Navigation

Buradasınız

İşçiler Az Çalıştıkları İçin mi Yoksullar?

Eylül 2010, No: 30

Ülkeleri, kıtaları ve kentleri birbirine bağlayan yollar, otomobiller, gemiler, uçaklar, gökdelenler, uydular, fabrikalar, giyim ve gıda ürünleri… Kısacası çevremizde gördüğümüz her şeyi işçiler üretiyor. Hayat biz işçi sınıfının sayesinde akıyor. Yeryüzündeki her şeyi işçiler üretiyor, tüm zenginliği işçiler yaratıyor. Ama onca emeğin ve üretmenin karşılığında ortaya çıkan zenginlikten işçilerin payına yoksulluk düşüyor.

Patronlar sınıfı zenginlik ve sefahat içinde yaşarken, biz işçiler yoksulluk içinde, açlık içinde yaşamaya mahkûm ediliyoruz. Nasıl mı? İşte rakamlar her şeyi ortaya koyuyor:

  • Uluslararası Çalışma Örgütünün raporuna göre dünyada yaşayan 6 milyar insanın 2 milyarı günde 2 dolarla, 1 milyarıysa günde 1 dolarla geçiniyor.
  • 1 milyar insan her gün aç. 3 milyar insan yeterli beslenemiyor. Ve daha da acı olanı her gün 24 bin kişi açlıktan ölüyor. Tedavisi mümkün hastalıklardan ölen insanların sayısı da bir hayli yüksek…
  • Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da, Amerika’da yoksulluğa itilenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
  • Türkiye’de de yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı resmi rakamlara göre yüzde 17’ye ulaşmış durumda. Yani yaklaşık 15 milyon kişi.

Patronlar sınıfı bolluk içinde yaşarken biz yoksulluk içinde yaşıyoruz. Yoksulluğun sorumlusu biz miyiz? Tembel olduğumuz için mi yoksuluz, az çalıştığımız için mi? Yoksa kafamız mı çalışmıyor bizim? Bunların hiçbiri doğru değil. Bunca zenginliği üreten işçi sınıfının tembel olduğunu söylemek için insanın aklından zoru olması gerek. Yoksulluğumuzun sebebi patronlar sınıfı ve onların sömürü düzenidir.

Bugün dünyada yoksulluğun kökünü kazımak mümkün, ama milyonlarca insan yoksulluk içinde yaşam kavgası veriyor. İstendiği takdirde mevcut üretim olanaklarıyla, değil 6 milyar 11 milyar insanın karnı doyurulabilir ve ihtiyacı karşılanabilir. Fakat patronların düzeninde üretim belli bir plana, toplumun ihtiyaçlarına göre yapılmaz. Toplumun herhangi bir ürüne ihtiyacı olması önemli değildir patronlar için. Onlar için önemli olan üretimin kârlı olup olmadığıdır. Patronların esas amacı kâr için üretim yapmaktır. Yani, yoksulluğu ortadan kaldıracak olanaklar var.  Ancak üretim araçlarının mülkiyeti patronların elindedir ve bu nedenle kapitalizm altında yoksulluğun ortadan kalkması mümkün değildir.

Bugün üretim araçları daha da gelişmiştir. Her geçen gün makineler gelişiyor ve yetkinleşiyor. Daha fazla ürün üretilmesinin, dolayısıyla da insanların aç ve yoksul kalmasının önüne geçecek bir üretim sisteminin koşulları hazırdır. Fakat buna izin vermeyen kapitalizmdir. Kapitalizmin ortadan kaldırılması üretici güçleri çok daha hızlı bir şekilde geliştirecektir. Üretim araçlarının mülkiyetinin patronlara değil tüm topluma ait olduğu, insanın insanı sömürmediği, işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun ortadan kalktığı bir toplum kurmak hayal değildir. Böyle bir toplum için mücadele verecek olan haliyle patronlar değil, işçilerdir. İşçiler az çalıştıkları için değil, ama tam tersine, çok çalıştıkları için yoksullar. İşsizliğe, açlık ve yoksulluğa mahkûm edilen işçi sınıfı ancak kapitalizm belasını ortadan kaldırarak bolluğa ve özgürlüğe kavuşabilir. Ama açlığa ve yoksulluğa itilen işçi sınıfı birleşip sömürüye karşı mücadele vermeden de ne işsizlik, ne açlık, ne de yoksulluk ortadan kalkacaktır!

15 Eylül 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...
  • Daha doğar doğmaz salgın hastalıklara karşı aşılanırız. Verem, çocuk felci, boğmaca, kızamık, tetanos gibi olası hastalıklar karşısında önleyici sağlık hizmeti almış oluruz. Böylelikle daha baştan mikroplara ve virüslere karşı direnç geliştiren...
  • EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği taleplerini haykırmak için 8 Eylülde Tandoğan Meydanında toplandı. Çeşitli illerden binlerce işçi ve emekçi bir araya gelerek emeklilik hakları için mücadelede kararlı olduklarını bir kez daha gösterdiler...
  • Günden güne kadına yönelik şiddet artıyor. Her gün birkaç kadının kocası tarafından silahla vurulduğu, bıçaklandığı haberlerini okuyoruz. Okunan haberlerdeki vahşet önce insanları üzüyor sonra öfkesini artırıyor. İnsanlar, sosyal medyada birkaç şey...
  • Enflasyon gibi işsizlik oranları da kasıtlı olarak düşük gösteriliyor. Aslında ekonomik alandaki tüm veriler, toplumun gözünden saklanıyor. Çünkü gerçeğin tam olarak görülmesi istenmiyor. Siyasi iktidar, verilerle oynayarak ve medyayı kullanarak...