Navigation

Buradasınız

Elbet Yeni Fırtınalar Gelecek!

Ben metal işkolunda çalışan bir işçiyim. Metal işçilerinin 2017-2019 MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi başladı. Bizim işyerinde de toplu sözleşme gündem konusu ve herkes merakla olacakları bekliyor. Arkadaşlarım her gördükleri yerde, temsilci arkadaşlarımıza sözleşmenin nasıl gittiğini soruyor.

Geçmişte de nice grevler ve direnişler yasaklanmıştı ama örgütlü olan işçiler asla taviz vermedi ve haklarını söke söke aldılar. 1980 darbesinden önce kazanılan ve bir kısmını hâlâ kullanmakta olduğumuz sosyal, sendikal haklar geçmiş işçi kuşaklarımızdan biz şimdiki işçilere miras kalmıştır.

Geçmiş sözleşmelerde yaşanan kayıpların telafi edilmesini istiyoruz. Ücret farklarının enflasyon oranlarına göre dengelenmesini istiyoruz. Sosyal izin ve diğer hakların korunmasını istiyoruz. Kimimiz taslağa sadık kalınmasını talep ediyor, kimimiz ise bu tartışmaların içinde toplu iş sözleşmesinin ne olduğunu öğreniyoruz. Aramızda genç işçi kardeşlerimiz de var. Onlar deneyimsiz oldukları için  “toplu sözleşme ne demek, grev ne demek, sendika ne demek?” şeklinde sorular soruyorlar. Aslında liseyi yeni bitirmiş genç işçi kardeşlerimizin, yeni iş hayatıyla tanıştıkları için bu soruları sorması gayet normal. Çünkü henüz bir tecrübeleri yok ve biz abilerinden, ablalarından duymak ve öğrenmek istiyorlar. Derken sözleşmeye yönelik sorular devam ediyor: “OHAL var, greve gider miyiz? Greve gidersek ve hükümet yasaklarsa grevimizi yine de yapar mıyız?”

MESS Grup Toplu İş Sözleşmesine dâhil olan bütün işyerlerinde işçi arkadaşlarımızın sözleşme üzerine konuşmalar yaptıklarını duyuyoruz; işyerinde, sokakta, komşuda ve her alanda. Peki, sadece olacakları konuşmak yeterli mi? Kafamızı sadece soru işaretleriyle doldurmak yetmez. Bunun bir de çözümü olmalı. Gerçek şu ki OHAL gerekçesiyle grevlerin yasaklanması birçok işçinin canını sıkıyor. Bu zor ve sancılı dönemde grev kararı çıkarsa, bunu uygulayacak bir irade oluşturmamız lazım… Ancak bu da biz işçilerin örgütlü gücüne ve ne kadar bilinçli olduğumuza bağlıdır.

Geçmişte de nice grevler ve direnişler yasaklanmıştı ama örgütlü olan işçiler asla taviz vermedi ve haklarını söke söke aldılar. 1980 darbesinden önce kazanılan ve bir kısmını hâlâ kullanmakta olduğumuz sosyal, sendikal haklar geçmiş işçi kuşaklarımızdan biz şimdiki işçilere miras kalmıştır. Sanılmasın ki öyle patronlar bize bu hakları bahşettiler. Asla ve hiçbir zaman patronlar sınıfından işçi sınıfına lütfedilmiş bir hak söz konusu değildir. Peki, gelecek işçi kuşakları bizden nasıl bahsedecekler?

Bizden önceki işçi kuşaklarının bize bıraktığı geleneği yarına taşımalıyız. Unutmayalım tüm baskı ve yasaklar biz yan yana gelmeyelim diyedir. Birlik olursak eğer, hiçbir engel önümüzde uzun süre duramaz. Yeter ki bunun farkına varalım. Bugün yaşananlar fırtına öncesi sessizlik gibidir. Dinmiş bir fırtınanın yeniden kabarması muhtemeldir. Bu fırtınanın bizi yeniden tutacağı günlere hazırlıklı olalım.

31 Ekim 2017

Son Eklenenler

  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...
  • Merhaba arkadaşlar. 22 Temmuz günü mücadeleci sınıf sendikacılığının sembol ismi Kemal Türkler’i anmak için UİD-DER’li işçi kardeşlerimle birlikte anmaya katıldım. Mezarlığa gittiğimizde arkadaşlarımın her birinin yüzünde işçi sınıfının...

UİD-DER Aylık Bülteni