Navigation

Buradasınız

Devekuşunun Hikâyesi, Bizim Hikâyemiz

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 129
İnsanız, işçiyiz, haliyle yaşamımız pek çok zorlukla dolu. Zorluklarla boğuşmak yorucudur, yıpratıcıdır. Bazen bu zorluklar bizi yıldırır, sorunlara gözlerimizi kapatmak daha kolay gelir. Kafamızı devekuşu gibi kuma gömmek isteriz ama ne yazık ki sorunları görmezden gelmek onları ortadan kaldırmaz. Üstelik size bir sır verelim mi? Bu sevimli hayvanların tehlike karşısında kafalarını kuma gömdüklerini iddia ederiz ama doğrusu onlar her zaman mücadele yolunu seçerler!

İnsanız, işçiyiz, haliyle yaşamımız pek çok zorlukla dolu. Zorluklarla boğuşmak yorucudur, yıpratıcıdır. Bazen bu zorluklar bizi yıldırır, sorunlara gözlerimizi kapatmak daha kolay gelir. Kafamızı devekuşu gibi kuma gömmek isteriz ama ne yazık ki sorunları görmezden gelmek onları ortadan kaldırmaz. Üstelik size bir sır verelim mi? Bu sevimli hayvanların tehlike karşısında kafalarını kuma gömdüklerini iddia ederiz ama doğrusu onlar her zaman mücadele yolunu seçerler!

Dünyanın en hızlı kara hayvanlarından biri olan devekuşundan bahsediyoruz. Tehlike anında devekuşunun hızı saatte 97 kilometreye çıkabilir. Bunun yanı sıra, güç ve dayanıklılık bakımından da birçok hayvanla kıyaslandığında yarışı açık ara önde götürür. Öyle kuvvetli bacakları vardır ki bir tekmeyle rakibini yere serip alt edebilir devekuşu. Bir kafa atışıyla rakibini öldürecek gücü vardır. Boyları 2 buçuk metreye ulaşabilen bu iri ama sevimli kuşlar, çapı 5 santim olan gözleriyle kendilerine yaklaşan düşmanlarını çok uzak bir mesafeden bile fark edebilirler. Böyle sayısız özellikle donanmış olan devekuşları, doğal savunma mekanizmaları dururken zorluklar karşısında kafalarını neden kuma gömsün?

Bir anlığına devekuşu olduğumuzu farz edelim, meselâ avcının yaklaştığını görür görmez kumu eşeleyip kafamızı içine gömmekle uğraşana kadar tehlikeden uzaklaşmayı ya da tüm gücümüzü kullanarak avcıya haddini bildirmeyi tercih etmez miydik? Düşmanı alt edebilmek için diğer savunma mekanizmalarını devreye sokarak mücadele etmeyi tercih etmek daha akıllıca olmaz mıydı? Nitekim tehlikeler, gerçekler karşısında kafasını kuma gömdüğünü düşündüğümüz ve itiraf edelim ki biraz aşağıladığımız devekuşlarının tercihi de aslında bu yöndedir.

Devekuşları, tehlikeyi sezdikleri anda düşmanın geldiği yönü kestirmek için başlarını yere yaklaştırırlar ve büyük bir dikkatle yerden gelen titreşimleri dinlerler. Buna göre ya savunmaya hazırlanırlar ya kaçarlar ya da saklanırlar. Öte yandan üreme zamanı geldiğinde yumurtalarını güvenli bir şekilde saklayabilmek için büyük çukurlar kazarlar. Yavruları yumurtadan çıkmaya hazır hale gelene kadar, gün içerisinde birkaç kez gagalarıyla kum içerisindeki yumurtaları çevirirler. Belli ki devekuşunu kafası kuma gömülü vaziyette gören insanlar; eğrisi doğrusu nedir anlamadan damgayı vurmuşlar. Bu efsane, bizim dilimize de yerleşmiş. Teşbihte hata olmaz derler ama doğrusu bu yakıştırmayla devekuşlarına haksızlık ediyoruz. Oysa yavruları için gösterdikleri fedakârlıktan, çabadan, mücadeleci karakterlerinden ders almamız gerek! Üstelik devekuşları birleşerek daha güçlü olacaklarını da bilirler.

