz? Senin borcun harcın var da bizim yok mu? Sen kira veriyorsun biz bekâr işçiler vermiyor muyuz? Tuzumuz kuru olsa zaten çalışmayız. Sen de görüyorsun ne kadar zor şartlarda çalıştığımızı” dedim. Bu düşüncelerin biz işçileri böldüğünü anlattım. Ben bunları anlatınca orada bu sohbete dâhil olan diğer arkadaşlar da beni desteklediler. Yıllardır çalıştığım bu işyerinde çok az devamsızlık yapmıştım. Arkadaşıma sordum “benim devamsızlık yaptığımı daha önce gördün mü?” diye. “Hayır” dedi.

Ne yazık ki arkadaşımın söylediği “bekâr işçilerin tuzu kuru” sözleri bizleri ayrıştırmak isteyen patronların yalanlarının örgütsüz işçilerde nasıl da karşılık bulduğunu gösteriyor. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Suriyeli-Bulgaristanlı, taşeron-kadrolu, kadın-erkek, evli-bekâr diye işçileri nasıl böldüklerinin küçük bir örneğidir. Bu çarpıtmalara, sinsice yayılan bu yalanlara karşı mücadele etmek boynumuzun borcudur. Bu yapay ayrımların etkisinde kaldığımız müddetçe ne dostu ne de düşmanı birbirinden ayıramaz, çölün ortasında pusulasız kalmışçasına yönümüzü bulamayız.

Bu nedenle biz işçilerin sorgulaması gereken arkadaşımızın evli ya da bekâr olması değildir. Neden uzun saatler çalışmak zorunda olduğumuz, dünyadaki bütün zenginliği üreten biz olduğumuz halde neden yoksulluğa mahkûm edildiğimiz, işyerlerinde, fabrikalarda payımıza neden ölümlerin düştüğüdür. Bunları sorguladığımız zaman ancak tepkimizi doğru yere yönlendirir ve bir araya geliriz.

16 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...
  • Daha doğar doğmaz salgın hastalıklara karşı aşılanırız. Verem, çocuk felci, boğmaca, kızamık, tetanos gibi olası hastalıklar karşısında önleyici sağlık hizmeti almış oluruz. Böylelikle daha baştan mikroplara ve virüslere karşı direnç geliştiren...
  • EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği taleplerini haykırmak için 8 Eylülde Tandoğan Meydanında toplandı. Çeşitli illerden binlerce işçi ve emekçi bir araya gelerek emeklilik hakları için mücadelede kararlı olduklarını bir kez daha gösterdiler...
  • Günden güne kadına yönelik şiddet artıyor. Her gün birkaç kadının kocası tarafından silahla vurulduğu, bıçaklandığı haberlerini okuyoruz. Okunan haberlerdeki vahşet önce insanları üzüyor sonra öfkesini artırıyor. İnsanlar, sosyal medyada birkaç şey...
  • Enflasyon gibi işsizlik oranları da kasıtlı olarak düşük gösteriliyor. Aslında ekonomik alandaki tüm veriler, toplumun gözünden saklanıyor. Çünkü gerçeğin tam olarak görülmesi istenmiyor. Siyasi iktidar, verilerle oynayarak ve medyayı kullanarak...