Navigation

Buradasınız

İşçi Önderi Kemal Türkler’i Unutmayacağız!

Temmuz 2013, No:64

DİSK’in kurucu önderi ve Maden-İş Sendikası’nın başkanı Kemal Türkler’in öldürülmesinin ardından 33 yıl geçti. İşçilerin sevdikleri, saydıkları, kendilerinden bildikleri dürüst bir işçi önderiydi Kemal Türkler.

1926’da doğan Kemal Türkler, 1947’de sendika üyesi olduğunda 21 yaşındaydı. Türkiye’de sendikaların resmi olarak kuruluşu da aynı yıl gerçekleşti. Fakat o yıllarda sendikalar grev hakkından yoksundu. Grev hakkı 1963 yılında patlak veren Kavel Direnişiyle kazanıldı. Kemal Türkler’in başkanı olduğu Türkiye Maden-İş tarafından örgütlenen direniş sayesinde grev hakkı ilk kez yasalara girmiş oldu.

O dönemde hükümetin ve patronların desteği ile kurulmuş tek konfederasyon Türk-İş’ti. İşçi örgütlerinin patronlardan bağımsızlığını ve mücadeleci olması gerektiğini savunan Kemal Türkler ve arkadaşları, 1967’de DİSK’i kurdular. O zamanki DİSK, sınıf ve kitle sendikacılığının ilkelerine sahip çıkarak Türk-İş’in uzlaşmacı çizgisine büyük darbe indirdi. Örgütlediği onlarca fabrikada, sendikaların işçilerin mücadele örgütleri olduğunu ve mücadele edilerek hakların kazanılacağını gösterdi.

Kemal Türkler önderliğindeki Maden-İş, gerçek anlamda işçilerin sendikasıydı, adeta işçilerin evi gibiydi. İşçiler sendikalarında tartışıyor, taleplerini belirliyor, hazırlık yapıyor ve patronlara karşı hep birlikte kararlıca eylemlere çıkıyorlardı.

Kemal Türkler önderliğindeki Maden-İş, gerçek anlamda işçilerin sendikasıydı, adeta işçilerin evi gibiydi. İşçiler sendikalarında tartışıyor, taleplerini belirliyor, hazırlık yapıyor ve patronlara karşı hep birlikte kararlıca eylemlere çıkıyorlardı.“Tabanın söz ve karar sahibi olması” ilkesinden hareket eden Maden-İş üyesi binlerce işçi, kendi fabrikalarında her düzeyde örgütlenmeye girişmişlerdi. Sendika temsilciliğinin yanı sıra, işyerlerinde her bölümü örgütlü gücün bir parçası yapmak için “ünite temsilcilikleri” örgütlediler. Maden-İş’e hâkim olan mücadeleci sendikacılık anlayışından hareketle, toplu sözleşme teklifinin hazırlanmasından sözleşmenin bağıtlanmasına kadar geçen tüm aşamalarda işçilerin aktif katılımını sağlamak üzere Toplu Sözleşme Komiteleri kuruldu. Metal patronlarının örgütü MESS’e sunulan toplu sözleşme önerileri bu komitelerle birlikte hazırlamış ve greve çıkma kararı birlikte alınmıştı. MESS’e karşı yürütülen mücadelede işçiler sürecin aktif bir parçası haline gelmiş ve böylece aylarca süren grevler örgütlenebilmiş ve patronların dayatmalarına boyun eğilmemişti.

Patronlar sınıfı onun varlığından, mücadelesinden, gözüpekliğinden hep korkmuştu. Kemal Türkler bu nedenle, devlet destekli faşistler tarafından 22 Temmuz 1980’de katledildi. Amaç, yükselen işçi sınıfı hareketini ezmek ve 80 darbesine zemin hazırlamaktı. Kemal Türkler’in cenazesine bir milyondan fazla işçi iş durdurarak sahip çıktı. Kemal Türkler’e kurşun sıktıran güçler, gerçekte işçi sınıfının birliğine ve mücadeleci sendikal örgütlenmeye kurşun sıktırmışlardı. Aradan 33 yıl geçmesine rağmen katillerden hesap sorulabilmiş değil, AKP hükümeti çıkardığı bir yasayla katilleri akladı.

Kemal Türkler’in ömrü mücadele içinde geçti. Kemal Türkler, günümüz sendikacılarından farklı olarak alınterini işçilerle birlikte mücadele içine akıttığı için Kemal Türkler oldu. Bugün her şeye rağmen Kemal Türkler’i unutmayanlar da var sınıf mücadelesi içinde. UİD-DER’li işçiler, sendikaları mücadeleci birer işçi örgütü haline getirmek, Maden-İş’in mücadeleci sendikacılık geleneğini yaşatmak için de çalışıyorlar. Kemal Türkler’i unutmayacağız ve unutturmayacağız!

16 Temmuz 2013

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 işçinin hayatını kaybettiği, 118 işçinin ise yaralandığı patlama sonrası patron örgütü MÜSİAD, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’a kol kanat germekte gecikmedi. MÜSİAD Genel...
  • Bir tüccar tüm eşyalarını eşeğinin sırtına yüklemiş atının sırtına binmiş ve yeni pazarlar bulmak için şehre doğru yola koyulmuş. Ne at ne de eşek bir ay sürecek zorlu bir yolculuğa çıktıklarının farkındaymış. Başlangıçta bir zorluk görünmüyor, yol...
  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...

UİD-DER Aylık Bülteni