Afrika ve Avustralya kökenli değişik türde devekuşları vardır. 1932’de, Avustralya’da “Büyük Devekuşu Savaşı” yaşanmış. Savaşın bir tarafında devekuşları öte tarafında Avustralya ordusu var. 1929’da dünyayı sarsan büyük ekonomik buhran Avustralya’daki tarım arazilerine de yansımış. Yıllarca boş kalan araziler, Avustralya’ya özgü koşucu devekuşlarının göç edip yerleştiği, üreme zamanlarında konakladığı bir alana dönüşmüş. Bir süre sonra yaklaşık 20 bin devekuşu, Avustralya hükümeti için bir problem haline gelmiş. Çözüm ise makineli tüfeklerle devekuşlarına savaş açmakta aranmış! Ancak inanılmaz derecede çevik olan bu hayvanlar çalıların arkasına saklanarak, dönemin gazetelerine göre ise “kendi savaş stratejilerini geliştirerek” atılan kurşunlardan kurtulabilmişler. Söylenene göre harcanan 9 bin 860 mermiden yalnızca 900’ü hedefi bulabilmiş. Boşa harcanan binlerce mermiden sonra Avustralya ordusu geri çekilme kararı almış! Şimdi soralım kendimize; kafayı kuma gömen kim? Direnişleriyle koca orduya yenilgiyi tattıran bu mücadeleci dostlarımız mı?

İşte devekuşlarının hikâyesinden çıkarılacak hisse: Sorunlarımızın çözümü “kafayı kuma gömmekte” değil cesaretle üzerine gitmektedir. Önümüzde dağ gibi dizilen sorunlarımız yokmuşçasına onlardan kaçmaya çalışmak yerine el ele vermek ve yaşamlarımızı her geçen gün daha da zora sokanlara karşı mücadele etmek zorundayız. İşsizlik artıyor, yoksulluk tırmanıyor, aldığımız ücretler ay sonuna yetişmiyor. Savaş binlerce insanın canını alıyor, binlercesi göç yollarında karanlık sularda boğuluyor, çocuklar açlıktan ölüyor. Tüm bunların nedeni olan kapitalist sömürü düzenidir. Kafayı kuma gömüp tüm bu sorunların bitmesini bekleyemeyiz! Vakit başları kaldırıp bizi ezenlere, sömürenlere karşı mücadele verme vaktidir! Üstelik birlik olursak, güçlerimizi birleştirirsek, üretimden gelen gücümüzü kullanırsak, dostumuz devekuşlarından daha da güçlü oluruz!

27 Aralık 2018

Son Eklenenler

  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...
  • İş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. İnşaat sektörü işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalıştırıldığı sektörlerin başında geliyor. Yevmiye usulü ve çoğunlukla sigortasız çalıştırılan işçiler taşeron firmaların...
  • ABD’de siyah bir emekçinin polis tarafından sokak ortasında vahşice katledilmesinin ardından başlayan protesto gösterileri dünyanın çeşitli ülkelerine de yayıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı dillerde, siyah beyaz, kadın erkek, genç yaşlı yüz...
  • AKP iktidara geldiği günden beri işçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp etmeye yönelik her girişimi “müjde” diye sundu. Kıdem tazminatını yok etme planını bu kez Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında gündeme getirmiş bulunuyor. Sendikalar,...
  • Koronavirüs vesilesiyle kaldırılan toz bulutunu fırsat bilen AKP hükümeti, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatını kurulacak bir fon yoluyla yok etmeye çalışıyor. Sermaye sahipleriyle kol kola giren siyasi iktidarın bu planına...

UİD-DER Aylık Bülteni