Navigation

Buradasınız

Hastane Patronlarından Ücretsiz İzin Fırsatçılığı!

Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü işçinin sırtına atma derdindeler. İkiyüzlülüklerini bu süreçte de gösterdiler yani. “Ya izne çıkarsın ya da istifanı verirsin” diyerek izne çıkmak istemeyenlerin önüne istifa dilekçesini koydular.

Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü işçinin sırtına atma derdindeler. İkiyüzlülüklerini bu süreçte de gösterdiler yani. “Ya izne çıkarsın ya da istifanı verirsin” diyerek izne çıkmak istemeyenlerin önüne istifa dilekçesini koydular. Diğer özel hastanelerde çalışan arkadaşlarımızla da konuştuk, bu durumun sadece bizim hastanemizde olmadığını öğrendik. Birçok özel hastanede, hasta olmadığı gerekçesiyle işçiler ücretsiz izinlere gönderiliyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sahibi olduğu Medipol Hastanesi de buna dâhil!

Ekranlarda sağlıkçılara teşekkür edenler, gerçekte hiçbir işçinin emeğinin karşılığını vermiyor. Yıllardır bizim sırtımızdan semirdikçe semirdiler, şimdi kriz var işler eskisi gibi değil, başladılar tantanaya!  Virüs meselesini hikâyeleştirip abartarak, daha da büyüterek krizi emekçinin sırtından aşma derdine düştüler. Şu ikiyüzlülüğe bakın; koronavirüs salgını dolayısıyla tüm özel hastanelere hastayı tedavi etme zorunluluğu getirdiler. Bir taraftan da sağlık personeline ihtiyaç olduğunu söylüyorlar, fakat kendi hastanelerindeki sağlıkçıları ücretsiz izne göndermekten geri durmuyorlar. Bu işte bir çelişki yok mu sizce de? Salgın bahane; bir taraftan işçileri ücretsiz izne göndererek kriz sürecinde “fazla yüklerden” kurtuluyorlar, diğer taraftan sağlık çalışanlarının iş yükünü arttırıyorlar ve devlet bütçesinden banka hesaplarına akacak bol sıfırları gözlüyorlar. Bu çelişkiye sakin bir kafayla bakarsak, asıl amaç krizin emekçilere fatura edilmesini meşrulaştırmak değil mi sizce de?

Salgınların nedeni kapitalizmdir, hastalıkların bu kadar can almasının nedeni bu kâr düzenidir. Ama bilelim ki koronavirüs bilinçli olarak abartılmış durumda ve biz emekçiler bu tuzağa düşmemeliyiz. Haklarımızı gasp etmek, işten atılmamıza meşruluk sağlamak için oynanan bu oyuna kanmamalıyız. Ortak sorunlarımız için birleşmeli, mücadelemizi güçlendirmeliyiz.

6 Nisan 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...
  • Dünyanın çeşitli coğrafyalarında bugün farklı diller konuşuluyor fakat insanlık, ağızdan dökülen sözcükler dışında iletişim kurmanın sayısız yolunu icat etti tarih boyunca. Jestler, figürler, simgeler, semboller… İçlerinde biri var ki arkasında...
  • Kıssalar, anlatmak isteyip de anlatamadıklarımızı özlü biçimde anlatır. Dilimize söz, duygularımıza tercüman olan, hikâye ve masal tadında dinleyende de anlatanda da güzel hisler bırakan bu kıssalardan kendimize hisseler çıkarırız. Az sonra...
  • Makine gürültüsü, iş stresi, fazla mesai bile bugün siyasi iktidarın yarattığı koronavirüsle mücadele önlemlerinden daha çok zarar vermiyor bünyemize. Ekonominin krize girmesi ve acı faturanın bize yıkılması, pek çok insanda gelecek kaygısına sebep...
  • Sağlık Bakanının Türkiye’de de koronavirüs salgınının varlığını ilan etmesi ve bunun tüm medyada hızlı bir şekilde yayılmasıyla beraber, herkesin evinde olduğu gibi bizim evi de korku ve panik sardı. Başta babam olmak üzere, hepimizde ciddi bir...
  • Sen evdeyken ücretsiz izinler yasal hale geldi. Sen evdeyken yılık izinlere patronlar el koydu. Sen evdeyken kısa çalışma adı altında patronların yükü azaldı. Sen evdeyken elektrik, su, doğalgaz, internet, yemek, yol parasını işçi kendi...
  • Selam olsun işçi sınıfının tarihine şanlı destanlar yazan işçi kardeşlerimize! Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan kadın işçileriz. 1 Mayıs’ta meydanları kapatanlara inat UİD-DER bizleri çatısı altında topladı. Bazı anlar gelir duygu ve...
  • Dünya işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı geride bıraktık. Egemenlerin korona virüs bahanesiyle yasaklarına ve baskılarına rağmen işçi sınıfı 1 Mayıs geleneğine sahip çıktı, alanlarda olmasa da bulunduğu her...
  • Bugün toz kondurmuyoruz keyfimize
    Bugün “Mayıs Bir”!
    Bir Mayıs’ta İstanbul
    Bizim olmuş gibidir!
  • Salgın bahanesiyle dünya genelinde milyonlarca işçi işsiz bırakılırken, sağlık çalışanlarınınsa iş yükü artıyor. Yetersiz ekipman, uzun nöbetler, sürekli tekrarlanan ve korku yaymak için kasıtlı olarak yapılan “tehlike” anonsları özellikle sağlık...