Navigation

Buradasınız

Haksız Savaşın İşçileri Bölmesine Geçit Vermeyelim!

Eylül 2015, No:90
AKP’nin “çözüm süreci”ni rafa kaldırması ve haksız savaşı tırmandırmasıyla, Türk ve Kürt gençlerin tekrardan cenazeleri gelmeye başladı. Bizzat hükümet eliyle gerçekleştirilen milliyetçi kışkırtmalardan dolayı, ülke genelinde Kürt halkına karşı saldırılar arttı.

AKP’nin “çözüm süreci”ni rafa kaldırması ve haksız savaşı tırmandırmasıyla, Türk ve Kürt gençlerin tekrardan cenazeleri gelmeye başladı. Bizzat hükümet eliyle gerçekleştirilen milliyetçi kışkırtmalardan dolayı, ülke genelinde Kürt halkına karşı saldırılar arttı. Kimi zaman sadece esmer olduğu için Kürt olmayanlar bile linç girişimlerine hedef oldular. Ankara Beypazarı’nda ve Karadeniz kentlerinde mevsimlik tarım işçileri sadece Kürt oldukları için linç edilmek istendiler. Bu provokasyonların tamamı, yalanlarla galeyana getirilen kalabalıklar tarafından gerçekleştirildi.

Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı Taşkesti beldesinde Kürt inşaat işçileri 13 Eylülde linç edilmek istendi. Türk bayraklı araçlarıyla dolaşan bir grup, bir okulun inşaatında çalışan Kürt işçilere laf attı ve tartışma meydana geldi. Türk bayraklı grup, Kürt işçilerin bayrak yaktıkları yalanıyla ortalığı karıştırmaya başladı. Kısa sürede inşaatın etrafında toplanan ve tüm çıkışları kapatan yüzlerce kişi, inşaatı işçilerle birlikte yakmak istedi. Olay yerine gelen Vali ve jandarma ekipleri “gerekeni biz yaparız” diyerek grubu sakinleştirmeye çalıştılar. Ancak güruh ısrarla işçilerin kendilerine verilmesini istedi. Amaçları Kürt işçileri katletmekti. Çatıya saklanan işçilerin eşyaları, binaya giren bir grup tarafından dışarı atıldı. Jandarma tarafından dışarı çıkarılan Kürt işçiler, zırhlı araçla bölgeden uzaklaştırıldılar. Fakat, ırkçı saldırgan grubu dağıtmak için ne gaz atıldı, ne su sıkıldı. İnşaata girip Kürt işçileri öldürmek isteyen gruptan kimse gözaltına alınmadı.

İnşaatla birlikte işçileri yakmaya kalkmak, tam bir gözüdönmüşlüktür. Bir yandan kardeşlikten bahseden hükümet, öte taraftan Kürt halkına karşı yapılan saldırılara göz yumarak bu saldırıları desteklediğini ortaya koymaktadır. Bu tür saldırılar Türk ve Kürt halkı arasındaki ilişkiye zarar vermektedir. Daha da önemlisi, bu tür saldırılar ile Türk ve Kürt işçilerin arasındaki bağlar kopartılmak isteniyor. Unutmayalım; düşmanlaştırılan işçilerin bir araya gelmemesi yalnızca patronlara hizmet eder. Oysa Türk Kürt demeden işçiler bir sınıftır ve onların karşısında patronlar vardır; hükümetler ise patronlara hizmet etmektedir. Meselâ 6-7 Eylül tarihlerinde Ankara’da hakları için mücadele eden ORS işçilerine, ailelerine ve çocuklarına jandarmanın saldrması, gazla, copla dağıtması bu gerçeğin ifadesidir. Jandarma hükümetin emrindedir, hükümet ise patronların!

Milliyetçi kışkırtmaların işçileri bölmesine ve haksız savaşın işçilerin sorunlarının üzerini örtmesine izin vermeyelim. Türk ve Kürt işçileri olarak dayanışmayı ve kardeşliği büyütelim!

26 Eylül 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kardeşler, bizler çeşitli sekterlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...